Büşra

Ezilenler
Puan vermedi·394 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2020 14:22
Kitap, daha ilk cümleden başlayarak okuru içine alıp merak duygusuyla hapsediyor. Okuduğum romanlar arasında beni en çok etkisi altına alanlardan biri olduğunu söyleyebilirim. Farklı birçok karakterin bir araya gelmesindeki temel noktaydı Vanya. Ahh Vanya!!! Yakınındaki insanların ne çok derdi var da sana seninkinden daha dert olan. Kitabın ilk sayfalarında Nataşa ile Vanya'nın aşkını okuyacağımı düşünmüştüm. Nataşa'nın Alyoşa'ya olan -sonradan aşk olduğuna emin olmadığı- aşkının yakından seyircisi ve bu aşk yüzünden ortaya çıkan dertlerin daima yatıştırıcı kahramanıymış meğer Vanya. Roman ismiyle gayet mütabık... Evett, hepsi yaşadıkları hayatın altında duygularıyla ezilmekteydiler. Kitabın sonuna doğru hepsi için ufak tefek mutlu sonlar arayışına düştüğümü fark ettim. Ne bekliyordum ki,daha başlığından uyarmıştı Sayın Dostoyevski bizi. Ama ben yine de en azından birinin mutlu olmasını beklemiştim .( itiraf ediyorum, Nelli ve Vanya'yı isterdim) En çok da küçük Nelli'nin annesiyle yaşadığı zorlukları ölüm anı yaklaştığı sıralarda anlatmaya başlamasından etkilendim. Romanın en küçük ama en çok darbe alarak ezileniydi bence Nelli. Kısacası, hakkında uzun uzun konuşulması gereken karakterlere sahip bir roman, kendimi bu karakterler içinde kaybolmuş bulmadan ve sizin de merakınızı arttırıp sonradan da gidermemeye dikkat ederek incelememi burada sonlandırıyorum:) Eğer bu kitap kütüphanenizde okunmayı bekliyorsa kesinlikle bekletmeyin! İyi okumalar
Edebiyat
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Reklam
Korku
Puan vermedi·80 syf.··
2020 21. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 01:42
Zweig okumayı her zaman sevmişimdir. Yazdığı kitapların kısa ve öz olmasının yanı sıra yapılan harika karakter tahllileri kahramanın hissettiklerini kendi içimizde hissettirme konusunda oldukça başarılı... Kahramanın psikolojik sürecini baskın bir şekilde okura geçiriyor. Öyleki, kahramanın içinde gün geçtikçe artan korkunun beraberinde gelen gerilimin de bizi etkilemesiyle olayın içinde kendimizi bulmamızı sağlıyor. ... Irene, bu zamana kadar kocasını aldatmayı bir macera,cesaret ve özgürlük sayarken içine kaplanan "korku"bir anda her şeyi değiştirmeye sebep oluyor. Gün geçtikçe bu korku içine işleyip adeta onu zehirlediğine şahit oluyoruz. İşin garip tarafı panzehiri bildiği halde (itiraf) içindeki korkunun her şeye galip gelmesiyle iyileşme cesaretini de yitiriyor. Bu süreçte kahramanlığı paylaşan bir kişi daha var, o da kesinlikle Irene'nin kocası... Bu korku onun eseriymiş meğer.( bunu tahmin etmiştim ) ama tüm bunlara rağmen kocasına hayran kalmamak elde değil. Aldatıldığını bilmesine rağmen yine de karısını kazanmayı düşünmesi çok etkileyici. Mantığını ve duygularını çok dengeli bir şekilde kullandığına karısıyla yaptığı altı çizilesi konuşmalarla da şahit oluyoruz. Bu her ne kadar karısı için gizli, ağır bir içsel ceza olsa da sonunda başarıya ulaştığını da inkar edemeyiz. Kitabın son cümlesi de bunu kanıtlar nitelikte: "İçinde hâlâ acıyan bir yer vardı, ama iyi şeyler vaat eden bir acıydı bu, tamamen kapanmadan önce kabuk tutarken kanayan yaralar gibi sıcak, ama yumuşak bir acı."
1000Kitap
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2020 00:37
Rasim Özdenören'in kalemine diyecek bir şey yok... Her kitabında olduğu gibi bu kitabı da okuru düşündürüp kendine getirecek nitelikte. İslam'ı yaşamımıza göre değil, yaşayış biçimimizi İslama göre şekillendirmemiz gerektiğini her konuda farklı başlıklarla gayet idrak ettirici örneklerle açıklamış. Kitapta kulağa hoş gelen fazlasıyla Osmanlıca kelimeler mevcut, anlamlarını araştırarak okuduğunuzda kelime haznenizin geliştiğini fark ediyorsunuz. (Alın size yazarın sevdirecek bir muhteşem özelliği daha:) )
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 14:21
"İyilik kişinin içinden gelir. Kişi iyiliği seçebilmelidir. Kişiye seçme hakkı verilmezse, o kişiliğini yitirir." Kitabın ana fikri kesinlikle bu söz... İlk defa okuduğum bir kitabın kahramanından nefret ettim diyebilirim. (Hem de çooookkk) Arkadaşlarıyla birlikte sergiledikleri eylemleri okumakla birlikte içimden yahut dışımdan sövdüm de sövdüm. Kahramanın dili argo kelimere yeterince yatkın ve kitap bolca rahatsız edici betimlemelerle dolu. Başlarda rahatsızlık duysamda "böyle bir karakterden de saygılı bir kelime dağarcığı beklenmez bee!!!" diye düşünerek kabul ettim. Ama sayfalar ilerledikçe kahramanımız Alex'e üzülmeye de başladım doğrusu. Genellikle yaşadığı her darbede "anladığm kadarıyla dünyada kimseye güven olmuyordu, ey kardeşim" sözüyle bizi de uyarıyordu aslında. Alex, aslında çevresindeki arkadaşlarına ve ailesine rağmen yalnızmış.( Arkadaşları ile beraber işledikleri suçları sadece o işlemiş gibi yalnız) Dönemin iktidarlarının ,çevreye taşkınlık yapanların ıslahı için hazırladıkları projenin tek boyutlu biçimde makineleştirilmeye çalıştırılan ilk kurbanı olmuştu Alex. Artık Alex'in kendi fikri olsa da fikirlerine göre bir yol seçme imkanı yoktu. İyiye yalnızca ve zorla iyiye yöneliyordu. Fikirleriyle yaptıklarının uyuşmaması onu deli ediyor ve hasta olduğunu düşünüyordu. Anladım ki, Allah'ın biz kullarına bahşettiği iradeyle birlikte doğru olan yolu bulmak ne büyük lütuf ne büyük nimet. Bir kez daha şükürler olsun dedirtti kitap . Ama yine de bu projenin Alex'e olan faydasını da görmezden gelemeyiz; İçinde bulunduğu durumdan kurtulup eski haline dönmeyi hayal etse de, her şey normale dönünce büyüdüğünü her yönden farkına varıp değişmeye ihtiyacı olduğunu farkına varması da kitabın iyi bir sonla bitmesine vesile oldu. İyi okumalar:)
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2020 14:22
Yazarın kendi anılarından derleyerek yazdığını öğrenince bir an önce okumak istedim. Kitap çok akıcı bir dille yazılmış bu sebeple de okurken ne kadar okuduğunu farkına varmadan sayfalarca okuyorsunuz. Üniversitede öğrenilen teorik bilgilerin icraate dökmeye gelince ne kadar zor olduğunu yazar çok anlaşılır bir dille anlatmış. Tecrübesizlikten kaynaklanan korkunun yerini bilgi birikimi ve deneyim alınca korkunun özgüvene nasıl dönüştüğünü anılarıyla anlatmış oldu yazar bize. Aslında kitabın daha ilk sayfalarında kahramanın içten içe duyduğu endişeleri aynı zamanda bunu belli ettirmemedeki verdiği savaş, beni daha da kendine bağlayıp, kahramanı gözümde doğallaştırdı. Sonunda mesleğine karşı yılmadan mücadele verip uzamanlaşmasıyla yaşadığı zor günleri zaman zaman gülümseyerek anılarına yer vermesi aslında bize de birçok mesaj vermiş oldu. Hangi mesleğe adım atma aşamasında olursanız olun, kitapta kendinize ait olaylara ya da duygu geçişlerine rastalaybilirsiniz. Ben okudum bitti, sıra sizde :) İyi okumalar
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Reklam