Islahat ve inkılâp nesilleri başkalarına benzeyerek bir şahsiyet kazanma çabasında idiler, fakat kopyeyi bile başaramadıkları için Avrupalıların gözünde gayet itibarsız bir mevkie düştüler. Genç nesiller eskilerin düştüğü bu yabancılaşma batağından, yani kendi halkına ve kültürüne yabancı kalma hastalığından kurtulmak için çırpınıyorlar. Onların eskilerden daha muhafazakâr ve daha halkçı görünmelerinin sebebi budur.
Ama Papalagi daha sonra hasır örmektense, kulübe yapmayı sevdiğini fark ederse, o zaman "yanlış meslek seçmiş" denir. Iska geçmek gibi bir şeydir bu. Büyük acı verir, yanlış meslek seçmek geleneklere aykırıdır çünkü.
Ben bunu yapamıyorum, yapmak istemiyorum ya da ellerim bana itaat etmiyor demek, gerçek bir Papalagi'nin serefine yakışmaz.
Yozlaşma başlayıp disiplinin zincirlerini salıverdikten ve kafasına kadar ahlaksızlık ve günahkarlığa battıktan sonra yiğitliği ile ünlü olup da hâlâ komşularınca korkulan bir ulus hiç görmedim .
Bugün, belki de sen
artık öldüğün için,, bana bir zamanlar haksızlık ettiğini
düşünemiyorsam da, bana haksızlık edildiği düşüncesi içimde
öylesine gelişti ki artık bütün dünyayı suçluyorum. Bu
bakımdan. Bu bakımdan da istemediğim bir yerlere vardım,
artık bütün dünyanın suratına çarpıp duruyorum kapıları.