Nefis, bir şeyin tadını aldığında onu arzu eder.
Bundan dolayı kul, imanın tadını alıp imanın o güleç yüzü kalbinde iyice yer edecek olursa, onun imana olan sevgisi kalbinde kökleşir ve o ebediyen hiçbir şeyi o imanına tercih etmez…
Nefis, bir şeyin tadını aldığında onu arzu eder.
Bundan dolayı kul, imanın tadını alıp imanın o güleç yüzü kalbinde iyice yer edecek olursa, onun imana olan sevgisi kalbinde kökleşir ve o ebediyen hiçbir şeyi o imanına tercih etmez…
Yazıklar olsun şu ademoğluna! Yazıklar olsun onun aceleciliğine, zulmüne ve cehaletine ki Allah'ın karşısında divan durduğu ve O'nunla konuştuğu halde bu kadar aceleci davranır! Ama bir arkadaşıyla konuştuğu zaman bir, hatta iki saat ayakta dikilse bile yorulmaz...
Âişe radıyallahu anhâdan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:
“Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem karpuzu taze hurmayla birlikte yerdi.”
Tirmizî, Et‘ime 36, nr. 1843.