herkes bir şeyler yazıyor
bir şey anlatıyor
bir yerlerde
birileri konuşuyor sürekli
.
ekranlar
programlar
mühim adam demeçleri
uzman görüşleri
son dakika gelişmeleri
.
manşetler
tweetler
büyük analizler
her şeyi bilenlerin bitmeyen mesaisi
ve bunca gürültünün arasında
insanın kendine rastlaması
gitgide zorlaşıyor
insanın kendi iç sesini duyması
bir mucizeye dönüşüyor
.
(çünkü ekranlar ışık saçıyor
ama hiçbir şeyi aydınlatmıyor)
bu şiirin de
o konuda bir çözümü yok
derde deva değil
sihirli bir formül sunmayacak
hayatın akışını durdurmayacak
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birlikte çay içtiğimiz sokaklarda yürüdüğümüz
o süt mavisi gülüşler güz solgunluğunda şimdi
unuttum çoğunun adını çoğu voltalarda yıllardır
nasıl da sessiz yaşanıyor gürültüler ortasında
Çayın öyküsü İngiliz İmparatorluğu'nun hem yenilikçi, hem yıkıcı gücünü ve menzilini yansıtır. Çay, bir yüzyıl kadar bir süre dizginsiz bir küresel süper güç olan bir ulusun tercihli içkisiydi. İngiliz yöneticiler, Avrupa'nın ve Kırım'ın savaş meydanlarında İngiliz askerlerin ve Midlands fabrikalarında İngiliz işçilerin yaptıkları gibi, gittikleri her yerde çay içtiler. İngilizler o zamandan beri çay içen bir ulustur. İngiliz imparatorluğunun ve ona yakıt olan içkinin tarihsel etkisi, bugün dünyanın her tarafında hala görülebilir.