Duygusal ihmal, bir nehir havzasındaki sel suları gibi yavaş yavaş bir insanın varoluşunun temelini aşındırır. O insanın enerjisini, motivasyonunu, özsaygısını ve hayat akışını elinden alır
Henry David Thoreau, " Çoğu insan sessiz bir çaresizlik içinde yaşamlarını sürerler." demişti. Çocuklukta duygularının farkına varmadan, onları etiketlemeden ya da bu duyguların ötesine geçmeden yaralanan insan topluluklarını kastediyordu.
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni.
Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni.
Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm.
Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim.
Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim.
Beni uyandır.