Artık bilgiyi aramıyoruz; Google'lıyoruz. Ve cevaplar için Google'a gitgide daha çok bel bağladığımızdan kendi kendimize bilgi edinme yetimiz azalıyor. "Hakikat" şimdiden, Google aramalarında en üstte çıkan sonuçlarla belirleniyor...
Sünbül Sinan efendi, bir gün müridânına sordu:
"Şayet cenab-ı hak farz-ı muhal-bu kâinatın sevk u idaresini size vermiş olsaydı, ne yapardınız? "
Beklemedikleri bu değişik sual karşısında müridler şaşırmakla beraber hazret-i Pîre cevap vermeme nezaketsizliğinde bulunmamak için muhtelif mütâlaalarını serdettiler. Kimi: "Dünyada bir tek kafir bırakmazdım!"
Kimi: "Bütün kötülükleri yok ederdim!"
Kimi:"içki içenleri helak ederdim!"
gibi devam edip giden cevaplar verdiler. İçlerinden bir tanesi ise cevap vermeden susuyordu Pîrin dikkatini çekti ve ona bakarak:"-Evladım! Ya sen ne yapardın?" Edebinden yüzü kızaran mürîd büyük bir mahiyet içinde şeyhinin bu hususi hitabına boyun bükerek cevaben hafif bir sesle:" Efendim Allah'ım bu kainatı sevku idaresinde Haşa bir noksanlıkmı var ki Ben farklı bir şey yapabileyim bir mümin ölür yerine bir mümin , bir kafir ölür, yerine bir kafir. Kainattaki ilahi tanzim tasavvuruların ötesinde bir Kudret akışı içinde devam ederken benim aciz, kısıtlı, mahdud akıl ve irademle şunu şöyle yapardım bunu böyle yapardım demek ne haddime" dedi ve utancımdan gözlerini yere indirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ben kimim?" sorusuna önce hep yanlış cevap veririz ve elimizde yeterli yanlış cevap cephanesi yoksa doğruya ulaşmak da güç olur. Şiir, edebiyat, sinema bize kim olduğumuz hakkında son derece kullanışlı yanlış cevaplar sunarlar. Şiiri yazan ya da okuyan kişi olarak imgemiz ile gerçek hayattaki halimiz arasında hep bir fark vardır. Bu farkı kah o yandan kah bu yandan kapatmaya çalışırken kendimiz oluruz."
"Sık sık yaşanan reddedilmeler, yarım yamalak vaatler ve kısa, ters cevaplar, soylu ve sahte umutlar ve her daim hiçbir şeyle sonuçlanmayan taze çabalar cesaretimi öldürmekten başka şeye yaramadı."
Büyük sayılara, büyük paralara sahip olduğumuz halde, entellektüel niteliklere, yoğunluklara, derinliklere ve ufuklara sahip olmadığımız için, aydınlanma akılcılığının tiranlığına, seküler mutlakiyetçiliğin dayatmalarına İslami cevaplar veremiyoruz.