Burcu

Burcu
okuduklarımı unutmamak için burdayım, kısaca kendime notlar
8 Kasım
39 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı

Burcu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·76 syf.·
2023 5. kitabı
Ferit Edgü
8.3/10 · 996 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
X kromozomunun susturulmasının ne gibi bir amacı olabilir? Dişilerde iki tane X kromozomu olduğundan, genlerin dozunun dengelenmesi için bir X kromozomu susturulur. Bu rastgele susturuluşun önemli bir biyolojik sonucu vardır: dişi bedeni iki tür hücreden oluşan bir mozaiktir. Bazı hücrelerde x’lerden biri, öbür hücrelerde x'lerden diğeri susturulmuştur. X’ten birinin rastgele susturulması, genelde görünür bir etken neden olmaz. Fakat iki x’ten biri (örneğin babadan gelen X) görünür bir özellik üreten bir gen varyantı taşıyorsa işler değişir. O durumda bir hücre o varyantı dışa vururken, komşu hücrelerde öyle bir işlev bulunmayabilir. Ve böylece mozaik benzeri bir etki oluşur. Örneğin kedilerde kürk rengini belirleyen genlerden biri, X kromozomu üzerindedir. İlk kromozomunun rastgele susturulması, iki farklı renk pigmenti üreten iki farklı tip hücrenin varlığına sebep olur. Bir hücre belli bir renk pigmenti üretirken, komşu hücre farklı bir renk pigmenti üretir. Dişi alaca kedilerin kürkünün neden böyle karışık ve iç içe geçmiş renkleri olduğuna da genetik değil, epigenetik cevaplar. (insanlarda da ten rengini belirleyen gen X kromozomunda olsaydı, örneğin açık tenli bir anne ile koyu tenli bir babanın kızlarının teni açık ve koyu tenli yamalardan oluşurdu.)
Bilim
Şunu itiraf etmeliyiz ki, naif bir bakış açısıyla ve bilim aşkına insanı anlamaya çalışıyor gibi görünüyoruz ama aslında tüketiciyi araştırıyoruz.
Bilim
En büyük ilgiyi genler çekiyordu. Neden yapılmışlardı? Nasıl çalışıyorlardı? Morgan'ın çalışmaları kromozom üzerindeki yerlerini belirlemişti; bir teldeki boncuklar gibi diziliydiler. Griffith ve Muller'in deneyleri madde olduklarını ortaya çıkarmıştı; organizmalar arası geçiş yapabiliyor ve x ışınları ile değiştirilebiliyorlardı. Biyologlar tamamen varsayıma dayalı bir gen molekülü tanımlamaktan sakınmıştı. Oysa fizikçiler bilmedikleri tuhaf ve riskli bir alana babalarının evi gibi girmeye alışıktı. Kuantum kuramcısı Erwn Schrödinger, 1943'te Dublin'de yaptığı bir konuşmada, genin moleküler doğasını tamamen teorik ilkelere dayanarak açıklamaya çalıştı. (bu ders daha sonra Yaşam Nedir? Adıyla kitaplaştırıldı.) Schrödinger’in iddiasına göre gen, kendine özgü bir kimyasaldan yapılmış olmalıydı. Çelişkiler içeren bir molekül olmalıydı bu. Kimyasal düzene sahip olmalıydı -yoksa kopyalama ve aktarılma gibi rutin süreçler işleyemezdi- ama aynı zamanda sıra dışı bir düzensizliğe sahip olmalıydı. Yoksa kalıtımı müthiş çeşitliliğine yol açan mutasyonlar açıklanamazdı. Molekül devasa miktarda bilgi taşımalı, aynı zamanda hücrenin içine girecek kadar tıkız olmalıydı. Schrödinger çok sayıda kimyasal bağı olan ve “kromozom ipliği” boyunca uzanan bir kimyasal hayal etti. Belki de bilgi bu bağ dizisine kodlanıyordu –“bir tür minyatür koda sıkıştırılmış çeşitli içerikler”. Belki yaşamın gizli kodunu taşıyan şey boncukları sırasıydı. Benzerlik ve farklılık. Düzen ve çeşitlilik. Mesaj ve madde. Schrödinger kalıtımın çelişkili niteliklerini kuşatan bir kimyasal hayal etmeye çalışıyordu. Aristoteles'i tatmin edecek bir molekül. Schrödinger zihninin içinde DNA’yı görmüş adeta.
Bilim
Embriyonun gelişimi ilk hücreden başlayarak gen regülasyonunu adım adım hayata geçirilişi olarak düşünülebilir. Aristoteles'in yıllar önce hayal ettiği “hareket” gerçekte işte buydu. Meşhur bir hikayeye göre orta çağda bir gök bilimciye, “Dünya nasıl yerinde duruyor?” Diye sormuşlar. “Altında kaplumbağa var,” demiş. “Peki kaplumbağanın altında ne var?” Diye sormuşlar. “Başka bir kaplumbağa var,” demiş. “Bu kaplumbağanın altında ne var?” Diye sormuşlar. “O da anlamıyorsunuz herhalde,” demiş ayağını yere vurarak. “Aşağı doğru hep kaplumbağa var.” Genetikçi için organizmanın gelişimi, genlerin sırayla tetiklenmesi (ve bastırılması) olarak açıklanabilir. Genler proteinleri belirler, proteinler genleri açıp kapar, açıp kapanan genler proteinleri belirler, o proteinler genleri açıp kapar… ta ilk embriyo hücresine kadar. Aşağı doğru hep gen var.
Bilim