Çünkü aklım bir cehennemdi. Ve tek yaptığım, barış senaryoları yazıp uygulamaktı. Bunun dışında da uyandığım her gün, kendimi öldürmemek için çabalamakla geçiyordu. Hatta sırf bunun için bir çello satın almıştım. O güne kadar hiç enstrüman çalmamış ve öğrenmeyi de denememiş biri olarak o çellonun hayatımı kurtarabileceğini düşünüyor, bu yüzden de nereye gitsem sırtımda taşıyordum.
Cenazemde game of thrones çello versiyonu lütfen
Müzisyen olsan kendi cenaze maaşımı yazardım gayet de haklı olurdum!
Sayfa 477·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bizim orkestramızda kanun ile çello, ney ile keman beraber bulunabilmeliydi. Soyut resim ile minyatür birbirini neden dışlasın yahut ltri ile Bethoven neden kavga etsin ki,ama yok bu ülkenin hayrına olmayan birilerine göre biz daima kavga etmeliyiz ve Olimpos‘un çocuklarıyla Hira dağının çocukları arasında hep bir kavga sürmeli,herkes sokaklarda birbirlerini öldürmeli 
Ne kudretli çalgıymış
"Çello Tanrının ağlayışıdır.Çello Tanrı'nın nefesidir.Çello Tanrı'nın gülümsemeleridir.Çello Tanrı'nın yakarışlarıdır."
Sayfa 293·Kitabı okudu
Sonuçta İslamcıların ekseriyeti kendilerini ney ile ebruya hapsedilmiş hissettiler, komünistler de bakteri ve elektrogitar ile ilerici geçindiler. Oysa bizim orkestramızda kanun ile çello, ney ile keman beraber bulunabilmeliydi. Soyut resim ile minyatür birbirini neden dışlasın yahut Itri ile Bethoven neden kavga etsin ki ?
Sayfa 192·Kitabı okudu
İslamcıların ekseriyeti kendilerini ney ile ebruya hapsedilmiş hissettiler, komünistler de bateri ve elektrogitar ile ilerici geçindiler. Oysa bizim orkestramızda kanun ile çello, ney ile keman beraber bulunabilmeliydi. Soyut resim ile minyatür birbirini neden dışlasın yahut Itri ile Bethoven neden kavga etsin ki? Ama yok, bu ülkenin hayrına olmayan birilerine göre biz daima kavga etmeliyiz ve Olymphos'un çocuklarıyla Hira Dağı'nın yahut Tanrı Dağı'nın çocukları arasında hep bir kavga sürmeli, herkes sokaklarda birbirini öldürmeli. Sonuçta, işte hepimiz buradayız. O hâlde şöyle soralım; bu kuru çatışmalarla geleneği, tarihi, kültür ve sanatı da öldürdüğümüzde geriye ne kalacak, ha, ne kalacak? Çocukları savaşlarda ölen bir halk yeniden bir millet yaratabilir; ama kültürü ve sanatı ölen bir topluluktan artık millet çıkmaz. Sonra da şu koğuşları dolduranlar gibi birbirini düşman belleyip öldürür. Öyle değil mi yoldaş Mehmet?