Suleymân b. Abdulmelik Medîne’ye hac yapmış olarak girdiğinde dedi ki: “Sahâbeden birkaçını görmüş olan bir adam var mıdır?” Dediler ki, ‘Evet, Ebû Hâzim vardır.’ Bunun üzerine Suleymân ona haber gönderdi, Ebû Hâzim gelince de ona dedi ki: “Ey Ebû Hâzim, bize ne oluyor? Biz niçin ölümü sevmiyoruz?”
Dedi ki: "Çünkü siz, dünyânızı imâr ederken âhiretinizi harâb ettiniz. Hal böyleyken imâr ettiğiniz yeri bırakıp da harâb olmuş bir yere gitmeyi kerîh görüyorsunuz."
Suleymân “Doğru söyledin.” dedi, ve ekledi “Âh, keşke Allah azze ve celle katındaki hâlimiz ne bir bilseydim?!”
Ebû Hâzim dedi ki: "Amelini Allah’ın Kitâbı’na arz et."
Suleymân dedi ki: “Amelimi Allah’ın Kitâbında nerede bulurum?”
Dedi ki: "Allah azze ve celle’nin şu kavlinde: «Şüphesiz ki iyiler/sâlihler elbette onlar nimet içindedirler • Günahkârlar ise, muhakkak ki onlar ateştedirler»"
Suleymân dedi ki: “Peki Allah’ın rahmeti nerededir?”
Dedi ki: "Allah’ın rahmeti muhsinlere/iyilik edenlere yakındır."
Bunun üzerine Suleymân “Keşke yarın Allah katında arz olunuş nasıl olacak bilseydim!” dedi.
Ebû Hâzim dedi ki: "Muhsin kimse, sanki uzun bir ayrılıktan sonra ailesine kavuşmuş kimse gibi (mutludur). Kötü kimse ise Mevlâsından kaçar (bir köle) gibidir.."
Bunun üzerine Suleymân sesli sesli ağladı ve sonra Ebû Hâzim’e: “Bana nasîhat et..” dedi.
Ebû Hâzim dedi ki: "Sakın Allah seni harâm kıldığı yerde görmesin ve sakın Allah, emrettiği şeyde bulamadığı için seni aramasın."
t.me/diraase
🌿 *Allâh’ım, bana öyle bir îman, öyle bir yakîn ver ki, artık bir daha küfür (ihtimâli) kalmasın.*
*Öyle bir rahmet ver ki,onunla, dünya ve âhirette Sen’in nazarında kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım*
•📗Tirmizi..
أمين
ما للعارفين شغل بغير مولاهم، ولا همّ في غيره.
وفي الحديث: "من أصبح وهمه غير الله فليس من الله"
Ariflerin, Mevlalarından başka hiçbir meşguliyetleri ve arzuları yoktur.
Hadiste şöyle buyrulmuştur:
“Kimin arzusu Allah'ın dışında bir şey ise onun, Allah ile hiçbir bağı yoktur.”
[İbn Receb el-Hanbelî, Kelimetu'l İhlas]
t.me/alimlerdensozler
لا تزالُ لا إلَهَ إلّا اللهُ تَدْفَعُ عن قائِلِها ما بالى قائِلُوها ما أصابَهم في دنياهم إذا سَلِمَ لهم دينُهم فإذا لم يبالِ قائِلُوها ما أصابهم في دينِهم بسلامةِ دنياهم فقالوا لا إلهَ إلّا اللهُ قيلَ لهم كذَبْتُم
الراوي: أبو هريرة
7915- Ebû Hureyre (ra)'dan: [Allah Resûlü (sav) buyurdular ki:] "Dinleri sâlim olup dünya hayatı hususunda başlarına gelene aldırmadan *'Lâ ilâhe illallah'* kelimesini söyleyeni, bu kelime devamlı olarak savunur. Dünyalarının selâmeti için dinleri hususunda başlarına gelene aldırmayıp *'Lâ ilâhe illallah'* diyenlere şöyle denir. ' _Siz yalan söylüyorsunuz_ !"
Cem'u'l-fevâid, Rûdânî