Önsöz-İlmihal
Sözlükte; "davranış bilgisi" anlamına gelen ilm-i hål terimi dini literatürde; "inanç, ibadet, muamelåt (günlük yaşayış), ahlâk konuları, yer yer ulu'l-azim peygamberler, ayrıca Peygamber Efendimiz'in hayatına dair özlü bilgileri içeren el kitabı" diye tanımlanabilir. İlmihaller, kişinin Rabbine, kendine, ailesine ve içinde yaşadığı toplum ve çevreye karşı sorumluluk ve yükümlülüklerinden kısaca günlük yaşamında bilmesi gerekenlerden bahseden kitaplardır. İlmihal geleneği onuncu yüzyıldan itibaren oluşmaya başlamıştır. Peygamber Efendimizin; "İlim öğrenmek her müslümana farzdır" (İbn Máce, Mukaddime, 17; Ibn-i Abdi'l-Berr, Camiu'l-Beyan, 1/8-9; Taberâni, Mucemü'l. Kebir, 10439.) mealindeki hadis-i şerifinde zikredilen ilim kelimesi, "ilm-i hål" olarak yorumlanmış ve bunun kapsamına iman, namaz, oruç, helâl ve haram gibi temel bilgilerin girdiği belirtilmiştir. Fıkıh kitapları, dini konuları ayrıntılı biçimde ele alıp görüş ayrılıklarına yer verir, her görüşün delillerini zikreder ve karşıt delillere cevap verir. Fetva verilen görüşü anlatmaktan ziyade fıkıh ilminin esaslarına göre meseleyi incelemeyi, rivayetler arsında tercihler yapmayı hedefler. Bu yüzden fıkıh kitapları, daha çok âlimlere veya bilenlere hitap etmektedir. Bu durum halkın, temel konularda özlü bilgiler ihtiva eden, dili sade, anlatımı basit, hatta ezberlenmesi mümkün eserlere ihtiyaç duymasına sebep olmuştur. Osmanlı döneminde ilk ilmihaller bu sebeple yazılmaya başlamıştır. Yine bu sebeple Müslümanların her an müracaat edebilecekleri, önemli ve ihtiyaç duyulan bilgileri içerdiği için herkesin eli altında mutlaka bulundurmaları gereken kitaplar olmuştur ilmihaller. İlmihal, dinî metinlerin özeti halinde tercih edilen ve fetva verilen görüşleri kısaca anlatan ve günlük yaşama uyarlanmasını
Kitap Alıntısı
Peki, biyolojik dünyada hile neden bu kadar yaygın? Cevap basit: Evrim, bir Sokratik filozof değildir. Ahlaki ölçütleri umursamayan, kalpsiz ve tamamen pragmatik bir süreçtir. Etik tercihlere, onur ilkelerine ya da değer sistemlerine dair en ufak bir kaygı gütmez. Evrim prososyal işbirliği ile antisosyal manipülasyon arasında hiçbir ayrım yapmaz çünkü önemli olan tek şey hayatta kalma ve üreme başarısını artıran ne varsa onun işlemesidir.
Sayfa 20 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
age quod agis.
Eğer üzerinde çalıştığınız kitap bir başucu kitabı değilse tekrar okumayı gerektirmeyecek şekilde ilerlemelisiniz. Böyle ilerlerken atacağımız adımı görmeden ilerlememeyi, attığımız adımın sağlam olması nedeniyle de geri dönmemeyi sağlarız. Kaplumbağanın hızlı ama metot olarak dağınık olan tavşanı geçtiği gibi yavaş ama güçlü bir ilerleyişimiz olacaktır. İş açısından örnek almamız gereken en temel kural şu olsa gerek: “Age quod agis.” Yani her işi zamanında yapmalı; acele etmeden, heyecan yapmadan. Johan de Witre” tüm işlerinin arasında hem ülkeyi yönetip hem de eğlenmeye nasıl zaman bulduğunu sormuşlar. Şöyle cevap vermiş: “Çok basit; her şeyi sırayla yapıyorum ve ertesi güne iş bırakmıyorum.”
Batılı bilim adamları çoğu kez şu soruyu soruyorlar: Bir zamanlar çok güçlü olan İslåm dünyası niçin XVII. XVIII. yüzyıllarda Batı'daki gelişmelerin gerisinde kaldı? Bu sorunun cevabı, İslâm'ın gelişmeye engel olduğu şeklinde basit bir cevap değildir. Tam aksine bu sorudan evvel İslâm dünyasının bin sene boyunca muazzam bir medeniyeti nasıl gerçekleştirdiği sorusunun cevabını bulmak gerekir.*
Sayfa 397 - * - Marshall G. S. Hodgson, Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek, Yöneliş Yay, İstanbul 2001, s. 176-177
Alıntı
İyi, Kötü, Çirkin filminde basit bir replik gibi görünen ama üzerine ciltlerce kitap yazılabilecek, adeta günümüz çağını özetleyen bir cümle var. Çirkin karakterini oynayan Tuco (Eli Wallach) kardeşini ziyarete gelir ama rahip olan kardeşi onun hırsız olduğunu söyler ve aşağılar. Hırsız kardeşin verdiği cevap manidardır. Tuco "Aç kalmamak için ya hırsız olacaktık, ya din adamı. Sen kolay olanı seçtin" der. Sonuna kadar haklı bulduğum bu tespit, ayırmaksızın tüm din görevlilerinin az bir kısmını tenzih ederek neredeyse tamamına yakını için geçerlidir.
Sayfa 74 - Alter Yayınları, 2026·Kitabı okuyor