Çağlayan ASLAN

Çağlayan ASLAN
@caglayana
İBRETLİKSİN OSMAN...
9/10
·504 syf.··
2026 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 00:00
Bir harfiyat kamyonunun gece yarısı yapayalnız bir adama çarptığı gibi çarpan bir hikâye... Aziz Bey Hadisesi kitabıyla külliyatına başladığım Ayfer Tunç'un okuduğum beşinci kitabıdır OSMAN. ( Aziz Bey Hadisesi - Saklı - Dünya Ağrısı - Kapak Kızı) Ayfer Tunç (bana göre) bu ülkenin en iyi kadın romancısıdır. Okuduğum ilk kitabından son kitabına kadar aklımda hep; Tunç'un biz erkekleri nasıl bu kadar ustaca çözüp her eserinde erkeklerin ruhunu ve psikolojisini her olay kurgusunda erkeklerden daha iyi anlattığı ve okura bunu iliklerine kadar hissettirdiği olmuştur. Oysa kendisi Siyasal Bilimler ve Gazetecilik mezunu bir yazar. E cinsiyeti ne olursa olsun insanı çözüp, yazıp, hissettirebilene de zaten romancı diyorlar değil mi ? Bu yüzden benim bir numaramdır Ayfer Tunç. Dünya edebiyatında da bunun tam tersini yapıp daktilo ya da klavye başına oturduğunda sanki tövbestağfurullah cinsiyet değiştirmiş de oturmuş yazmış gibi hissettiren diğer tek yazar da Stefan Zweig'tir. (bana göre) Tüm eserlerinde kadın ruhunu ve psikolojisini o eşsiz kurgusu ile öyle bir anlatır ki arama moturuna kadın mı erkek mi bu yazar diye sorarsınız. Karşı cinsi bir olay örgüsü ile her yönden anlatıp hissettiren çok az romancı var. Geleyim Osman'a... Beş yaşından, elli küsür yaşına kadar, kafan bir kamyonun altında paramparça olduğu güne kadar bana inanılmaz bir arkadaşlık yaptın Osman. Kötülüğün tanımı konusunda kafamı çok karıştırdın. Fazla okuma, sürmenaj olursun derlerdi. Şimdi kimse okumadığı için bu söze gerek kalmadı ama Oblomov'dan beter haldeydin sen Osman. İlya İlyiç bile acınası yaşamıyla uzlaşmıştı ama sen kendinle bile uzlaşamadın Osman. Başladığı işi bitiremeyen bir korkaktın, her şey olmak isterken hiçbir şey olamayan, konfor alanından çıkamayan, korkuyla kendini çocuk yaşta
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Reklam
Bir gün mutlaka...
10/10
·250 syf.··
2021 34. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2021 22:46
Ayşe Kulin okumaya başlamak için var olan bütün kitaplarının içinden tamamen şans eseri ve karambole seçtiğim, okuyup kendisiyle tanıştığım ilk kitabı Bir Gün... Kitap, yüzyıllardır süregelen kardeş kavgasını Türk ve Kürt kız çocuklarının çocukluk dönemlerindeki sağlam dostluğuyla kurgulanmaya başlamış ve otuz yıl sonra, çocukluk arkadaşı olan Nevra ve Zeliha (Nevo ve Zelo) siyasi bir hapishanenin görüşme odasında etkileyici bir şekilde röportaj kisvesi altında tekrar buluşarak sekiz saat süren hasretleşmeyi yüzyılların sorunu olan ve olmaya devam eden Türk Kürt kavgasının içindeki o sağlam ve etkileyici dostluklarıyla oturdukları masaya yatırarak çok anlamlı, derin ve işlenmesi elzem olan bu hassas konuyu deşmelerinden ibaret. Kısacık romanın içinde tarih var, bilim var, psikoloji var, kavga gürültü, dostluk düşmanlık ne ararsanız var ve en önemlisi kitabın adı gibi "Bir Gün" her şeyin düzelip değişeceği umudu var. Şansımın yaver gidişine ve Ayşe Kulin'le Bir Gün kitabıyla başladığıma çok sevindim. Çok uzun yıllar devam eden ve kemikleşmiş bir sorunla kısacık bir roman sayesinde hesaplaşmak, yüzleşmek zordur ama gereklidir. Kitabın verdiği mesajları Türk kafası da Kürt kafası da sorunun başladığı günden beri çok iyi biliyor ama ben bir mesajın hatta sms'in bile gönderenle değil o mesajı alanla alakalı olduğunu hep savunmuşumdur. Kitabın mesajı kısaca; hangi milletten olursan ol, bu mesajdan ne alıyorsan odur sevgili okuyucu. "... biz, iç içe büyüyen, iç içe yaşayan, birbirine benzeyen, kavgacı, hırçın ve inatçı, şefkatli, sevecen ve yürekli, sonsuz verici ve can alıcı, gözü kara, kurnaz, hain, aynı anda çileli, masum ve çocuksu biz! Biz, aynı toprağın çocukları." İyi okumalar..
Bir GünAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20233,329 okunma
O insan değil, bir KAVRAM...
10/10
·160 syf.··
2021 33. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2021 04:13
Gümüşlükspor kulübü için klavye başına geçip, hep o bildiğimiz üslubuyla konuşur gibi yazdığı öykü kitabı. Zaten öykü yazıyorsanız bunu konuşarak anlatıyormuş gibi sade bir şekilde yazmanız elzemdir. O güzel ses tonuyla o anlattı ben dinledim sanki, okumadım :) Yanılmıyorsam çıkardığı iki kitabının gelirlerini de Gümüşlükspor'a bağışlamış bir zamanlar kulübün başkanlığını yapan İŞLER. (Kitabın etkisinde kalarak devrik devrik cümleler kuruyorum, olsun hoş ve güzeldir devrikler, bilinçli yapıyorsanız.) Çok iyi bir okurdur, hatta muhteşem bir okurdur Nejat İşler. 1k'ya üye olup okuduğu kitapları kaydetse site çöker, o derece. Gençlik yıllarında kitap sattığını bilmeyen yoktur. Kitaptaki çoğu öykü de yaşadıklarının, gözlemlediklerinin ve okuduklarının sentezi bana göre. Hayata bakış açısını ve yaşam tarzını çok seviyorum. Öykülerde de bunu bana hissettirdi. Başına buyruk, serkeş, berduş yaşamı ve mülkiyet edinmeyi hırsızlık olarak görmesi, ülkenin en iyi aktörü olma potansiyeline fazlasıyla sahipken bunun umrunda olmaması ve reddettiği, elinin tersiyle ittiği şeylerin ona akmasını hep takdir etmişimdir. Alkol, seks, argo lugatında ve hayatında bolca bulunan eylemler. Bunu biliyoruz. Kitaba da ölçülü bir şekilde serpiştirmesi tat vermiş öykülere. Kah Barda filmine gittim kah Kaybedenler Kulübü'ndeki motorda gezdim kitap boyunca. Aliye dizisindeki o efendi adama da aralarda selam verdim. Keyif aldım ve severek okudum. Zaten kendisini her şekilde seviyorum. Oynadığı her dizi ve film hatta youtube videoları bile defalarca izlendi. Kitaptan bağımsız olarak Blue Tv'de yayınlanan 2 sezonluk son işi ''SAYGI'' dizisini de izlemenizi şiddetle öneririm. Ercüment Çözer dizide kendisini insan olarak değil, bir kavram olarak görüyor. Ben de Nejat İŞLER'i bir insan olarak değil hep
Edebiyat
Ben Hep Senin YanındaydımNejat İşler · Mundi Kitap · 20191,320 okunma
İlham...
9/10
·140 syf.··
2021 29. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2021 02:26
Birikimi, kültürü, sanatı ve dünyaya bakış açısıyla bana göre bir dünya entelektüeli olan, bizi keşke o yönetse dediğim usta sanatçı Zülfü Livaneli'nin son eseri Balıkçı ve Oğlu. Kendisini okumaya, tanımaya ve sevmeye kendi hayatını yazdığı biyografi romanı ''Sevdalım Hayat'' ile başlamıştım. Akabinde de bütün eserlerini okuyup bitirmek istemiştim. (okumadığım 3 kitabı olsa da şu an) Livaneli'yi takip edenler onun nasıl bir Ernest Hemingway hayranı olduğunu çok iyi bilirler. Kitap çıktığı gün, kitabın adını duyduğum gün Hemingway gibi bir deniz romanı yazdığını anladım. Bu zaten benim açımdan beklenen bir şeydi çünkü Hemingway'in Yaşlı Adam ve Deniz, diğer adıyla da İhtiyar Balıkçı kitabı Livaneli'nin başucu kitabıdır, er ya da geç her yazarın başka yazarlardan ilham aldığını bildiğim için bu ilhamın da bir gün gerçekleşeceğini çok iyi biliyor ve bekliyordum. Balıkçı ve Oğlu, dünyanın kanayan ve malesef hiçbir zaman durmayacak yarası olan savaş mültecilerinin konu alındığı, içine Hemingway'in İhtiyar Balıkçı'sının da bol bol serpiştirilip işlendiği, konu itibariyle ancak Livaneli gibi duyarlı bir sanatçının bu kadar mesafeli ve ajitasyona girmeden yazabileceği çok akıcı bir roman. Sadece 140 sayfa, kısa öz ama etkileyici. Hayranı olduğu yazardan ilham alarak hayran olduğum yazarın yazdığı kitabı okumaktan, iki saat içinde bitirmekten aşırı derece tatmin oldum. Her zamanki gibi kendisine uzun ömürler ve bizlere de nice eserler bırakmasını diliyorum. İyi okumalar :)
İnsan ve Duygular
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
FESTİVAL FİLMİ.
9/10
·47 syf.··
2021 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 22:30
Tezer ÖZLÜ=Acı, manik defresif ruh hali, özgürlük, seks ve elektroşok tedavileri. Kitap bir senaryo. Okumayı çok tercih etmediğim bir tür. Sanırım okuduğum ilk senaryo kitabı. İyi ki diyorum. Kitaba başlarken Tezerce manik defresif bir anlatı okuyacağımı sanarak başladım, senaryo olduğunu bilmeden yani. Ama ne yazar? Senaryo da yazsa, öykü de yazsa yazdıkları hep acı. Kalemi ustura galiba. Kanatıyor, acıtıyor. Nuri Bilge CEYLAN'a, Zeki DEMİRKUBUZ'a, Ömer KAVUR'a sesleniyorum; Ben bu kitabı okumadım, İZLEDİM! Ve izlediğim kadarıyla kafamda oynattığım bu filme en yakın filmi çekseniz çekseniz siz çekersiniz. Bu film sinemada gişe rekorları kırmaz ama festival filmleri kategorisinde bütün ödülleri siler süpürür. Diş ağrısı ve aşk acısı çeken bir kadının, nereye giderse gitsin, hangi ülkede olursa olsun acılarını da yanında götürdüğü, yürürken topuk seslerini bile duyduğum bu senaryonun filmini çekin be kardeşim. Az diyaloglu, sessiz, bakışlar ve mimiklerle anlatılan efsane bir psikoloji-dram filmi olur. Çekmeseniz de canınız sağ olsun. Okuyan herkesin kafasında kendi filmini çekmesi için bir önerim var. E okuyun :) iyi okumalar.
Acı Çekmek
Zaman Dışı YaşamTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 20183,283 okunma
Reklam