"Neye yarardı yaşamak Gönülde bu aşk olmazsa Hayat ancak çelik çomak İman ile meşk olmazsa"
Sayfa 77 - TEMİR yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Kırk odadan, üç aynadan, yedi kapıdan geçerek varmış buraya anahtarı elinde tutan, anlatmanın anahtarını... "Huu" çekelim buna. İlk vela, desek kimse anlamaz, ama hatırlamak, hatırlatmak gerekir: dilin anahtarı oyunda... Gene de dil vururken yaşadıklarımıza çok oyalanmayalım sözcüklerin çelik-çomak oyunlarıyla... Eyvallah diyelim başlangıç bildiren evvela'ya... Çünkü her şey evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... İnsanın bütün sırları olayları ve olanları zamansızlaştırmanın ilminde...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çelik Çomak Oynamaya Gelmedik, Çiçemm:))
Her tarafımız öyle engelle çevrili ki, bir süre kahrolsak da sonunda daha mutlu oluruz.
Alıntı
Gidiyorsunuz ya gülüşüyor çocuklar Her biri o kadar güzel ki artık Salıncak çelik çomak ve rüyalar yok artık Harp oyunları bile unutuldu dönemeçlerde
Sayfa 267·Kitabı okudu
Ve asıl olan Hz. Peygamber'in açtığı yoldan ötelere bir kapı aralamak ve cihanın her yanına ilahi muştuyu yaymaktır. Dert budur, devlet budur ve dava budur. Gayrısı bir çelik çomak, bir ömür avuntusu...
Alıntı
Nâzım, bir aralık, daima, karılı kocalı "Sertel'lerin tasahup ve himayesi altında, komünist yatağı haline getirilen TAN gazetesinde, imzasız ve aşağılık fıkralar yazmaya başlamıştı. Bu fıkralar, şiiri dışında, tıpkı piyeslerinde olduğu gibi, espri, fikir, kültür, üslup sahibi bir Nâzım Hikmet olmadığını göstermekte ve yavanlıkta birer baş örnekti. Kendisine sordum: - Bu aşağılık yazıları niçin yazıyorsun? - Geçinmek için... - Geçinmek için Yeni Cami önünde potin boyacılığı etsen de kalemini düşürmesen daha iyi etmez misin? Ayniyle şu karşılığı verdi: - Sen benim gözümde "eski"nin en iyisi ve en güçlüsü bir kalemsin! Fakat eski olmaya eskisin! Bense "yeni"yi şiirlerime ayırıyor ve gerisini çelik çomak diye yapıyorum. Telakkilerimiz arasında fark var! Yalnız şiirde ezberlediği kadarıyla kalıp nesirde ulaşamadığı "yeni"yi aczine perde diye kullanan zavallı (prosede)ciye acımıştım.
Sayfa 85 - NÂZIM HİKMET, RUSYA’DAN DÖNÜŞ, b.d.y
Nazım Hikmet Ran