Âlem, 'Sana dokanmayan yılan bin yaşasın!' deyip dururken, babamın efeliği tutmuş. 'Milletin yüreğini titreten namussuz bu mu?' deyip çekmiş nacağı! Kuyruğunun uzunluğu, belinin kalınlığı filan korkutmamış gözünü! Yılanın tavşan başı, tavşan gözü vız gelmiş. Parça parça doğrayıp yığmış oraya! Eşşeğe yükleyip köye getirmek istemiş; bir yanına odun sarıp yüklemeyi düşünmüş. Şarp şarp düşmüş parçaları. Babamı sevmeyenler, 'Yılanı uykuda bastırmış!' diye bir söylenti çıkarmışlar ama hiç tutmamış. Tutar mı? İsterse uykuda olsun! Böyle bir yılanı öldürmek kolay mı?