Boşuna değildi hiçbir şey… 🌼 Türk yazarları okumanın sevdiğim bir yanı da o kadar bilindik burukluklar, bilindik zorluklar ve bilindik geç kalınmışlıkları yansıtıyorlar ki istemsiz kitabı sahipleniyorum. Yaşamış olmanız gerekmiyor, zaten hayatlarımızın bir köşesinde ya şahit olduğumuz ya da farketmeden yaşadığımız deneyimler. Kitabı okurken Türkan’ın buruk bir şekilde sevilmeyi hissetmeden geçen yıllarına ayrı, Orhan’ın yaşanamamış hayallerine ayrı, Ulaş’ın olmayanı zorlayan sonuçsuz çabasına ayrı üzüldüm. Çok tanıdıktı hepsi. Ama sonlara doğru umudu o kadar güzek işlemiş ki yazar, yeniden bebek olup yeniden bebek adımlarıyla keşfetmek gibi hayatı… Buruk bir gülümseme eşliğinde umut dolu yepyeni hayallerin olduğunu hissettiren naif bir kitap okumanızı öneririm. 🙃 #kitap #kitapönerisi #çiçeklenmeler #book #keşfet Çiçeklenmeler
28 Haziran..
Sekiz yıl önce kaybettiğim kardeşim.. ben seni kaybettikten sonra bazı şeyleri tamamen bıraktım, ben artık bir şeyleri dört gözle beklemiyorum çünkü beklemenin bir anlamı kalmadı sen gelmeyeceksin. Senin yokluğun benim bütün duygularımı değiştirdi ben artık eskisi gibi hissedemiyorum. Hayat orada devam ediyordur muhakkak, ben hep Haziran ayında kaldım senden sonra. Seni bedenen uğurlamış olsam da, kalben huzurundan gidemiyorum. Benden sana ne kaldı bilemem belki unuttun beni, şunu bil ki ben senden kalanlarla idare ediyorum. Mecbur olduğum bu hayatı senin bıraktıklarınla tamamlamaya çalışıyorum. Mutlaka bir kavuşma olacaktır bizim için, öldüğümde karşımda seni görmek tek isteğim. Bana bir kere daha abi demen için nelerimi vermezdim. Hiçbir beklentim yok artık, gelmeyeceğini kabul edince, dünya düştü gözümden. Elim bağrımda öylece kaldım. Senin de alacağın olsun, çocuk gibi ağlatıyorsun beni her gün. Bazen öyle ağlıyorum ki, okuduğum dualar bile yarım kalıyor. Mezarının başında bir Fatihayı tamamlayamıyorum bazen. Sen çok büyük bir kayıpsın, çok büyük bir acısın. İnsan özlemin de bir ağırlığı olduğunu öğreniyormuş. Ben öğrendim. Sekiz yıldır taşıyorum. Bir gün olsun yere bırakamadım. Bir gün olsun hafiflemedi. Ben seninle birlikte kendimin en güzel taraflarını da kaybettim. Bu dünyada senden daha değerli hiçbir şeyim olmadı. Ve sen gittikten sonra hiçbir şey senin yerini dolduramadı. Bir gün benim de yolum bittiğinde, bu dünyadan ayrılırken yanımda götüreceğim son şey seni özlemek olacak.. Ve o gün geldiğinde, yıllardır içimde taşıdığım özlemle sana yeniden sesleneceğim. Ben geldim kardeşim seni hiç unutmadım, bir gün bile unutmadım. Fakat bugün seni, 8. Kez buruk bir hüzünle yeniden cennete uğurluyorum. Huzur içinde uyu, Canım Kardeşim.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Say ki sömürge çocuğuyum Büyük bir bozkır içinde Çıplak ayaklı ben Biraz buruk, biraz küskün Asi biraz ve yine bir boşluk kalbimde.
Alıntı
Geçmiş... 6 harf, 2 hece. Milyonlarca tebessümün alıntısı, bazense sınavlar silsilesi. Her gecenin bir gündüzü, kaçırılan yılların yutkunma sebebi. Vardır herkesin, kendinden bile kaçtığı bir an. Hem tebessümü hem hüznü; asıl kaçışın başkalarıyla değil de kendinle olduğunda anlıyorsun büyüdüğünü. Geçmişte yaşadığın acılar bile, aile kökenlerinin bastırdığı duyguların sende dışavurumuymuş. Ne kadar acı, değil mi? Önce başkalarının bedelini ödediğini düşünüyorsun. Sonrasında ise her acının hayatına kattığını, seni sen yaptığını fark ediyorsun. O an yine yutkunuyorsun. Kaçıyoruz işte; kendimizden, geçmişten... Ama hayat durmuyor. En çok da kaçtıklarımızla sınıyor bizi. Bazen bir cümle, bazen bir dizi, bazense bir şiirin dizesi... Yutkunuyorsun ve geriye buruk bir tebessüm kalıyor.
Edebiyat
Sıcak bir kara sevda Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu; Acımsı, buruk. Yavuz Bülent Bâkiler
Şiir
Yalnız hatıralar kaldı…
“Yalnız hatıralar kaldı" demek, aslında "Ben yaşadım, sevdim, hissettim ve o günlerden bugüne taşınan bir ruh taşıyorum" demektir. Maddenin bittiği yerde mananın başlaması gibi; eşyalar eskiyip insanlar gittiğinde, hatıralar ruhun en kuytu köşesinde parıldayan sönmez birer yıldıza dönüşür. Avuçlarımızda kalan o ince sızı da, yüzümüzde beliren o buruk tebessüm de geçmişin bugüne bıraktığı en zarif mirastır…