Kitap özeti : Adem güneş, 4 yaş sonrası çocuğun her istediğinin yapılmasının irade zayıflığına neden olduğunu söylüyor. Cimri ailelerin çocuklarının aidiyet hissinin zayıf olmasına ve kendini değersiz hissetmesine değinilmiş. Bağımlılık arttıkça irade zayıflar demiş. Bir şeyi yapmama sebebi aslında keyif aldığı bir şeyden vazgeçememesiymiş. O daha küçük diyerek çocuklar arasında ayrım yapılmamalı diyor Adem Güneş. Hatta çocuklar kendisi gibi değil kendisinden beklendiği gibi davranması istendiğinde aslında ikiyüzlülük öğretiliyor. Çocuklarıyla övünen bir ebeveyn olduğunda çocukta tekrar başarılı olamama korkusu başlarmış. Engellenen çocuk agresifleşir demiş. Merakı engellenmemeli ve belli yaşa kadar serbest bırakmalı ve merakı konusunda güvenli sınırlarla desteklenmeliymiş. Taşkın çocuklar anne-babaya duyarsızlaşmışsa büyük ihtimal baskı ve engelleme altındadır. Siz sohbetle çay koyarken çocuğa hadi yatağa denmez demiş. Duyarsız çocuk hızlanır ve kendini oyalayacak şeyler bulur, yetişkine kendini sevdirmeyi başaramazsa sevgiye ihtiyac duymaz hale gelir, agresifleşir söz dinlemez ve simasında mutsuzluk hali olur, aileyle birlikteyken mutlu olmaz odasına cekilir arkadaslariyla daha mutludur, bahane ve yalan soylerler, kavgaci, kararlidirlar, guclu kendi islerini hallediyor görünürler, mahcubiyet ve utanma duygusu kaybolur, şiddeti çözüm görür, aşırı internet, tv kullanir. Duyarsizlastikca sertlesip, katilasir. Duyarsizlikla baskalarina zarar verebilir ancak kendisi zarar görürse çıldırıp kafasını duvarlara vuracak derecede kendine de zarar verebilir. Bunun sebebi çaresizliktir ve zavallı durumuna düşer. Oyunda yenilse kabullenmez. İkinci adam olmayı kabul etmez. Duyarsızlığın ilacı yavaşlamaktır. Bu çocukta olmayan şey özgüven değil iradedir. İradesi daha o küçükken
Kitabın özeti: Ebeveynin çocuğa, "ağlarken konuştuğunda dediğini anlamıyorum" cümlesini kurması doğru değilmiş. İhtiyaç, istek ve duygusunu yaşamasına müsaade edip beklemeliymişiz. Kendi ihtiyacımızla çocuğun ihtiyacını iyice birbirinden ayırmadan “bak böyle yaparsan ben çok üzülürüm...” dememeliymişiz. Önceliğimiz onun duygusunu anlamak neden bu davranışı yaptığını algılamak olmalıymış. Bir şey isterken bu bizim endişemizi gidermek için olmamalı, çocuğun ihtiyacı olmalı, bizim değil diyor. “Bak seni çok seviyoruz, o yüzden bu böyle olmalı...” gibi ifadeler de “istediğimizi yapmazsan seni sevmeyiz...” anlamı taşırmış. Çocukla oyun oynarken öğrendiklerini sorgulayan sorular sormakla ebeveyn kaygıları yüzünden o an mutlu oyun aktivitesi ıskalanırmış. Ebeveynler duygularını bastırmadan ifade etmeyi, çocuğunun da olumsuz duygularını ifade ederek rahatlamalıymış. Çocuklara ev ve evde yaşananlarla ilgili geribildirim verilmeliymiş. Yaşadıkları evde ne olup bittiği konusunda kendilerine uygun bilgi sahibi olmalılarmış. Çocuğa sürekli aynı şeyi söyleyip enerji tüketmeyin diyor. Bir süre sonra duyarsızlaşır ve duymaz. Mesela çoraplarını giy demek yerine yerler çıplak ayakla gezmek için çok soğuk bu çoraplardan birini seç bakalım diyerek daha az enerji harcarsınız demiş. Zamanında bu problemleri baskıyla çözersek ergenlikte ciddi patlamaları olan çocuklarımız olabilirmiş ve ergenlik geçtiğinde okuldan mezun olmuş olacaklar ve vakit çok geç olacak diyor. Korkutmak doğru bir şey değil ama bir anda “bak polis amcalar gelir bize kızar şimdi...” dememizin sebebini de bilinçaltı kayıtlar olduğunu söylemiş. Tehdit, rüşved, ödül, ceza, bağırmak yok. Bir sorun çıkınca çocuğa küsmek yok. Ebeveyn çok sinirliyse çocuğa yalnız kalmak istediğini veya kitap okuyacağını söyleyebilir diyor.
Yazar anne babalardan kalan ebeveynlik kayıdı kaseti biz kontrolü kaybettiğimiz anda çalmaya başlar diyor. Çocuğa sizi uyarması için bir söz öğretin diyor. Mesela çocuk üzüldüğünde size "lütfen bana sevdiğin biri gibi davran", "sözlerin beni incitiyor" diyebilir. Bu durumda başa sar, tamir et ve yeniden bağlantı kurun diyor. Yani beni uyardığın için teşekkür ederim birden gerildim, seni incitmek istemedim bu sözleri hak etmiyorsun, aslında demek istediğim yaptığın şeyden hoşlanmadım ama seni ne olursa olsun seviyorum deyin diyor. Şiddetsiz iletişim kurmak isterseniz; ..... görüyorum(görüyorsun), ...... hissediyorum(hissediyorsun), ....... ihtiyacım var(ihtiyacın var), ...... yapmak ister miydin (ister misin)? kalıplarını kullanmayı öneriyor. Kitapta çocuklara saygılı olunursa çocuklarda anne babasına saygılı olurlar diyor. Bir sonraki durumu önceden haber verin diyor. Mesela dişlerini fırçalayınca yatma zamanın geliyor gibi. Çocuğunuza model olmanın öneminden bahsedilmiş. İnsanların yanından hadi amcayı öp, dayına teşekkür et gibi şeyler söylemektense siz çocuğunuza örnek olarak teşekkür edin diyor. Çocuğunuz başkalarının yanında duygularını bastırır eve dönünce sizin yanınızda ağlayabilir bunun sebebi size güven duyduğu için o gün üzülüp bastırdığı duygularını atıyordur. Çocuğunuzla her şeyi birlikte yapmaya çalışın ve günde en az 10 dk her çocuğunuzla başbaşa vakit geçirin diyor. Çocuğa angarya gördüğünüz ve tek başına yapsın diye bıraktığınız işleri bile birlikte yapın, oyuna dönüştürün diyor. Çünkü yalnız yaptığı bir iş ona külfet gelecek. Yapma ve tamam mı? temalı cümleler kurmayın diyor. Yapma cümlesi çocuğa ne yapması gerektiğini anlatmaz diyor. Acil bir şey olduğunda Dur, Hayır diyebilirsiniz. Yapma temalı cümle kurduysanız ardınsan ne yapmasını istediğiniz