Şehvetli bir fahişe gibi bizi koynuna çağırıyor dünya.
Nerde o salihlerin meclisi? Nerde o ariflerin sohbeti? İyi de kardeşim, liyakatin, ehliyetin var mı? Salihlerle beraber olabilecek o tertemiz gönül var mı sende?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir başka moderntürk, yine çok bilinen bir geyiğe başladı:
"Mesela ben namaz kılmıyorum; ama benim kalbim temiz."
İşte laikçi bir klişe. Başlarım böyle kıl işe. Bir kafiye daha geliyor aklıma ya neyse. Kalbin temiz ha. Demek ki peygamberimizin kalbi seninki kadar temiz değildi; o yüzden sabahlara kadar namaz kıldı, öyle mi? Yuh. Beyinsiz desem hakaret olur mu?
İşte moderntürkgeyikleri: Benim ninem de başörtülüydü.Dedem de sakallıydı. Ebem de namaz kılardı. Gına geldi artık. Bana ne ulan senin dedenden, her tarafın görünüyor geri zekalı.
Bunlar öbür dünyada nasıl bir işleyiş var sanıyorlar acaba? Ahirette şöyle bir muamele bekliyorlar galiba: Yahu bu kulumuz her haltı yemiş, hiçbir İslami kurala da uymamış gerçi ama olsun; madem dedesi hacıymış, bunu da cennete koyuverin gitsin! Yok ya!
"Türkün kahramanlık destanı!"
"Dur yolcu! diye kocaman bir yazı yazmışlar dağa.
Kocaman bir bayrak dalgalanıyor; nasıl duygulandım..."
"Eceabat'tan vapura biniyorsun, yarım saat boğaz,püfür püfür!"
"Gerçekten nefis. İskele'de, hemen ikinci aradan sağa dönünce Barlar Sokağı var, oraya da gittiniz mi?"
"Gitmez miyiz! Okul gezisiydi gerçi; hocayı atlatmak zor oldu ama, bütün sınıf doluştuk barlara!"
Vay dangalaklar vay! Şehitlerin şerefine mi içtiniz ulan. O insanlar, siz gavurlara benzeyin diye mi öldü? Çanakkale geçilmezmiş! Yesinler! Çoktan geçildi çoktaaan! Gemilerle değil, çanak antenlerle geçildi Çanakkale.