10/10
·826 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 11:46
Bu eser için ne diyebilirim bilmiyorum, belki de en kısa ve öz ifade şu olur: Tam bir şiir ziyafeti. Hem de asırlar öncesinden gelen, zevkli insanlara hususî olarak hazırlanmış harika bir ziyafet. Eserin sahibi Fuad Köprülü'yü elimden geldiğince tanıtmaya çalıştığım şu incelememin linkini buraya kopyalıyorum, merak buyuranlar buradan okuyabilir: #289442729 Türk Saz Şairleri, Fuad Köprülü'nün büyük araştırmaları neticesinde ortaya çıkan çok kıymetli bir metin. Eserin içerisinde Karacaoğlan gibi ismini bildiğimiz şairler dışında isimlerini ilk defa duyduğum bir çok şairin hem kısa hayat hikâyeleri hem de şiirleri yer alıyor. Bu saz şairlerinin yaşadıkları devirler ise 16 ila 19 ncu asır arasını kapsıyor. 16. Asır Saz Şairleri: Kul Mehmed, Öksüz Dede, Hayâlî, Köroğlu, Ozan, Bahşi ve Mağrib Ocakları Şairleri: Oğuz Ali, Gedâ Muslu, Çırpanlı, Armudlu, Kul Çulha 17. Asır Saz Şairleri: Gevherî, Âşık Ömer, Karacaoğlan, Kuloğlu, Kâtibî, Kul Mustafa, Âşık, Üsküdari, Keşfi, Âşık Halil, Kul Deveci, İbrahim, Kâmil, Benli Ali, Gazi Âşık Hasan 18. Asır Saz Şairleri: Ravzî, Ali, Hoca Oğlu, Hükmi, Kâtibî, Derviş Mûsâ, Kabasakal Mehmed, Ahmed, Levnî, Şermî, Mahtûmî, Mecnûnî, Kıymetî, Neşâti Vatan, Civan, Nûrî, Abdi, Sadık, Kâmil, Âşık Said, Derûnî, Nigârî, Küşâdî, Âşık Süleyman, Bağdâdî, Âşık Halil, Kütahyalı Sırrı, Şem'i ve Garb Ocakları Şairlerinden: Nakdi, Seferli Oğlu, Mağribli Oğlu, Kara Hamza 19. Asır Saz Şairleri: Erzurumlu Emrah, Âşık Dertli, Bayburdlu Zihnî, Kayserili Seyrânî, Tokadlı Nûrî, Ruhsati, Minhâcî, İspartalı Seyrânî, Aşık Ali, Beşiktaşlı Gedâi, Silleli Devamı, Silleli Sürüri, Silleli Figanî, Silleli Zehri, Silleli Nigârî, Aşık Cevri, Aşık Hikmeti, Bezmi, Micmeri, Sabri,
Türk SazşairleriFuad Köprülü · Milli Kültür Yayınları · 196211 okunma
9/10
·305 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 18:09
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı herkes muhakkak okumalı. Ben de ara ara okumalarım arasına ekliyorum bu sefer Gürpınar'ın dönemin etkilerinden etkilenerek çok farklı bir türden yazdığı ve kendisinin bu alandaki tek eseri polisiye ve psikoloji bu iki eser her ne kadar Fransız etkileri görülse de Gürpınar yine kendi anlatımından kaçınmamış mizahi ve akıcı anlatımı ile mükemmel bir anlatım. KESİK BAŞ bu bölümde başlarda sarhoş, ailesi ile arasında anlaşmazlıklar olan Nafiz Efendi kaynanasına yaranmak için aldığı lahanayı eve götürürken yolda bir kuyuya düşmesi ( kuyu başında toplanan ahali ile komik diyaloglar geçiyor) ve kuyuda farklı bir lahana görmesi yani fakat bu lahana bir kağıda sarılıdır ( kesik baş) daha sonra bu kağıda sarılı lahana görünümlü kesik baş'ın merhum Raif Bey'e ortaya çıkması ile oluşan serüven ve bu serüven de rol alan iki polisin (Remzi ve Seyit Efendiler) araştırmaları neticesinde katillerin bulunması üzerine konu alınmış mükemmel bir yapıt. İçeriği anlatıp spoiler vermek istemiyorum katilin öğrenilmesi yolunda yapılanlar ve bu cinayeti işleyenlerin kimler olduğu ve neden yaptıkları merak konusu olsun. -Ölüm bir kurtuluş mudur ? - Bu eser de daha çok psikolojik ve toplumsal sorunlar üzerinde yani vaka ve vakalara karşı verilen yanıt ve çözümlerle ilerlemektedir. Doktor Nusret Hulki Bey intiharları durduracak bir düşünceyle klinik açar ve bunu gazeteler yoluyla duyurur. Burada karşımıza birden çok vaka çıkıyor kimi çözülür kimi çözülmez ki biz de mesajı anlayabilelim diye. Ahmet Sami Bey'in olayı, Adil Cevri Bey olayı gibi vakalar var bu vakalar kimi mutlu sonla kimi mutsuz biter. İntiharın insan üzerindeki etkisi insanı intihara ne sevk eder tarzında sorulara da cevap bulmuş oluyoruz. insanı hem dış dünyadaki olaylar hem de iç dünyasındaki çatışmalar
1000Kitap
Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Everest Yayınları · 201051 okunma
Reklam
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitaba hızlı bir giriş yaptım malum benim araştırma ilgi alanlarımdan bir tanesi tarihe uzak kalmamak lazım devam edelim . kitap kayıtbay ile başlıyor kim bu kayıtbay diyip hemen araştırmaya başlıyorum. Tam adı El eşref Seyfeddin Kayıtbay Burci Hanedanı mensubu 1468-1496 yılında Memlük sultanı olarak hüküm sürmüş konumuz ile alakası türbesinde bulunan peygamberimize ait kadem izi zamanın osmanlı padişahı 1.ahmed tarafından yaptırılan sultan Ahmed camine konulmak için mısırdan getiriliyor ve aynı hızla geri türbesine gönderiliyor. Sorun şu ki 1 Ahmed rüyasında dava olunan kadem izi dolayısıyla zamanın hocası Aziz Mahmud Hüdayi’ ye giderek rüyasını anlatır hocası peygamberimiz tarafından görülen davanın açıklaması olmadığını gayet net olduğunu söyler ve kadem ait olunan yere gönderilir. iki peygamber aşığının yolu böylece kesişir. Gümüş tas aslı ahşap tas bir çocuğun ellerinden sehl den peygamberimize su ikram edilen dudakları değen bu mukaddes tas daha sonra Ömer Bin Abdülaziz’e sonra Emir Sibay’a ulaşacak zarar görmesin diye zift ile kaplanıp haşeren korunacak gümüş ile kaplanarak şanı yüceltilecek ve Topkapı sarayı kutsal emanetler dairesin de sergilenecektir. Deli Hüseyin Paşa iran şahından gelen kurulmayan yayı acı kuvvetiyle parçalayan bu yiğit osmanlı itibarını kurtarmış devamlı arkadan vuran iran ‘a dersini vermiş yıllar sonra tarihe deli hüseyin paşa olarak geçmiştir.( IV .murad zamanı ) Kevkeb-i dürri elması cennetin anlatıldığı bi bölüm ad olarak verilir. Kutsal emanet Topkapı sarayı hazine dairesinde sergilenmektedir. 1916 yılında Fahrettin paşa tarafından yağma edilmesin diye İstanbul’a gönderilir. Kuba mescidi ilk cami peygamberimiz çalıştı ve ıı mahmud tamir ettirdi.ayrıca sultan abdülmecidin bir çok yerde tuğrası ve tamiratları yer alır. Kabe örtüleri de
Sarayın Kutsalları - Asr-ı Saadet'ten Osmanlı'yaTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 2014538 okunma
Kişisel Gelişiminize Katkı Sağlayacak Bir Kitap
Puan vermedi
Kitapta duygu seline kapılmış iradesi zayıf insanlardan bahsederken beni tarif ediyor dedim. Mücadele edilmesi gereken duygular ve alışkanlıkları tespit etmiş ve bunlar ile nasıl başa çıkılması gerektiğini iyi bir şekilde anlatmış. Genç yaşımda bu kitabı okuduğum için şanslıyım keşke daha erken okusaydım dediğim bir kitap. 1800 lerin sonlarında yazılmış olmasına rağmen yaşanılan sorunlar ve hissedilen duygular çok benzer bu sebeple ne sorunlar nede bu sorunlar ile başa çıkma yolları güncelliğini yitirmemiş. Çevri daha iyi olabilirdi, yer yer çeviri nedeniyle kaybolsamda hâlâ kendisini çok iyi anlatan bir kitap mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
İrade EğitimiJules Payot · İş Bankası Kültür Yayınları · 202138,5bin okunma
Şah ve Sultan (İskender Pala)
Puan vermedi
Şah ve Sultan İskender Pala Divan edebiyatını yeni kuşaklara sevdiren kişi olarak tanıdığımız Prof. Dr. İskender Pala; roman kurgusu, dil ve anlatım tarzıyla divan edebiyatının izlerini günümüze başarıyla yansıtıyor. “Şah ve Sultan” ile İskender Pala, Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’daki şehzadeliği döneminde Osmanlı hakimiyetindeki Doğu Anadolu illerinde Osmanlı için tehdit oluşturduğuna inandığı Safevi Devleti’nin başı Şah İsmail’e karşı zafer elde ettiği Çaldıran Savaşı’nı ve 1501-1525 yıllarına dair gelişmeleri anlatıyor. Yazar; Çaldıran Savaşı’yla sonuçlanan çatışmanın aslında kardeş kavgası olduğunu, ister Kızılbaş, ister Sünni olsun, Çaldıran’da aslında dökülen kanın iki kardeş kanı olduğunu vurguluyor. Romanın kahramanları iki karşıt tarafın liderleri olarak Şehzade Selim ve Şah İsmail’in yanı sıra karşıt taraflarda yer alan iki kardeş olarak Aka Hasan’ın ve Hüseyin Can’ın seçilmiş olması, kardeş çatışmasına yapılan bir gönderme olarak değerlendirilebilir. Yaşanılanları Selimi (Şehzade Selim) ve Hıtayi (Şah İsmail) şiirlerinin dizelerinden oluşan derkenarlar ile bölüm başlıkları altında özetleyen yazar, Selimi ve Hıtayi şiirlerinden alıntı bab’lar ile romanın edebi yönünü de güçlendiriyor. “Şah ve Sultan”, kahramanları Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Kamber Can, Aka Hasan ve Aka Hüseyin’in bakış açısıyla kurgulanmış, anlatım ise kahramanlarının diliyle yapılmış. Diğer bir ifadeyle, Çaldıran Savaşı’yla sonuçlanan gelişmeler, Kızılbaş ve Sünni roman kahramanlarının gözüyle aktarılmış; bir taraf, diğer tarafı kendi bakış açısıyla anlatmış. Roman, Ağustos 1501’de Safevi Devleti’nde Şah İsmail’in yiğeni olduğu anlaşılan 8 yaşındaki Kamber Can’ın ve çocuğu himayesine almış olan Babaydar’ın öyküsü ile başlıyor. Romanın giriş bölümünde Babaydar ve Kamber Can’ın dialoglarından;
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Beklenti mi karşılamadı
7/10
·256 syf.··
2024 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 00:00
kitap yer yer insanı sıkıyor bence çevri hataları da var diye düşünüyorum . güzel bir konusu var ama onun dışında en sevdiğim yeri ise sonu oldu. karakterle çok bir bağlantı kuramadım.
1000Kitap
Yıldız TozuNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20211,485 okunma
Reklam
Reklam