Daha önce başlamış olmalı... evde... ve ben hiçbir şey anlamadım, hiçbir şey sezmedim, ah ben budala, ah ben kadersiz budala... Ama zaten benimkiler hakkında ne biliyorum ki? Onlar için sabahtan akşama eşek gibi çalışıyorum, her gün on dört saat bürodayım, tıpkı eskiden elimde numune çantasıyla demiryollarını aşındırdığım gibi... Sırf onlar için para kazanayım diye, para, para, sırf güzel elbiseler aldınlar, zengin olsunlar diye... Akşam yorgun argın, pestilim çıkmış vaziyette eve geldiğimde çoktan gitmiş oluyorlar; yok tiyatro, yok bale, yok davet... Onlardan, onların bütün gün ne yaptıklarından haberim mi var? Şimdi de tek bildiğim, çocuğumun gece vakti genç ve temiz bedeniyle birtakım adamların yanına gittiği; tıpkı bir sokak kadını gibi...Ah, ne rezillik!