Can Yaba

Can Yaba
@canyaba
Klinik Psikolog
Hacettepe Üniversitesi / Klinik Psikoloji
Ankara
27 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·64 syf.··
2022 1. kitabı
Zweig’in bütün kitaplarında olduğu gibi burada da tasvirler gerçekten üst düzeyde. Bir süre sonra satırların arasına iyice dalıp sayfaları hızla çeviriyorsunuz. Hem bu denli akıcı olması hem de kolay tüketilebilir olması (60 sayfa) kitabı edinmeniz ve okumanız için bir sebep olabilir. Bunların yanı sıra dipnot olarak da şunu eklemek isterim: Ben zweig’in yaklaşık 8-10 kitabını okumuşumdur ve bir psikoloji öğrencisi olarak psikolojiden, spesifik olarak da psikanalizden esinlendiği pek çok şeye rastladım. Eğer bir psikoloji öğrencisiyseniz mutlaka zweig ile tanışmalısınız. -SPOILER- . . . . Pekala soruyorum, doktoru humma’ya götüren gerekçe, yardım etme isteğinin gücü müydü yoksa hayatı boyunca ona hükmetmiş kadınların profilinde olan bir kadının elinden kayıp gitmesine hissettiği ızdırap mı?
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·461 syf.··
2020 15. kitabı
Nereden başlayacağımı bilemediğim nadir kitaplardan. İnanılmaz etkilendim ve neden dünyaya bu kadar mal olduğunu ve asla eskimeyecek bir klasik olduğunu anladım, bir daha unutmamak üzere. Olayın akışından bahsedip sade şekilde özetleyerek sığ bir açıklama yapmak bu kitap için yakışı kalmaz. Öncelikle, hayatımın bu döneminden sonrasına entegre edebileceğim erdemler, değerler öğrendim. Hangi süslü açıklama bundan daha mühim olabilir? Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine baktığımızda temelde güvenlik ihtiyacını görürüz. İçi aslanla dolu bir kafesteyken ne kredi kartı borcunu ne yarın oynanacak derbi maçını ne sevgilini ne de anneni düşünürsün. Sadece kendini düşünür ve 1 saniye daha yaşamak için her şeyini feda edersin. Herkes en önce kendini düşünür. Ama bunun sektiği durumlar da var mıdır? Kitapta bunun mümkün olabileceğini gösteren insan üstü, kudretli bir karakter vardı, Jan Valjan. Tabii isminin hikayenin farklı kısımlarında değişmesine karşın içindeki soyluluk, doğruluk, ve maalesef sefillik hiçbir zaman değişmedi. Doğruluktan, adaletten asla şaşmadı. En dipten başlayıp milyon dolarlara sahip olsa bile yüreğindeki sefaleti ve acınası kaderini bir türlü yenemedi… karakterlere çok değinmek istemiyorum zira benim için bunları yaşamak daha anlamlıydı lakin bir karaktere daha değinmek istiyorum, o da Javer. Hayatı boyunca kanun ve otoriteden asla şaşmayan, hayatını en derinden sarsacak bir olayla karşı karşıya kalsa bile nizamdan şaşmayan, duygularını içine gömmüş, ne görürse görsün retinasına sadece adalet düşen bu kaskatı herifin adı geçtiğinde irkiliyor ve meraklı ve gergin bir şekilde olacakları okuyorsunuz. Aslında bu iki olgunun savaşını da görüyoruz diyebiliriz. Fakat kitap dönüp dolaşıp bize aynı şeyi vurguluyor, dünyanın en günahkar insanı da olsa içinde bir
SefillerVictor Hugo · Mavi Yelken Yayınları · 2010105,5bin okunma
Puan vermedi·274 syf.··
2020 14. kitabı
Moskova hayatının sahteliğinden, gırla toplum yasalarından, insanların arasındaki sınıflardan( kendisi bu sınıfların en üstünde) ve mide bulandırıcı aristokrasi dünyasından rahatsız olan soylu Olenin’in bilinçaltı bunları açığa çıkarmaya çalışırken bir taraftan içinde bulunduğu toplum sahte davranmasına zorluyor. İşte bu zıtlaşmanın arasında sıkışıp kalan Olenin ne istediği gibi davranmayı becerebiliyor ne de gerçek sevgiyi bulabiliyor. Daha sonra bu arayış onu sıradan bir yaşamın içine iter ve gerçek olan tüm duyguları doğanın içinde bulacağını düşünür. Sonra ver elini Kafkasya... mutluluk doğayla birlikte olmak, doğayı görmek ve doğayla bağlar kurmak” mottosuyla çıktığı bu yolculukta doğanın insanlarıyla türlü ilişkiler kurar. Gerçek sevgiyi burda bulur. Daha önceki hayatında her hareketi her düşüncesi ona dayatılan sosyete normlarının etkisiyle ortaya çıktığı için; bu doğallık karşısında zaman zaman şaşkınlıklar yaşar. Burada yaşadığı aşk, inandığı soylu düşüncelere hiç benzemediğini fark eder. Sonuç ne olursa olsun yaşamın özünü tattığı için yaptığı hiçbir hareketten pişman olmaz. Tabii yeroşka’yı da atlamak istemiyorum. Tüm bu yasa saçmalıklarını umursamayan, bir kez geldiği hayatta eğlenmeyi yaşamının merkezi haline getirip bil’fiil içen, ve küçük mutluluklarla yetinmeyi bilen bir ihtiyar. Bu kitap üzerine kuracağım daha çok cümle var. Tolstoy’un dili o kadar sade ve akıcı ki bir çırpıda okunuyor.
KazaklarLev Tolstoy · Amfora Yayınları · 20065,3bin okunma
Puan vermedi·175 syf.··
2020 13. kitabı
Balzac bu kitapta -en önce- bana hayata dair kullanabileceğim bir çok özdeyiş ve öğüt bıraktı. Dışı parıl parıl parlayan ama içi pişmanlık kurtları ile kemirilen, geçici zevkleri sürekli acılarla pek pahalıya ödenen bu Paris sosyete hayatını çok yakından tanıdım. Tabii en çok dikkatimi çeken karakterlerden biri de Vautrin oldu. Bu sosyete zümresini çok iyi tanıyan, bu zümrenin pisliklerinin her birini bilen bütün sahteliklere şahit olan ve Eugene’nin -o dinlemese de- akıl hocalığını yapan bir karakterdi. Gelelim Eugene’ye. Ailesi tarafından erdem, iyilik, doğruluk, dürüstlük, sahibi olarak büyütülen Eugene’nin; bir taraftan kendisine öğretilen ve karakterini oluşturan bu değerlerinin, bir taraftan ise sosyete hayatına girmek istemenin getireceği sahteliklerin çatışmasına tanık oldum. Ceplerinde 3 kuruş para olmasa bile sosyete zümresinde kabul görmek için giyim ve kuşamı her şeyden önde tutan zavallılar... ve tabiiki hayatını kızlarına adamış, onların bir dediğini iki etmeyen, onlar soylu gözüksünler ve sosyete hayatında var olsunlar diye kendisini yok etmiş bir baba. Goriot Baba. fakat insanoğlu çiğ süt emmiştir. kendi çıkarları ve ihtirasları için ona her seyini vermis, tüm kalbini onun icin adamıs bir insanın kalbini söküp atmaktan hiç çekinmez. önünü açsın diye uçurumdan itmesi gerekse, gözünü asla kırpmaz. Bu babası olsa bile...
Goriot BabaHonore de Balzac · Mercek Yayıncılık · 018,7bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2020 12. kitabı
dolu ve derin olanların fazla geldigi, uyum saglayamadıgı bir dunyanın klasigidir. soz konusu durumda olanların hepsinin gunlugu aynıdır. onlar yazdıklarını kendisinde bir kopya bırakmaksızın dagıtır, onlar kendini insanlara anlatmak icin kıcını yırtar, degısık cevre ve ınsanlara yanasır, kendı kendıne kurtulmayı dener, aslında hepsi kurtarılmayı bekler, aslında hepsı kurtarılmayı beklemesının anlamsız oldugunu farkettıgı anda tıkanır, dunyaya bakıs acısına verdıgı kavisin logaritmasini hesaplıcam, en ıyısını yasıycam derken hıc yasamadıgını farkeder bır gun, hepsi vurulur. hepsinin ardında pisman birileri k(a)lır.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475,1bin okunma