8/10
·110 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:00
"Bugün annem öldü ya da dün bilmiyorum." Şu şekilde başlayan bir kitaptan ne beklersiniz. Yani çok hoştu kitabı okurken ana karakterimizin düşüncelerini gerçekten hissedip anladım. Eksik bir şey yok ama her zaman daha iyisi olur o yüzden 10 vermiyorum.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
10/10
·99 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:24
Albert Camus, Düşüş romanında okuyucuyu Amsterdam’ın sisli ve tekinsiz bir barında, Jean-Baptiste Clamence adında eski bir avukatla karşı karşıya getirir. İlk bakışta monolog gibi görünen bu metin, aslında okurun ruhuna tutulmuş amansız bir aynadır. Camus, Clamence’in ağzından dökülen itiraflarla, bireyin iç dünyasındaki narsisistik yarılmayı ve bu yarılmayı besleyen modern toplumun sahte ahlak düzenini eleştirir. Jean-Baptiste, Paris’teki eski hayatında tam bir "ideal benlik" tasarımıdır. Yetimlerin savunucusu, yardımsever, kibar ve erdemli bir adamdır. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, Clamence’in bu aşırı erdemli hali, derin bir narsisistik beslenme arzusundan başka bir şey değildir. O, başkalarına yardım ederken aslında sadece kendi üstünlüğünü ve kusursuzluğunu seyretmektedir. Onun erdemi, egosunu tatmin eden bir maskedir. Karakterin psikolojik kırılma noktası, Seine Nehri üzerindeki köprüde intihar eden kadına yardım etmeyip arkasını dönüp gitmesidir. Bu an, Jean-Baptiste’in zihnindeki "kusursuz benlik" imajının tuzla buz olduğu andır. Psikolojik olarak kendini temize çekemeyeceğini anlayan karakter, çözümü kendini alabildiğine suçlamakta bulur. Önce kendi suçunu ve ikiyüzlülüğünü itiraf eder, çünkü bilir ki kendini ilk suçlayan kişi, başkalarını yargılama gücünü ve üstünlüğünü yeniden ele geçirir. Bu, suçluluk duygusundan kaçmak için geliştirilmiş deha ürünü ama bir o kadar da hastalıklı bir ego savunmasıdır. Karakterin bireysel trajedisi, aslında modern toplumun yapısal bir yansımasıdır. Sosyolojik açıdan Düşüş, bireylerin birbirini gerçekten görmediği, ilişkilerin sadece vitrinlerden ibaret olduğu modern toplumunun bir eleştirisidir. Jean-Baptiste, barda durmadan konuşarak karşısındakini (yani okuru/toplumu) kendi suçuna ortak eder. Çünkü
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Reklam
9/10
·112 syf.··
2026 33. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:49
Bence Yabancı, Albert Camus'nun insanın toplumun beklentileriyle kendi gerçek duyguları arasındaki çatışmayı en sade ama en etkili şekilde anlattığı eserlerden biri. Meursault'nun olaylara karşı kayıtsız görünmesi bana, insanların farklı olanı anlamakta ne kadar zorlandığını düşündürdü. Kitap kısa olmasına rağmen özgürlük, yalnızlık ve hayatın anlamı üzerine uzun süre düşündüren bir eserdi.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Puan vermedi
Yaşamın anlamı hakkında derin düşünceler içeriyor. İnsan doğasının çelişkileri hakkında düşünmek ve sorgulamak isteyenler için okunması gereken eser. Hepimiz aslında biraz yabancıyız…
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
7/10
·110 syf.·
Beğendi
İnsanların həyatı ciddi qəbul etdiyi, seçimlərini diqqətlə ölçüb-biçdiyi bir dünyada Meursault kimi bir obrazın anlaşılmazlığı həm romanda, həm də oxucular arasında dərin suallar yaradır. İnsanı dəyərli edən həqiqətən onun hissləri və seçimləridirmi?
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Albert Camus & Yabancı "İnsanların adaleti hiçbir şeydi, Tanrı'nınkiyse her şey." Yabancı, Albert Camus'nün en sarsıcı ve üzerine en çok konuşulan romanlarından biridir. Bir insanın varoluşsal yalnızlığını ve toplumun ikiyüzlülüğünü en net şekilde anlatan bu eserde, kahramanımız Meursault hayatın hiçbir derin anlamı olmadığını düşünür. Annesinin ölümüne, aşka ve hatta yaşadığı o büyük olaya karşı gösterdiği tavır mutlak bir tepkisizliktir. ​Toplum; bireylerden belirli kalıplara girmelerini, hissetmedikleri duyguların taklidini yapmalarını, yalan söylemelerini ve olmadıkları kişiler gibi davranmalarını bekler. Kahramanımız ise bunu reddeder; ne yaşıyorsa ve ne hissediyorsa onu olduğu gibi yansıtır. Fakat bu duruşu toplumda kabul görmez. Meursault, sonu ölüm bile olsa kendisi olmaktan vazgeçmez. Onun için insan neyse odur; düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını da buna göre, yapaylığa kaçmadan ortaya koymalıdır. ​Kitap temelde üç fikir üzerine döner: Absürt bir hayat, toplumsal ikiyüzlülük ve dürüstlüğün bedeli. Yani toplumun alıştığı düzene uymuyorsan ve yalan söylemiyorsan, sistem tarafından reddedilirsin. ​ Tür bakımından varoluşçu ve modernist bir eser olan Yabancı; bireyin toplum karşısında yalnızlaştırılmasını, herkesle aynı düşünmediği ve davranmadığı için yabancılaştırılmasını anlatır. İnsanın sadece kendisi gibi ve içinden geldiği gibi davranmasının toplumda nasıl karşılıksız kaldığı ve düzenin, kendi kalıplarına uymayan bir adamı nasıl adım adım yabancılaştırdığı tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Kitabı sevdim ve tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle kalın...
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
Reklam
Reklam