Bazı kimselerin ölümle savaşı daha yirmisinde başlar; birçokları da yağı bitmiş lambalar gibi, sessiz yavaş, ecelleriyle sönerler.
Nedir günler,
nedir aylar?
Benim için bir önemi yok bunların; Mezarda olan için zaman, anlamını kaybeder.
Kargaşa devri gelip çatınca kimse onun seyrini durduramaz,kimse ondan kaçamaz ama bazıları onu kullanmayı becerir.Bu dünyanın yırtıcılığını Hasan Sabbah'dan daha iyi evcilleştirecek biri çıkmadı.Alamut'ta çekildiği inde kendine küçük bir huzur alanı yaratabilmek için dört bir yana korku saçtı.
Hayat ne biriktirir bizim için?
Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler… Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.
"Her güzellik aşık etmez; bazılarına bakmaktan hoşlanılır ama istek uyandırmazlar; her güzellik aşık etse, istek uyandırsa, kalpler karmakarışık olur, yolunu şaşırır, nerede duracaklarını bilemezlerdi; çünkü sayısız güzel insan olduğundan, istekler de sayısız olurdu.Oysa derler ki, gerçek aşk bölünmez, kendiliğinden olur, zorla olmaz."