Malcolm X, 1925 yılının Mayıs ayında Nebraska Eyâleti'nde 7 çocuklu bir ailenin 7. çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası papaz, annesi ise görgülü eğitim görmüş bir melezdi.
Yıllardan 1929, Malcolm henüz 4 yaşındayken atlı beyaz adam etrafta ateş saçıyor ve herkes çığlık çığlığa kaçışıyodu. Dışarı kaçtıkları sırada evleri gözlerinin önünde alevlerin etkisi ile çökmüştü.
Evlerinin yanmasından sonra Lansing'in en fakir mahallelerinden birine taşındılar. Malcolm, 6 yaşındayken babası bir beyaz adam tarafından öldürüldü. Küçük yaşlardan itibaren zor bir hayatın onu beklediği buradan anlaşılıyordu. Annesi eşini kaybettikten sonra aklını yitirmiş ve hastaneye kaldırılmıştı. Malcolm ve kardeşleri ise ıslah evine yerleştirildi.
13 yaşına giren Malcolm hem okula gidiyor, hem de bulaşıkçılık yapıyordu, aslında asıl hedefi avukat olmaktı. Bir gün, öğretmeni sınıftakilere ne olmak istediklerini sorduğunda Malcolm'ın, "Ben avukat olacağım." demesi hayatın ne kadar acımasız olduğuyla karşılaşmasını sağlamıştı. Öğretmeni ona "Yapma Malcolm, sen bir zencisin. Bir zenci nasıl avukat olabilir ki? Başka bir şey olmaya düşünmelisin. Ayakkabı boyacısı mesela... Veya marangoz olamayı düşünmelisin."
Malcolm daha küçük yaşta ten renginden dolayı birçok baskıya maruz kalmıştı, bu diyalogdan sonra avukat olmaktan vazgeçmiş ama beyaz adama olan kini de iki kat artmıştı.
Ortaokulu bitirdiğinde ablasının yanına yerleşti, orada öğretmeninin dediği gibi ayakkabı boyacılığı yaparken kötü alışkanlıklara sahip bir genç haline geldi. Sokakta ayakkabısını boyatmak isteyen bir adam daha çok para kazanabileceği bir iş teklif etmiş fakat sigara satımı ile başlayan iş daha sonradan esrar satıcılığına evrilmişti. İşlerini büyüttü ve kendine bir çete kurdu. Tek kuralları sadece beyazların eşyalarını