Curtius’un da dediği gibi ‘Aşağı tabakanın batıl inançtan daha güçlü bir yöneticisi yoktur’ ve bu aşağı tabaka din bahanesiyle bir an krallarına Tanrı gibi tapmaya kolayca yönlendirilirler, başka bir an onlara insanlığın ortak felaketleri diye lanet edilebilir ve onları yadsıyabilir.
İbranilerin neden Tanrı’nın seçilmiş insanları diye adlandırıldığını soruşturdum ve bunun sadece Tanrı’nın onlar İçin huzurlu ve rahatça yaşasınlar diye belirli bir bölge seçmiş olmasından kaynaklandığını keşfettim. Tanrı tarafından Musa’ya belli edilen yasanın özel İbrani devletinin yasasından başka bir şey olmadığı, dolayısıyla İbraniler dışında hiç kimseyi, hatta ülkelerinin yıkılmasından sonra İbranileri bile bağlamadığını öğrendim.
Aydınlanan insanın gerçek çıkarını görünce, kötülük yapmayı hemen bırakıp iyi ve onurlu biri olacağını, çıkarının sadece iyilik yapmakta olduğunu anladığı ve hiç kimse de kendi çıkarına aykırı davranmayacağı için hep iyilik yapmak zorunda kalacağını ilk kim uydurdu?