Çetin Caymaz

Çetin Caymaz
@cetincaymaz
Bir karanlık geceye akıyorken bu varlık Bulunur mu dünyada ebedi bahtiyarlık?
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
Varlık felsefesinin kafa karıştırıcı yönünü hepimiz biliriz; lakin Heidegger'in "Nedir Bu Felsefe?" sorusuna verdiği yanıtta işlediği ontoloji gerçekten aklımızı başımızdan alacak cinsten. Öncelikle şunu belirtmek gerek, felsefenin ne olduğunu öğretmek için değil daha çok felsefenin felsefesini yapmak için yazılmış bir kitap. Yani kitabı anlayabilmek için sağlam felsefi ön bilgiye sahip olmak gerekli. Kitabı okurken bir yanınız anladığını düşünürken diğer yanınız 'ne anlatıyor bu' diye soracak sürekli. Hem çok beğendiğim hem de nefret ettiğim bir kitap. Sürekli kendimi çıkmaza girmiş bir halde, ikilemlerle boğuşurken buldum. Hem düşünce kapasitemi zorlayışı hoşuma gitti hem de 'bir şeyi de doğrudan anlat be adam' dedim. Aynı zamanda varlık felsefesi okumalarına da bu kitapla tövbe ettim. Bendeki ikilemse hâlâ sürüyor: Zirvede mi bıraktım, yoksa varlık felsefesini mi sevmedim?
Felsefe-Düşünce
Nedir Bu FelsefeMartin Heidegger · Afa Yayınları · 1995225 okunma
Reklam
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2022 00:00
Deniz Poyraz, öykülerinde her daim gerçek hayatı yansıtan, anlatım gücünü olay örgüsündeki sadelikten ve kelimelerinin ihtişamını da gerçekleri derinlemesine tahayyül etmesinden gelen bir yazar. Bu kitabı önceki kitabından ayıran yegane özellik daha derinlere iliştirilmiş ana temalardır bence. Ayrıca tasavvurlarında kullandığı mecazi betimlemeler ve hissî tahayyül anlarına işlenmiş imgeli metaforlu anlatımlar da oldukça etkileyici. Gerçi önceki kitabı da bu konuda geri kalır vaziyette değil; ve hatta Pulbiber Yangını isimli öyküsü göz önüne alındığında imgeli metaforlu tahayyül kurguları çok daha iyi olabilirdi demek mümkün. Fakat şöyle bir durum da var ki yazarımız olmadık yerlerde süslü anlatımlar yapmak için çaba göstermemekle gerçeklikle bağdaşmış oluyor. Elimizdeki kitap olanca gerçekliğiyle yansıtılmış çiftçi, orta sınıf ve küçük burjuva ailelerinin 'sıkıcı' hayatlarını ele aldığından her durumda afilli anlatımlar barındırılması durumun gerçekliğiyle çatışırdı. Mekan ve zaman tasavvurlarındaki ince detaylar, elbette okuyucunun kafasında belli bir görüntü oluşturmak için var fakat diğer bir yanıyla da tanışıklıkları hedef alıp anıları canlandıran ve içerisinde bulunduğunuz bir fotoğrafa bakarmış hissiyatı oluşturan küçük tarifler yalnızca zamana yahut mekana dair bilgisi olanların anlayacağı türden bir anlatım barındırıyor. Diğer kitabında farklı bakış açıları da mevcuttu fakat bu kitaptaki tüm öyküler birincil ağızdan anlatılmış. Bu da kitaptaki kahramanlarla tanış olma hissiyatını gün yüzüne çıkarıyor. Özellikle beni en çok etkileyen İstila ve Zeliş öyküleriydi. Beklenmedik sonuçların çıkması ve daha metnin ortasında şaşırtmacalara başlaması mest olduğum özelliklerdi. Canavarın Günü öyküsündeki kahvehane tasviri ve ardından gelen içeçeklerin
Öykü
Dünya Unutana KalırDeniz Poyraz · İletişim Yayıncılık · 2021214 okunma
10/10
·58 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2021 12:25
Nilgün Marmara ile ilk defa Erken Ölümlü Şairler Antolojisi isimli bir kitapta 2016 yılında karşılaşmıştım. Ve gerçekten hayran kaldığımı belirtmeliyim. Üzerine çok fazla düşündüren, derinden etkileyen sözleri mevcut. Özellikle beni kendisine çeken sözlerinin başında gelen sözü şudur: "yeryüzünün ilgisizliği hafif kılıyor bedenlerimizi" Bu söz bağlamında kendisini anlamaya çalıştım. Anladığım ise şuydu; yeryüzündeki ilgisizlik, bizi dünyada kalmaya zorlayan, üzerimizdeki bir ağırlık olan bedenimizden vazgeçebilme imkanını sunuyor bize. Aynı zamanda insanların ilgisizliğinin bizi onlar üzerindeki sorumluluklarımızdan azat etmesi gibi biraz daha olumlu yorumlanması da mümkün lakin Nilgün Marmara'nın hayatına baktığımda ilk anlamlandırma çabamın daha haklı olduğu hissiyatına kapılıyorum. Birçok metninde de aynı hissiyatı yakaladım. Neredeyse her satırında çığlıklarını yazmış bir kadın, her satırında bir bitkinlik durumu söz konusu. Yalnız şu da var ki bu bitkinlik aynı zamanda içerisinde umudu da barındırıyor. Yalnızca kendisi ile bağdaştırılmış bir umut değil, o kadar. Metinler kitabı ise spiritüel öğelerin gündelik hayat karşılıklarına öylesine saf ve öylesine pür dikkat işlendiği bir süreç ki spiritüel olguların tümünü birer yanılsama sayan ben için bile reddedilebilir paydalar bırakmıyor.
Edebiyat
MetinlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20151,228 okunma
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 00:00
İmgeleriyle, metaforlarıyla ve gündelik hayatla olan bağdaştırmalarıyla çok beğendiğim kitaplardan birisi. Farklı düşünce yapılarını bir yandan eleştirel bir biçimde ele alırken diğer yandan da bu eleştirileri bazı yerlerde bizzat kendi üzerine yöneltmesi hoşuma gitti. Aforizmalardan ve vurucu cümlelerden hoşlanan insanlar için bu tür altı çizilesi cümle çok fazla olduğu gibi konuyu makro bağlamda ele alıp metnin tamamına hakimiyetle etkileyebilecek, birkaç cümle ile sınırlandırıldığında anlamsızlaşacak şiirler de mevcut. İmgelere ve dolaylamalara aşina olmadan okunmasını tavsiye etmediğimi söylemeliyim. Diğer yandan günümüz şiir yazanları arasında gerek üslubunun gerekse ele aldığı konularının bariz bir şekilde ayrılması dolayısıyla onlardan 'şair' sıfatını hak eden biri olarak ayrıldığını, şiirle ilgilenen arkadaşların da muhakkak okuması gerektiğini düşünüyorum.
Şiir
Gidiyorum BuOnur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü) · Sel Yayınları · 20116bin okunma
10/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 02:50
Aytmatov'un adını ilk duyduduğumda ortaokuldaydım. Elveda Gülsarı isimli kitabını bulmuştum, atlar da ilgimi çektiğinden alıp okumayı düşünmüştüm ama ne umdum ne buldum. İlk defa o kitabın sonunda ağladım. Uzun bir aradan sonra, 2009 yılından sonra ikinci Aytmatov eserini dün gece bitirdiğimde ancak hatırladım bunları ve benzeri bir deneyimi tekrarladım neredeyse. Emekçi bir kadın olan Tolunay'ın hayat hikayesini okuduğumuz kitapta ailesinin ve komşularının başlarından geçenlere de şahit oluyoruz. Hatta, ailenin üç çocuğu var, bir de gelin Aliman dört, biz de beşinci bir evlat gibi acılarını paylaşıyor sevinçleriyle coşuyoruz. Bu arada kitaptaki karakterler arasında en çok kızdığım ve en çok sevdiğim kişi aynı. Aliman... Keşke Aliman hakkında daha fazla bilgi verilseydi. Keşke Aliman, şu ağzından bir türlü çıkaramadığı baklayı çıkarabilseydi. Ah Aliman.
Roman
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Varlık Yayınları · 199577,8bin okunma
Reklam