Jiyeong’un kafası karışmıştı; sıra arkadaşı gerçekten ondan hoşlanıyor muydu? Hoşlandığı için mi kötü davranıyordu? O güne kadar olanları hızlıca gözden geçirdiyse de, öğretmeninin söylediklerini aklı almıyordu. İnsan hoşlandığı birine daha nazik ve iyi davranmalı diye düşündü. Arkadaşına, ailene, evinde beslediğin köpeğe yahut kediye… Jiyeong sekiz yaşındaydı ve o bile bunu biliyordu.
Aslında ona çekilmemin tek sebebi onun bana çekilmiş olmasıydı. Bana kendimi özel hissettirecek birini istiyordum. Birilerinin ilgisini çekmek için çırpınıyordum.
Amaçsızca çiçeklere bakarken insanların da gerçekten iyi tarafları olduğunu düşündüm. O çiçeklerin güzelliğini keşfeden de, çiçekleri seven de insanlardı sonuçta.