Büşra M.

Büşra M.
@busrakcby
Sözüm ki tek sana geçmez, celladımsın ey zaman!
Altı Harfli Bir Tatlı?
6/10
·248 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 00:31
Herkesin övgüyle bahsettiği bir roman olması ve Şermin Yaşar’ ın diğer kitaplarını severek okumuş olmamdan kaynaklı tercih ettiğim bir kitaptı. Yalnız çok övüldüğü için mi bilmem beklentimin epeyce altında kaldı. Basit ancak altı çizilesi yerleri olan, yer yer tatlı bir anlatımı var. Bir çırpıda okunabilecek kitaplardan biri. Bazı yerlerinde bireyin iç dünyasını başarılı bir biçimde yansıttığını duyguyu aktarabildiğini düşünüyorum. Özellikle son kısımda duygulandığımı söylemeliyim. Ancak buna rağmen anlatımı bana oldukça basit geldi. Önceki romanında karakterleri daha derinlikli ve çok katmanlı inceleyebildiğini düşünüyorum. Bu romanda ise karakterler sanki sürekli aynı duyguları ve düşünceleri tekrar ediyormuş hissi uyandırdı. Ana kahramanlardan biri olan Selime’nin yaşı ve hayata bakışı, belli bir okur kitlesi için anlamlı ve tanıdık olabilir fakat bu durum bende empati kurmayı zorlaştıran bir mesafe yarattı. Üzülmesi gereken anlarda bile başkalarının duygularına değil, kendi kırgınlığına, kendi yalnızlığına odaklanıyor Selime. Tek bir duyguda sıkışıp kalan Selime karakterine merhametten çok mesafe ile yaklaşmama sebep oldu bu benmerkezcilik. Ayrıca yine onun bazı davranışları ve düşünceleri bana abartılı geldi, bu da karakterin gerçekliğini bence zaman zaman zedeledi. Meltem’in yaşadıkları ise romanın genelinde daha geri plandayken sonunda ön plana geçmesi beni şaşırttı. Kitabın sonu ise merakla beklediğim kısımlara açıklık getirmedi. Duygusal bir etkisi olsa da, karakter derinliği açısından ve konu seçimi bakımından yazarın önceki eserlerinin gerisinde kaldığını düşünüyorum.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Reklam
2/10
·88 syf.··
2024 14. kitabı
Bir Türkçe öğretmeni olarak asla çocuklara okutulmamasını düşündüğüm bir kitap. Küçük Kara Balık’ tan yola çıkarak öğrencilerime hediye edebilirim diye almıştım ama iyi ki vermeden önce okumuşum. 6 yaşındaki bir çocuğa aşkını ilan eden bir çalışan ve onun kendine karşılık vermeyen bu kıza ders verme çabası anlatılıyor. Kitabın çoğunda evlilik konusu işleniyor. Değil küçük yaş grubuna büyüklere bile tavsiye edemem.
Sevgi MasalıSamed Behrengi · Can Çocuk Yayınları · 20233,020 okunma
Bırakıp gittiğimiz yer ile döndüğümüz yer hiçbir zaman aynı değildir.
8/10
·120 syf.··
2023 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 14:06
“Eskiden sokaklarda sigara izmaritleri, portakal kabukları, kağıt parçaları olurdu; bugünse insanlar var, yerlere serilmiş, kimin umrunda!”s.118 Eser, 2. Dünya Savaşı’nda cepheye gidip yıllar sonra oradan perişan bir halde dönen ve döndüğü zaman karşısında hiçbir şeyi bıraktığı gibi bulamayan genç bir Alman’ın dramını- yazarın hayatından izler taşıyan bir Alman- anlatıyor. Savaşta yaşadıkları onu hem ruhen hem bedenen yaralamıştır ancak döndüğünde karşılaştığı manzara en az cephede yaşadıkları kadar ağırdır. Çünkü döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir: Çevresindeki tüm insanlar onu unutmuş, anlamıyor veya ona yardım etmiyorlardır. Kitap ülkemizde uzun süre sahnelememiş veya basılamamıştır. Hatta bir kesim tarafından oldukça eleştiri de almıştır. Sebepleri kitabın ön sözü okunduğunda daha net anlaşılıyor bu yüzden ön sözün de mutlaka okunması gerekiyor. Eserin ön sözünde geçen “harbe gidenlere değil, geride kalanlara bir ikaz mahiyettedir” sözü yapılan eleştirilere de cevap niteliğinde. Ön söz kısmı ise bence oyundan sonra okunmalı. Kapıların Dışında’yı okurken keşke tiyatrosunu da izleyebilseydim dedim. Dışarıda bırakılan bir insan ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi, okurken kendinizi kapıların dışında hissedebilirsiniz.
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Ela Gözlü Pars
7/10
·416 syf.··
2023 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 20:41
Osmanlı’nın son zamanlarının Celile Hanım’ın ağzından anlatıldığı bu vesileyle de hem Celile’yi hem de Nazım Hikmet’i daha yakından tanıma imkanı vermiş bir kitap olarak düşünebiliriz bu romanı. Cumhuriyet’e giden adımları gösterirken dönemle alakalı pek çok tarihi ana da tanıklık edebileceğimiz bir eser olmuş . Hatta kitaba başlarken tarihten bu kadar faydalanacağını tahmin etmemiştim ancak bu beni memnun etti. Kitabın ismi Celile olsa da Nazım ile ilgili kısımları -zannediyorum şairin ününden- çok daha merakla ve ilgiyle okudum. Kitabın sanırım en şaşırdığım kısmı Celile ve Yahya Kemal aşkına yakından bakacağımı düşünürken bu kısmın çok az yer tutmasıydı. Hatta kitabın yarısına kadar Yahya Kemal’in gelişini bekledim. Kitapta da Celile’nin hayatında da şair tahminimden daha az yere sahipmiş. Ayrıca şiirleriyle devleşen Yahya Kemal, bu eserde hiç de akıllara yer etmiş haliyle anlatılmıyor. Sadece şiirleriyle bilseydik diye bile düşünmedim değil. Daha önce Mina Urgan’ın Bir Dinozorun Anıları eserinde de Yahya Kemal’den iyi bahsedilmiyor oluşu benim şaire karşı düşüncelerimi etkiledi. Kitapla ilgili tek sevmediğim kısım dönemi anlatmak için bazı yerlerde fazlaca detaya girmesiydi, bu kısımlar konudan uzaklaştırmış gibi hissettim yine de genel olarak sevdiğim bir kitap oldu yazarın diğer kitaplarını okumayı düşünebilirim.
Roman
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Üç İstanbul
Puan vermedi·576 syf.··
2023 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 13:08
Yazarın ilk ve tek romanı. Kitap, kalınlığı sebebiyle okumayı ertelediğim kitaplar arasındaydı. Kitabın ilk kısımlarında özellikle biraz zorlandım çok fazla karakter var ve bu karakterler kitapta genelde ana karakter olarak geçmiyor. Asıl amaç Adnan karakterinin etrafında Osmanlının son dönemleri anlatmak. Dönemle ilgili siyasi ve tarihi konular da oldukça fazlaydı ama kitabın bu özelliği araştırma yaparak ilerlememi sağladı sadece roman okumadım tarihi bilgilere de ulaşmış oldum aslında. Kitapta dönemin köşkleri, sosyal hayatı, paşaları, zenginleri, cemiyetleri vb. anlatılıyor. Yazarın aktardığı ortamlar maalesef ki yozlaşmış ve ahlaken büyük bir boşluğun olduğu ortamlar. Hatta belli bir ideale sahip insanlar bile zenginleşip benzer sosyal çevrelere girdiklerinde kendilerini kaybediyorlar. Kadronun kalabalık olması ve bu kadar karakteri takip etmek yorucuydu ancak Adnan karakterinden kopmadan kitabı bitirebildim. Kitabın sonu oldukça etkileyiciydi. Pes etmediğim için mutluyum.
Edebiyat
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,374 okunma
Reklam