Kendisinden bir şey istendiğinde hemen evet dememesi gerektiğini. “Bunu bir düşüneyim”şeklinde cevapla o anı kurtarmayı başardığını fark etmişti. Böylece “bu istekleri daha sonra gerçekten yapmak isteyip istemediğini” düşünme fırsatı da yakalamıştı.
"Bugün Müslümanlar, belki de dünyanın her yerinde, şu veya bu tonda, şu veya bu bağlamda şu soruyla karşılaşıyor: "Siz ne istiyorsunuz?" Basit, yalınkat bir cevapla: "Sadece Müslümanca yaşamak." denildiğinde şaşkınlık yaşanıyor. Peki, böylesi basit bir talep için bu hengâme niçin? Bu vaveyla bu kadar basit bir talep için mi koparılıyor? Bu basit cevap karşısında şaşkınlık yaşanıyor ama öte yandan bu kadar basit bir dilekte bulunan birinin dünyanın çoğu yerinde zindanlara atılması, işkenceye uğratılması umursanmıyor. Bunlar olağan görülebiliyor."
Unutulmamalı ki bu kitap son vahiydir. Bundan sonra da herhangi bir kitap gelmeyecektir. Bunun için bu kitap 14 asır evvel nasıl Mekke'deki Mus'ab'a, Medine'deki Enes'e hitap edi yor ise şimdi de İstanbul'daki Ahmet'e, Mısır'daki Yasir'e, Fransa'daki Salut'a ve İngiltere'deki John'a da hitap etmektedir.