Farklı hisseden, farklı hassasiyetlere sahip
ve farkındalığı güçlenmiş başka bir insan haline geldiğimi
biliyorum. Daha iyi bir insan olduğumu iddia edecek
cesaretim yok elbette, ama daha mutlu bir insan olduğumu biliyorum, çünkü o buz gibi donuk hayatım için
yeni bir anlam buldum, yaşamın kendisinden başka bir
sözcükle açıklayamayacağım bir anlam.
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Saatlerdir saati seyrediyorum;esrik bir gülümsemeyle...Her göz kırpışım akreple yelkovanın istihzalı hareketlerini körüklüyor sanki.Ayağa kalktığım an bu medhuş ilerleyişe meydan okurum belki de,ayalarımı paramparça etmek pahasına zamanı ters yüz etmek istiyorum.Jilet gibi dönüyor zaman,dokunamıyorum.
Yanılmışım. Meğer bitmemiş. Öyle ya, zulüm ve düşmanlık bitmedi ki. Ne çabuk unutmuşum Habil ve Kabil'i. Mermer sunaklar yeni kurbanlarını bekliyor. Haydi, seyre duralım hep birlikte. Ne kadar da küçükmüş meğer. Sığamadık yeryüzü sofrasına. Kibir denizinde boğulmuşuz da haberimiz yok. Değirmenimiz susmuş , unumuz bitmiş. Fırınlarımız da kararmış, kalplerimiz gibi.
Artık burnumuzda sıcak ekmek kokusu yerine kan kokusu var...
İyi o zaman. Ne diyelim? Afiyet olsun...
Boka savaş raconunu iyi biliyordu. Elindeki mızrağı duvara dayadı ve mızrağın yanından uzaklaştı. Madem gelenler silahsızdı, onun da silahı olmamalıydı. Kolnay ve Csele de aynen Boka'nın yaptığı gibi yaptılar, silahlarını bıraktılar. Csele liderinden geri kalmamak için borazanını bile yere bıraktı.