Puan vermedi·264 syf.··
2026 130. kitabı
Birisi, güzel koku satanların çarşısına gelince aklı başından gitti, büzülüp yere yıkıldı. Kerem sahibi attarlardan gelen güzel kokular onu çarptı, başını döndürdü ve yere düştü! O, gün ortasında geçiş yolunun üzerinde, hiçbir şeyden haberi olmaksızın, bir leş gibi yıkıldı kaldı. Halk derhal başına üşüştü… Herkes “Lâ havle”[1] diyerek derdine derman aramaktaydı. Birisi, eliyle kalbini yokluyor, atıp atmadığını anlamak istiyordu; öbürü, yüzüne gül suyu serpiyordu. Gül suyunu serpen bilmiyordu ki o alanda onun başına ne geldiyse gül suyundan geldi. Biri, bileklerini, başını ovuyor; öbürü, (serinlesin, ateşi düşüp kendisine gelsin diye, göğsüne sürmek maksadıyla) samanlı ıslak balçık getiriyordu. Biri, öd ağacıyla şekeri karıştırıp tütsülüyor; başka biri, elbisesinin bir kısmını soyup üstündekileri hafifletiyordu. Birisi, nasıl atıyor diye nabzını yokluyor; öbürü, eğilmiş ağzını kokluyor, şarap mı içmiş, esrar mı çekmiş, yoksa afyon mu yutmuş, anlamak istiyordu. Halk, onun neden bayıldığını anlayamamış, şaşırıp kalmıştı. Derhal akrabalarına haber verdiler, “Filan kişi, feşman yerde, perişan bir halde düşüp kaldı. Neden bayıldı, ne oldu da leğeni damdan düştü (rezil ve perişan oldu), kimse bilmiyor.” O debbağın iri yarı, güçlü-kuvvetli, bilgili-anlayışlı bir erkek kardeşi vardı; hemencecik koşa koşa geldi. Yenine biraz köpek pisliği almıştı. Halkı yararak, feryat ederek kardeşinin başucuna geldi. “Ben onun neden hastalandığını biliyorum” dedi. Hastalık teşhis edildi, sebebi bilindi mi tedavisi kolaydır. Sebebi bilinmezse tedavisi güçleşir. Hangi ilaç iyi gelecek?, yüz türlü ihtimal vardır. Fakat sebebi bilindi mi iş kolaylaşır. Sebeplerini bilmek, bilgisizliği giderir. Kardeşi kendi kendine dedi ki, “Şu köpek pisliği onun beynine, damarına, iliğine kat kat sinmiştir.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Calinus
Puan vermedi·%26 (510/1902 syf.)·
"Bir misâfire hânedir, dünya-yı dûn, Anda bir kâşâne de, virâne de. Bir onulmaz, çaresiz sevdadayım, Hâne yaptırdım misafirhânede." Bunun anlamı nedir? Yardımcı olabilir misiniz?
Alıntı
Mesnevî TercümesiMevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken · 04,244 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·616 syf.·
2023 11. kitabı
·
Sonunda bitti. Hayatımda okuması en uzun süren kitap oldu. Kuran’ı okumak bile bu kadar sürmemişti. En baştan söylemeliyim ki burada herkesin aksine çok iyi şeyler yazamayacağım. Konya’da doğup büyümüş olduğum için Mevlana ismine birçok insandan daha fazla aşinayım. Konya’ya gittiğiniz birçok yerde Mevlana sözlerini görürsünüz, Türbe tarafında ve Otogar gibi yerlerde bibloları vb. süs eşyaları görürsünüz. Restoranlarda etli ekmek dışında Mevlana adını verdikleri bir börek bile var. Konya, Mevlana ile özdeşleşmiş bir şehir. İnsanı öyle değil tabi. Genelleme yapmak istemesem de ne yazık ki birçoğu Cumhuriyet, Laiklik ve Atatürk düşmanı, şeriatı, hilafeti savunan tipler. Ne kadar çok tartışmaya girmişimdir bu tiplerle sayamam. Ama değişiyor. Yeni nesil farklı geliyor. Neyse konu Konya değil. Asıl olaya dönelim. Benim çocukluğumda dindar bir şekilde geçti. Tabi okudukça insan sorgulamaya başlıyor. Sorguladıkça düşünceleri şekilleniyor. Bu yaşıma kadar çok çeşitli ortamlarda bulundum ve dindarlık kısmımdan pek bir emare kalmadı. Hiç kalmadı hatta. Eğer bu kitabı o dindar dönemde okusaydım olaylara büyük ihtimalle daha farklı bakardım. Fakat şuan bakınca eser hakkında çok iyi yorumlar yapamayacağım. Evet, bu kadar şeyden sonra kitaba geçiyorum şimdi. Öncelikle din hoşgörü ile öğretilir. Biz bunu duyduk. İslam, hoşgörü dini derler ya hani. Mevlana eserlerinde hakaretler savurarak, kaba bir üslup kullanıyor. "sen ahmak bir eşeksin" gibi bir anlatım için bana güzelleme yapmayın lütfen. Hadi bunu anlattınız peki argo, bel altı anlatıma ne diye anlatacaksınız? Neyi kastettiğimi anlamak için Delkak ve Cüsseli Ibne hikâyeleri bunlara örnek. Ya da kabak hikâyesi... Ya da aslanın karşısına aleti dimdik çıkan, sonra kadının çadıra geçen, kadında onu öyle görünce kendinden geçip
Din
MesneviMevlana Celaleddin-i Rumi · Panama Yayıncılık · 20134,244 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2021 176. kitabı
Bakan değil gören göz olmakta hikmet…Evet, görmek insana bahşedilen en büyük nimetlerden biri. Fakat #yunusemre’nin dediği gibi “Bir dem cehâletde kalır, Hiç nesneyi bilmez olur.Bir dem dalar hikmetlere,Câlînus u Lokmân olur.” Manaya ulaşacak olan akıldadır maslahat… Bunca kelamı neden mi yazdım? Ailesinin genetik mirası olan körlük kaderinin kaçınılmazı olarak kapısını çaldığında bunu bir zaafiyet olarak değil bir zırh gibi kuşanan entellektüel kişiliğine hayran olduğum Borges için… Yaratan, Borges’in dünyasına yakından bakmak için bulunmaz bir fırsat… Kendisi bu eserini “koleksiyon “ olarak nitelendiriyor ve kendi külliyatının en kişisel parçası olarak tanımlıyor. Hem felsefeye hem de edebiyata dair muhteşem bir metni okumaktan ötürü duyduğum hazzın kifayeti yok! Öykü, şiir ve denemelerini girift bir portrede okuruna sunan Borges, Doğu’nun ve Avrupa kültürlerini simgeleyen sentezlerini bir araya getiren mahir bir ressam edasında… Gerek evrensel gerek yöresel gerekse kişisel anlamda yeryüzünün resmini çiziyor. Yaratan
YaratanJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2017229 okunma
Puslu Sözlük
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2016 5. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2016 00:00
İhsan Oktay Onar'ın bu muhteşem kitabında tek eksik olan bir sözlük. Bu kitap kelime dağarcığınızı geliştiriyor... İhsan bey'in bu kadar kelimeyi nasıl öğrendiğini merak ediyorum doğrusu. Bir elimde kitap, Bir elimde tablet. Tableti sözlük olarak kullanıyorum. Şu an itibari ile 10 sayfalık bir sözlüğüm oldu. Bu sebeple bu kitabı bitirmek öyle sandığınız kadar kolay değil. İnternet'te bir kaç kaynakta yer alan sözlüğe yeni kelimeler ekliyorum. Sözlüğü biraz geliştirip resimli hale getirdim ve arka sayfa olarak kullanmaya başladım. İsteyen olursa sözlüğü paylaşabilirim. Puslu Kıtalar Atlası daha uzun yıllar üzerinde konuşulabilecek, değerli bir kitap. Yaşasaydı padişahlar, çatır çatır Osmanlıca konuşurdum diye geçirdim içimden. Çeşitli sitelerden yararlanarak oluşturduğum, yaklaşık 640 kelimeden oluşan, Puslu Kıtalar Atlası sözlüğü: • Abanoz: 1. Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı 2. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası 3. Koyu, parlak siyah • Adülkahır: Ödül Kahır olarak da bilinen bu bitki,ülkemizde yetişmez,daha ziyade tropikal iklimlerde,Kuzey Amerika ve Güney Asya bölgelerinde dağlık ve kayalık arazilerde kendiliğinden yetişen bir ağaçtır.Çiçekleri pembe renkte papatya ya benzer.Çok yıllık bir ağaç olup,sürgünleri damarlı ve kahverengi renktedir. • Abıru: 1.Yüz suyu. 2.Irz, namus, şeref, haysiyet. • Acem: Araplar'ın kendileri haricindeki yabancılar için kullandığı bu sözcük, Osmanlılar tarafından ise genellikle İranlıları nitelemek için kullanılmıştır. Bu sebepten dolayı Türkçe'ye de İranlı anlamında kullanılan bir sözcük olarak geçmiştir. • Acuze: Huysuz, yaşlı kadın • Agâh: 1.Bilen, bilgili 2.Haberli • Aglaya: (kişi) Ebrehe’nin Bünyamin için aldığı Rus cariyedir. • Ah minel aşk ve minel garip:
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma