Hata Asıl Neredeydi?
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 10:57
Fawaz A. Gerges, Orta Doğu'da Demokrasi Neden Başarısız Oldu? Hata Asıl Neredeydi? diyerek Orta Doğu'ya (özel de ise İran ve Mısır) bakıyor. Burada Bernard Lewis'in Hata Neredeydi? adlı kitabına atıfta bulunup araya "asıl" sorusunu ekleyerek Lewis ve onun gibi düşünenlerin dışında farklı şeyler söylüyor. Lewis, Orta Doğu'nun gelişememesinde dinin rolüne özel vurgu yaparken, Gerges ise İngiliz ve Amerikan emperyalizmin bu coğrafyada yaptığı siyasi yanlışlara öncelik veriyor. Bu yanlışlıkların da bugün de devam eden sorunların da temelini oluşturduğunu ifade ediyor. Yazar, özellikle şunu da vurguluyor: 1950 ve 1960'lı yıllarda İran ve Mısır'da seküler ve milliyetçi yapılar akamete uğratılmasıydı şu anki Sünni ve Şii yapılar bu kadar güçlü olabilirler miydi? Bu açıdan da olayları yorumlayıp dün, bugün ve yarına bakabilmek de önemlidir. 2. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan yeni düzen içinde iki cephenin de dışında kalmak isteyen ülkeleri de zorlu bir süreç bekler. Bu kapsamda özellikle İran'da petrol alanlarının millileştirilmesini isteyen başbakan Musaddık ile Mısır'da yine milliyetçi söylemlerle iktidarı ele geçiren (Süveyş kanalını İngiliz ve Fransızlardan kurtarmak, halkın yoksulluğunu gidermek için çeşitli çareler üretmek vb.) Nasır ele alınıyor. İngiliz ve Fransızların yavaş yavaş bölgeden çekilmesi ve yerine ABD'nin geçmesi bölgede güç dengeleri anlamında da değişikliğe yol açar. Bir yanda ABD'nin güdümündeki Körfez devletleri (ya da kabile devletleri) diğer yanda bağımsız hareket etmek isteyen Mısır ve İran. Bu durum bugün bile tehlikeliyken 1950 - 60'lı yıllarda farklı ses çıkarmak iki liderin de sonunu hazırlar. Orta Doğu zengin yer altı kaynaklarına sahipken neden ekonomik ve teknolojik bir başarı ve ilerleme sağlayamadı? Ümmet fikri neden bağlayıcı olmadı
Hata Asıl Neredeydi?Fawaz Gerges · Timaş Yayınları · 20267 okunma
Kuran’ı Kerim’in İcaz ve Belagatı
9/10
·655 syf.··
2026 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 22:14
40 Kelimesi de ayrı ayrı emek olan bir kitaptan en dikkat çeken üç kelimenin birbiri ile İcaz ve izahı (إمراة)_Dişi-Eş. ( البعل)- Eşkoca •(İmraetün) kadın Arapçada 1.anlamı dişilik 2. anlam olarak eş anlamında kullanılır. •Kur’anda (إمراة ) kelimesi evli dahi olup nasıl bir kopukluk olursa olsun şu şekillerde kullanılır; -ölüm, boşanma -Eşler arası çatışma,çekişme (Nisa/128) -Eşler arası din farkı (Hud/81) -Çocuk doğurmamış olmak (Meryem/5) -Bekar (Kasas/23) -Kadınsal durumlar (Bakara/282) vb. durumlar için ilişkiden uzak durumlarda kullanılır. Burada bir kelime daha devreye giriyor. O da Zevc ( زوجة ) . Zevc; iki şeyin birbirine tutunup birbirinden ayrılmaması demektir. Zevc kelimesi tam bir evlilik için kullanılır. (Yukarıdaki şartların tam tersini taşıyan). Bundan dolayı hanımına tutunan erkeğe ‘zevc’, kocasına tutunan kadına da ‘zevce’ denir. Örnekle ilerleyecek olursak kısırlık hangi tarafta olursa olsun aile birliği için bazen yıkıcı olabiliyor.Bu olayı Hz. Zekeriya’nın eşi için iki farklı ayette (امرأة ) - ( زوجة) kelimeleriyle net bir şekilde ortaya konuluyor. (Hz. Zekeriyanın eşi yaşı ilerlemiş ve kısır bir kadındır.) İlgili Ayetler; •Meryem 5-8. Ayetler … قال رب أني يكون لي غلام و كانت امراتي … …karım ise kısırdır.Bana kendi tarafından ; bana ve Yakup hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla..(Allah şöyle dedi:) ‘Ey Zekeriya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz… •Enbiya 89-90. Ayetler …و أصلحنا له زوجه… …Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için doğurmaya elverişli kıldık… -İlk ayette çocuk olmadan önce imraeti , (امرأة)Yahya (a.s) olduktan sonra zevcehu (زوجه) kelimesi kullanılmıştır. (بعل) Ba’l -Koca Yukarıda kadın (امرأة ) geçen kelimelerden
Din
Kur'an'da Eş Anlamlı Sanılan 40 Kelimenin İ'caz ve İzahıAbdulazım İbrahim Muhammed El Matani · Beka Yayınları · 20251 okunma
Reklam
Puan vermedi·217 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
filistin sorunu sadece Ortadoğu’nun değil, dünyanın ezilen tüm halklarının da sorunudur. adward said kültür ve direniş kitabında david barsamianla konuşuyor bizlerde sürece,tanıklık ediyoruz.edward saidin adaletsizliğe öfkesini her satırda hissediyorsunuz.1948 den beri gün be gün israil vahşeti altında ,çoluk,çocuk,yetişkin,kadın farketmeden ölüyorlar,işkenceye,sürgüne maruz kalıyorlar ve kendi yurtlardında yerleşimci olarak isimlendiriliyorlar.öfkelenmesini ve dilini yaşanan acıları düşününce yadsımıyorsunuz.saidi okumak fikir işçisi bu aydının,iç dünyasına girmekle eş değerdedir.said israili amerika ile elbirliği ile sömüren emperyalist bir ülke olarak tanımlar ve kültür,medya ağı ile beyinlere zikreder diyerek,ezilen halkların kendi medyasına,kültürüne sahip olması gerektiğini belirtir.emperyalizm üzerine yine said kitapta şöyle bir anektod da düşer okurlara,burjuvazi emperyalizmi yaratmıştır ve her türden eğemenlğini korumak için acımasızca dezanfarmasyonu kendine hak görmektedir. daha eskilerden ve bence daha da doğru yaklaşım ise emperyalizm üzerine leninin saptamasıdır..onun söylevi ise :kısa ve netdir,emperyalizm, “kötülük” ve “kapitalizmin en yüksek noktasıdır.emperyalizmin böl,parçala,yönet taktiği saide göre filistinde yaramış çünkü halk olamktan öte,cemaat,kabile,aşiret,sayısız kurum ve yapılanma etrafında birlikten uzak hareket ediyorlar.yer yer söyleşi esnasında emperyalizm üzerine tanımları başka aydınların gözünde de okuyacaksınız. ayrıca arafat ve eşine müthiş kızgınlığını,türkiyenin israil ve filistin ilişkilerini,türkiyenin sınır ötesi operesyonları,incirlik üssünün önemi vb konuları da bulabilceksiniz.tek devletli çözümü öneren said israil ve filistin arasında kardeşlik esasına dayalı anayasal bir devlet olması gerektiğini ve çözümünde kati suretle
Kültür ve DirenişEdward Said · Agora Kitaplığı · 200995 okunma
6/10
6/10
·528 syf.··
2026 12. kitabı
Geldik bu kitabaaa. Hainin Mührü'nü okurken arada okurum diye okudum aslında biraz da. Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim bu sefer sadece kendi yorumumu yazacağım. Bu kitap benim için 6/10 puan. Nedenlerine geçecek olursak ☆Birincisi ben kitaplardaki karakterleri kendimle bağdaştırmayı severim. Yani huy açısından olabilir, düşünce şekli açısından olabilir. Bu kitapta onu bulamadım. Ana karakterle hiçbir düşüncemiz benzemiyor. Bu öznel bir neden zaten. ☆Kitapta hep aynı dram oldu. Birisi birisini seviyor karşılık görmeye çalışıyor sonradan hastalık olabilir, üçüncü bir kişi olabilir bir olay oluyor ilişki bozuluyor. Sonra yanlış anlaşılmalar ben seni affettimlerle hikaye tatlıya bağlanıyor ve sonra o olay tekrar patlak veriyor falan filan. Kitap böyle devam ediyor. Ben çatışma olmasına bir şey demiyorum zaten kitabın sarması için bir amaç olması lazım sonrasında o amaca ulaşmaya çalışırken engeller olması, bunların üstesinden gelinmesi vb. şeylerin zaten olması lazım. Fakat her kitapta aynı olayı okuyunca sıkılıyorum. Bir olay olsun sorun çıksın kitap uzasın tamam ama her kitapta da aynı sorun neden çıkıyor. Bu sadece bu kitaba özel bir durum değil yani. Çoğu kitapta bunu görmeye başladım. ☆Bu sefer olumlu bir şey söyleyeceğim merak etmeyin. Kitaptaki ana karakter çalışkan olunca ders yapasım geldi bu iyi oldu yani dndjdjjdjd Zaten kitap üniversitede geçiyor biraz da o yüzden sınav geçme falan olunca beni de etkiledi. ☆Yazım dili oldukça güzeldi. Kolay, anlaşılır. Kendini okutuyor yani akıcı. ☆Aslında kitap başta sardı girişte ilk 200 sayfası falan sonra biraz sıkıldım ama yinede seri bitsin diye ikinci kitaba geçtim. ☆Okuyabilirsiniz. Bazen arada böyle kitaplarda okumak gerekiyor. Sıkmayan, hemen okunan türden. Benim için çok çok iyi bir okuma değildi ama
Mürekkebe Boyanan Sardunya - 1Sümeyye Demirkan · Ephesus Yayınları · 20211,974 okunma
İnsanlar
8/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 16:58
Dünyaya başka bir galaksiden görev için gönderilmiş bir adam, dünyadan bir kadına aşık olur ve her şeyini kaybetmek pahasına kadın için insan olmayı seçer. Tek solukta okunabilen hem fantastik hem de duygusal bir romandı. Canlının dünyayı ve insanları analizi ardından anlamaya başlaması ve bunun için gösterdiği çaba etrafında yaşananları anlatıyor. Biz insanların içinde bulunduğu dünyayı, duygularımızı, an’ı ne kadar kaçırdığımızı ve zamanı yaşayış şeklimizi sorgulatan bir romandı. "İnsan" olmanın nasıl bir şey olduğunu bir uzaylının gözünden çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Bizim insan olarak farkında olmadığımız bize gayet sıradan gelen bir çok şeyin yemek yemek, öpüşmek, portakal suyu içmek, sevmek, sevilmek, acı hissetmek vb. aslında ne kadar değerli olduğunu hissettiriyor. Dünyaya ve insan olmaya farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Siyonizm: Rasyonel Stratejiden Apokaliptik Vahşete
Puan vermedi·1034 syf.··
2026 31. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 20:14
​İnsanlık onurunu, inanç değerlerimizi, köklü Türk tarih ve töresini ortak paydada buluşturan en temel duruşlardan biri, her türlü ırkçılığa ve bu bağlamda Anti-Semitizme karşı sarsılmaz bir set çekmektir. Zira bir topluluğu inancından veya kökeninden ötürü hedef almak, Medeniyet Tasavvurumuza tamamen aykırıdır. Ancak aynı kararlılıkla ifade edilmelidir ki; Anti-Siyonizm, dini değerleri kendi sapkın ideolojik emellerine kılıf yapan bir yapıya karşı yükseltilmesi gereken, İnsani ve Ahlaki Bir Zorunluluktur. ​İsrail ordusunda bizzat görev yapmış Yahudi asıllı bir tarihçi tarafından kaleme alınan bu eser; Anti-Semitizm tuzağına düşmeden, tamamen objektif bir perspektifle Siyonizm’in röntgenini çekmektedir. Kitap, Yahudi inancını araçsallaştırarak onu yıkıcı bir ideolojiye dönüştüren bu yapının; İsrail’in kuruluş öncesinden bugüne kadar hedeflerine ulaşmak adına her türlü İnsan Hakları, Evrensel Hukuk vb. Norm, Yasa ve Uluslarası Hukuka aykırı davranarak, aynı zamanda tüm bu hukukları çiğnerken, hiçbir İnsanlık dışı yöntemi kullanmaktan çekinmediğini de çarpıcı belgelerle ortaya koymaktadır. Orta Doğu’da bir kanser hücresi gibi türeyen ve günümüzde küresel bir metastaza dönüşerek tüm İnsanlığı topyekûn bir felakete sürükleyen bu 'demir duvar' stratejisi, yazarın kaleminde bir suç duyurusuna dönüşmektedir. Avi Shlaim’in bu eseri, İsrail’in kuruluş stratejisini "askeri bir duvar" olarak tanımlarken, güncel gelişmeler bu duvarın sadece beton ve silahtan değil, aynı zamanda rasyonellikten uzak, sapkın bir teolojik zırhtan örüldüğünü göstermektedir. Shlaim'in arşiv belgeleriyle ortaya koyduğu "güç kullanımı" , günümüzde Küresel Finans Kapital ve Dini Fanatizmin birleştiği bir "Yeni Dünya Düzeni" aracına dönüşmüştür. İnsanlık tarihi boyunca Dinler,
Siyonizm
Demir DuvarAvi Shlaim · Küre Yayınları · 201943 okunma
Reklam
Reklam