Cemile, Orhan Kemal'i hatırladığım ve özlediğimi hissettiğim bir kitap oldu. Yazarın yaşamış olduğu ve müzeleştirilen evi gezip üstüne oğlu ile de sohbet edince karşımıza çıkan bu kitaba tereddütsüz başladım. Günlük konuşma dili, Türkçe'yi güzel kullanılı ve hepsinden önemlisi göze çarpan "gerçekçilik" detayı kitabı okumamı kolaylaştırdı. Birkaç günde bitirebildiğim, merak ettiren kitapları ayrı seviyorum ve unutmuyorum sanırım.
Gelelim Cemile'ye. Bir pamuk ipliği fabrikasında çalışan, cevval, herkesin sevdiği ve hatta başı sıkıştığında yanına koştuğu, güçlü ama merhametli bir genç kadın Cemile. Kitapta sıkça üstüne basılan otuz bin maaşı olan kâtip Necati'yi seviyor. Kavuşacaklar mı diye merakla okuyorsunuz kitabı.
Cemile'nin Orhan Kemal'in eşi Nuriye Öğütçü olduğunu da bizzat oğlu Işık Bey'den teyit etmemiz güzel bir nüans oldu. Bunu bilerek okumak keyif vericiydi.