Puan vermedi·127 syf.··
2026 1. kitabı
ÇİFTE YAŞAM 1844-1847 yılları arasında yazılmış olan kitabımız Rus Edebiyat klasiği olarak Karolina Pavlova tarafından kaleme alınmış..Lamia Pekzeren tarafından Rusça aslından Türkçe'ye çevrilmiş..Dönemin gündelik hayatı, edep kuralları gibi yaşam tarzları anlatılıyor kitabımızda ..Şiirsel özelliklere de sahip olan Çifte Yaşam, Sesilya'nın hayatını konu almış.. Sesilya,Moskova sosyetesinin güzide bekarlarindandır..Annesi Vera her anne gibi kızını iyi yetiştirmiş,görgü ve edep kuralları içerisinde büyütmüştür.Varlıklı bir aileye kızını vermek tabi ki de gururunu okşayarak bir hareket olacaktır..Sesila ve arkadaşı Olga yüksek zümreye mensup genç kizlar olarak,İngiliz birer dadıya da sahiptirler ..Ama Sesilya,tüm bu ihtişamın içerisinde odasında yalnız kaldığında şiirle uğraşmakta ve bundan çok büyük bir mutluluk duymaktadır..Kendini sadece burada özgür hissetmektedir..Hayal gücü onu başka diyarlara götürmekte,sanki her akşam onunla sohbet etmektedir ..Şaşalı bir hayat ve içinde yaşadığı tarif edilemez şiir aşkı, hayal gücü..Aydınlığa açılan bir kapı gibi ..Tüm bunların yanı sıra gelen aşk... Peki bu aşk gerçek mi?yoksa çok mu erken??Peki ya Dimitri?Neler düşünmekte ve hissetmektedir? Bir genç kızın hissettiklerini ve yaşadıklarını konu alan kitabımız bana farklı ve özel geldi ..Ruhundaki dürtüler mi yoksa aşk mıydı tercihi?? ️ İşte parladı gökkubbenin yıldızları... Pus dağıldı..Bir korku doldu içeri.. Huzur,havadar ve fevkalade bir oda mıydı böyle? Yoksa mehtabın vurduğu zengin ve aydınlık bir bahçe mi?️ ️Erdemli bir kadın,uçarı bir erkeği tamamen değiştirebilir.. ️Hayatı yalnızca uzun ve fasılasız bir yalandan ibaretti! ️Sosyete kadınları,ilk okunduğunda bile hiçbir bir anlam ifade etmeyen bir cümle üzerinde otuz farklı çeşitleme yapma sanatında
Çifte YaşamKarolina Pavlova · Telemak Yayınları · 2025196 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 00:00
Ne okudum ben? Ali Teoman bu sefer de okurlarla oynamış. Muğlak , belirsiz bir zeminde ilerliyoruz. Kafkaesk arka kapakta bile yazıyor ama ben katılmıyorum çok önemeliyse Kafkaesk atmosfer tamam biraz karanlık ve kasvet için kullanılıyor ama bürokrasi çarkları arıyorum illa ki, yok! Daha duygular üzerine bir metin. İkili ilişkiler ancak birçok çeşitleme mevcut. Sonunda anlaşılıyor biraz bu çeşitlemenin nedeni ama kim kimdir pek netleşmiyor. Biraz spoilera yakın bir şeyler: Benim gençliğimde yaşlılara bakar(şimdi o yaştayım jshsh) hayatlarıyla ilgili hikayeler uydururduk. Eşikte böyle bir oyunun izleğinde ilerliyor. Ancak uydurmalarda kendilerinden de izler var. Bu sonlarda anlaşılıyor, o zamana kadar belirsizlik hakim. Anlaşılınca da her şey tam yerine oturuyor mu, hayır :) Tabii Ali Teoman’nın dil kullanımı lezzetli, farklı anlatıcılar da denemiş. Sadece ilk bu kitabıyla başlamayın bence, eleştirmenlere oyun oynadığı kitabı daha iyi bir başlangıç, Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı. başkasına oyun oynarken daha çok seviyorum:) Eşikte, ilk romanıymış sonra tamamlamış da arka kapak bilgisi.
EşikteAli Teoman · Yapı Kredi Yayınları · 2014107 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnceleme
9/10
·320 syf.·
2025 19. kitabı
Doğan Cüceloğlu Var mısın? kitabı, hayatın anlamını ve insanin içsel potansiyelini keşfetme yolculuğunda bana rehberlik etti. Doğan Cüceloğlu , kendi dilinden ve örneklerinden faydalanarak, daha özgüvenli, motive bir yaşam sürmenin yollarini sunuyor. Doğal ve samimi anlatımlarıyla; kopmak üzere olan ilişkilere, önerileriyle düğüm atmayi başarmış nadir bilim insanlari arasindaydi. Söyleşiden de anlaşıldığı gibi; kendi hatalarini dahi, özeleştiriye tabi tutmuş, masaya yatırmış, sorgulayabilmiş bir şahsiyettir. Bundan dolayidir ki; tespit, gözlem ve önerilerinde, ortak payda, toplumsal ve evrensel faydayi, bireysel çikar ve hazlardan her zaman öncelikli görmüstür. Söyleşideki sorular güncel, cevaplar ise ufuk açıcı, ışık tutucu ve manidardir. Sorulari yönelten, gazeteci-yazar sayin Deniz Bayramoğlu yoğun bir ön hazirlik yaptigi anlasiliyor. Kitabin sonundaki; "Ne okumali", "Ne dinlemeli", "Ne izlemeli" seklindeki öneriler listesi ise, ilgi çeken özel bir bölüm. Tarih, sosyoloji, hukuk, felsefe, mantik, anatomi, astronomi, fen bilimleri gibi multidisipliner bir çesitleme ile okuma listesi hazirlayacaksaniz, öncelikli olarak; psikoloji/ davranis bilimleri/insan iliskileri ve iletisim alanindan baglamaniz tavsiye edilir. Kitabı aceleye getirmeden zamana yayarak, altını çizerek, notlar alarak, okumanızı öneririm. Verimli okumalar dilerim.
1000Kitap
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,7bin okunma
6/10
·298 syf.··
2025 117. kitabı
Knights of Hell adlı paranormal serinin ilk kitabı dil akıcılık konu tutarlılığı dünya kurulumu hepsi iyi .Tek derdim ne bok yiyeceğine karar veremeyen erkek kahraman oldu devamlı ben sana layık değilim kafasında ve bokunu çıkardı . İblis ve melek karması bir grup ölümsüz Şövalyemiz var bunlar düz iblisleri senede dört kere açılan kapıdan dünyaya girdiklerinde avlıyorlar . Birde yarı insan yarı iblis çeşitleme insanları eğitiyorlar . Cehennemde Lucifer kontrolü kaybetmiş farklı bir iblis yönetiyor mekanı ve bu kapılar açıldıkça saldırıyor asıl amacı bu kapıları daimi açmak . Lazarus bu Sövalyelerden biri günümüzden elli sene önce beraber göreve çıktığı diğer arkadaşının eşinin ölümünü engel olamıyor . Ve arkadaşı zıvanadan çıkıyor melek tarafını baskılıyor tamamen iblis tarafına geçiyor Lazarus'tan intikam almak istiyor cehennem için çalışmaya başlıyor . Eve Taylor sevimlicik hoş bir hatun kitabevi işletiyor tiksinç bir erkek arkadaşı varmış ondan ayrılmış . Hatun son bir aydır yakınında olanların içseslerini duymaya başladığı için delirdiğini falan düşünüyor . Lazarus hatunu eşi olduğu için hissedince ve bunlar kızın farklı olduğunu anlayınca kızı görmeye gidiyor .Çalıştığı yerde kıza tam olarak iblis olan bir yaratık saldırırken kızı kurtarıp kendi yaşadıkları farklı şehirde olan üsse götürüyor . Kız tüm bu olaylarda makul miktar çıkış yaptı gayet aklı başında ve uyumluydu çok beğendim . Birde bunlar eş bulunca derhal bağlantıyı kurmaları lazım zira hem iblisleri sakinleşiyor hem eş uyumu oluyor eşin ömrü uzuyor hedef olmaktan çıkıyor . Yani tonla olay var derhal yapılması lazım bu herif yok ben layık değilim yok onunda başını yakamam bikbik daimi sıkıntı . Konu tabi akıyor eski düşman ortaya çıktı kızı hedef alıyor benim eşim öldü bende seninkini bitiricem diye .
Knight's RedemptionSherilee Gray · Sherilee Gray · 20181 okunma
Sitedeki en güzel, en kapsamlı Atsız incelemesi.
Puan vermedi·367 syf.·
2025 722. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) Hoş geldiniz, çok bulacaksınız. Çayı kahveyi hazır edin, inceleme uzun, Atsız'ı tanıyacağız. Hayatını kısaca anlatan yazının içine bölümler ekledim, idealleri, görüşleriyle birlikte kişi olarak nasıl birisiydi ona da tanıklık edeceğiz. Keyifli okumalar. =) 1922'de Askeri Tibbiye'ye girme hakkını kazanmıştır. Y. Hacaloğlu'ndan öğrendiğimize göre; 1921-1925 yıllarında haftalık bir mecmua ve bazı günlük gazetelerde "H. Nihål" ve "Askeri Tıbbiye öğrencisi H. Nihal" imzalarıyla yazılar yazan Atsız Bey'in, 1917'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin maddi desteğiyle çıkarılmaya başlanan, Malta'ya sürülene dek Ziya Gökalp'ın idare ettiği Yeni Mecmua'nın, Falih Rıfkı yönetiminde neşredilen sayılarından Kasım 1923 tarihlisinde, "Suallerimiz ve Cevaplar" sayfasında Hüseyin Nihål imzasıyla bir mektubu çıkmıştır. Üç sene Askerî Tıbbiye'de okuyan Atsız, millet kavgaları yüzünden ve Mesud Süreyya adlı Arap asıllı bir mülazımın gereksiz yere istediği bir selamı vermediği için 4 Mart 1925'te mektepten çıkarılmıştır. Askeri Tıbbiye'den çıkarıldıktan sonra, Kabataş Lisesi'nde birkaç ay muallim muavinliği yapan Atsız, daha sonra Denizyolları'nın bir vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış, İstanbul - Mersin arasında birkaç seferde bulunmuştur. 1926'da Yüksek Muallim Mektebi'ne ve Dârülfünûn'un Edebiyat Şubesi'ne kaydolur lakin Darülfünun'daki görevine son verilir. Peki neden? Bu olay basında yer almaz ancak Atsız'ın, görevine son veren Ali Muzaffer Beyle Tokatlıyan'da karşılaşması ve tokatlayışı basında yer alır. Hatta bir gazete Atsız ile görüşür. Atsız'ın olayla ilgili gazeteye verdiği beyanattan bir alıntı: Muzaffer Beyin bana selâm vermesi çok ağrıma gitti. Benimle alay ediyor sandım. Selâmını almadım. Selâmını almayınca bana: - Selâmımı niçin
Millî Mecmûa - Sayı 1 (Ocak-Şubat 2018)Millî Mecmûa · Ötüken Neşriyat · 201869 okunma
8/10
·264 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 00:00
"Bir halkı ortadan kaldırmak için, belleğini yok etmekle işe başlanır," diyordu Hübl. "Kitaplarını, kültürlerini, tarihlerini yok ederler. Bir başkası onlara başka kitaplar yazar, bir başka kültür verir, bir başka, tarih uydurur. Ve böylece halk, yavaş yavaş ne olduğunu, daha önce ne olmuş olduğunu unutmaya başlar. Çevresindeki dünya da onu daha çabuk unutur." . . İlksöz: Anılarım da ülkem de kayboldu. 1948'den beri komünist olan ve Sovyetlere bağlı olan yönetim, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için inisiyatif kullanarak 1968'te bazı liberal kararlar alır. Bir dizi reform içeren ve Prag Baharı olarak adlandırılan bu kısa süreç, Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı ülkelerinin Çekoslavakya'ya saldırısı ile son bulur. Sovyetler kendilerine sıkı sıkıya bağlı, uslu ve söz dinleyen yöneticileri iş başına getirir. Kısa süreli de olsa bu reform süreci, Çekoslavakya'yı Sovyet güdümünden kurtarıp eski günlerindeki gibi bağımsız bir devlet yapmak isteyen insanların harekete geçmesini sağlar. Ama Sovyet İşgali ile her şey tersine döner. Birkaç ay önce bağımsızlık hareketleri için mücadele edenler artık Sovyet destekli baskıcı yeni yönetimin gözünde istenmeyenlerdir. Önce işlerini kaybederler, sonra sıkı bir gözetim/takip altına alınırlar. Uslu duranlara bu şekilde yaşama hakkı veririlir. Hâlâ yaramazlık yapanlara hapis uygun bulunur. Başına gelecekleri bilenler için tek çare ülkeyi terk etmektir, aynı Kundera gibi. Birbirinden bağımsız gibi görünen ama her birinde yaşanan duygularla aralarında bir şekilde bağ kurulabilen dokuz hikâye/başlık içerir Gülüşün ve Unutuşun Kitabı. Kundera, ilk paragraflarda bahsettiğim 1968 Çekoslavakya'sında yaşananları (yaşadıklarını) bu hikâyelerin kahramanlarına yaşatır. Bazı hikâyelerde yaşananlar bu süreçte
Gülüşün ve Unutuşun KitabıMilan Kundera · Can Yayınları · 20151,396 okunma