Ceren A.

Ceren A.
@ceyveceren
Kitap okumak, hususi bir sanattır. • Mustafa Kemal Atatürk
14 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ateşi Yakalamak | İnceleme, spoiler içerir!
8/10
·448 syf.··
2026 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 11:35
Serinin ikinci kitabı Ateşi YakalamakAteşi Yakalamak ile birlikte bende giderek daha fazla yer edinen bir evren olmaya ilerliyor. İlk kitaptaki açlık oyunları galibinin (?) mıntıkaları zafer turuna çıkması; seyirciler, kameralar ve bolca rollenmeler ile biraz hareketsiz ilerledi. Kitapları üçer bölüme ayrılarak yazılmış bu kitabının ilk iki bölümü için bu böyle devam etti denilebilir. Bunun sebebi bir sistemin taşlarını devirmenin, karakterler arasında ve kendi içinde yaşanan duygusal savaşların bütün gidişatı nasıl etkileyebileceğine atfedilmiş bir zorluk olduğunu anlatmakla ilgiliydi bence. İlk iki kısmın aksiyonsuzluğu içinde mıntıkalardaki otoritenin kendini hissettirmeye başlaması, Başkan Snow ile karşı karşıya gelen Katniss'in Peeta ile sürdürdükleri oyunu ne kadar sahici oynaması ve belki de bunun ömür boyu sürmesi gerektiğinin şaşkınlığını çok güzel hissettim. İlk kitapta da belirtmiştim, gerçekten hissettirilmesi gereken hissettiriliyor ama hala seri boyunca devam eden koyulaşmamış bir anlatım dili var ve sanırım böyle devam edecek. Bu sene gerçekleşecek olan 75. Açlık Oyunları Çeyrek Asır Oyunları'na denk geliyor. Yani, her mıntıkadan bir erkek bir kadın olmak üzere gönderilen haraç sayısının iki katı kadar haraç arenaya alınıyor. Bu da oyunları daha meşakkatli, haraçları da daha yaşam savaşı verecekleri bir psikolojiye maruz hale getiriyor demektir. Ama bu Çeyrek Asır Oyunları'nda beklenmedik bir seçim yapılıyor. Ne olabilir? Başkan Snow'un bu oyunları sunuş biçiminde dikkatimi çeken: "Aralarından en iyilerinin bile Capitol'e karşı gelemeyeceğini hatırlatmak için..." cümlesi oldu. Snow'un hitabet şekli ve politikaları bir baskın lider otoritesinin nasıl olması gerektiğini çok iyi anlatan siyasi bir figür olmuş. Örneğin, her sene düzenlenen açlık oyunlarında haraçlar kurada
Edebiyat & Roman
Ateşi YakalamakSuzanne Collins · Dex Kitap · 202024,1bin okunma
Reklam
Açlık Oyunları | İnceleme, spoiler içerir!
8/10
·420 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 01:36
Bu kitabı yorumlamaya konusundan detaylıca bahsederek başlamayacağım. Çünkü bir zamanımızın popüler film ve kitap serisiydi. Yıl içinde de son kitabı Hasatta Gündoğumu'nun filminin gelişiyle yeniden popüler olacak mı, göreceğiz. Filmini yarım yamalak izlemiş olsam da kitabıyla ilk tanışmam. Gerçekten küçük kusurlarını görmezden gelebileceğim-tabii ki yine de bahseceğim-kusursuz bir deneyim oldu Açlık OyunlarıAçlık Oyunları'nı okumak. Baş karakterimiz Katniss'den başlamak yanlış olmaz. Her sene açlık oyunları için çekilen kurada her nasıl olduysa yaşından dolayı ilk kez adını yazdırmasına rağmen canından çok sevdiği kardeşi Prim'in, oyunun kız haracı seçilmesi ve Katnis'in onun yerine gönüllü olmasıyla başlıyor olaylar. Babasının ölümü ve annesinin kendini ruhsal olarak kaybedişi, Katniss'i kardeşine öyle bağlamış ki toplama, açlık, kıtlık ve oyunlarla ilgili evde Prim'i etkilememek için konuşmuyor. Evin ebeveyninin anne değil, çocuk olduğu bir karakteri okuyoruz. Bu konuda annesine bir hayli öfkeli olduğunu da duygusal durumundan anlayabiliyoruz. "İnsanlar benimle alışveriş yaparlardı ama Prim'i gönülden severlerdi." diyor. 12. Mıntıka'nın ve Capitol'un gönlünü Katniss, Prim'e duyduğu bu sevgiyle çaldı. Oyunlar ve diğer detaylara geçmeden önce gerçekten müthiş bir distopya kurgulaması olduğunu söylemeden geçemem. Distopya kurgulamaya çalışan biri olarak kendim için bir yandan ders niteliğinde okudum. Ancak kurgunun harika olmasına nazaran dilinin biraz basit kaldığını söylemeliyim. Bu seriden önce yazar Suzanne CollinsSuzanne Collins, ortaokul çağındaki kitleye hitap eden başka bir seri yazmış. Ondan dolayı böyle bir evrene geçerken bir ton tutturamama yaşadığını düşünüyorum. Çünkü zaman zaman böyle bir distopyada en azından bir ton daha koyu bir anlatım görmek istediğimi fark ettim. Yine de hissettirmek
Duygu ve Düşünce
Açlık OyunlarıSuzanne Collins · Dex Kitap · 202433,5bin okunma
İki Şehrin Hikayesi | İnceleme
10/10
·494 syf.··
2026 2. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 22:12
Olayların kurgulanma biçimi bakımından beni kendine hayran bıraktığını ilk başta belirtmekle birlikte birçok satırına ayraç koyarak geri döndüğüm bir kitap oldu. Her bir yeni bölümün bitişi beni asıl olaya şimdi girdik, hikaye şimdi başlıyor dedirterek heyecanla okuttu ve şaşırdığım yer de burası oldu. Her yeni bölümde tren yolunun rayları döşenmiş aslında, çekiçler demirlere bölüm sonlarında sertçe vurulduğu için aciliyetle devam etmemi sağladı. Bölümlere verilen isimlerin de oldukça oturduğunu söylemeliyim, hepsi çok hoştu. Diline bayıldığımı söylememe gerek yok, bilinen girişinden belli zaten. Benim için bu kitapta her karakter baş karakterdi. Çünkü her bir karakterin gelişimi o nitelikte bir manzarayla resmedilmişti. Hiçbiri birbirinden daha az ya da daha fazla bahsedilmemişti ve böyle bir dizayn içinde ana olayın ne olduğunu kavramakta, hangi karakterin hayatını tam olarak dikkatle izlemem gerektiği konusunda zorlandım. Bakıldığında, karakterleri ve ruhlarını tanıtmakta uzunca bir çaba harcadığını söyleyebiliriz Dickens'ın. Patlama noktasından sonra da kendini daha hızla okuttu zaten. Neresinden başlasam bilemiyorum gerçekten. Sanırım açlığın ruh emici gibi her sayfada gezinmesinden başlamak makul olur. Şarap fıçısının döküldüğü o ikonik sahne va daha nice kıtlığın belimize iğnelerini sokarak canımızı sıktığı her satırda, Dickens'ın da bir feodalite mağduru olduğunu fark ettim. Böyle gerçekçiliğin, yaşanmamış bir temadan gelmemesi mümkün değil. Gerek Fransız Devrimi öncesi gerek sonrası, özellikle meyhaneci Mösyö ve Madam Defarge tarafından inanılmaz bir yönetim düşmanlığı betimlemesinin işlendiğini görüyoruz. Kurgunun başlangıç noktası karakteri desek yanlış olmayacağı Doktor Manette'nin, aristokratların gazabına uğramasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,4bin okunma
Dolunayda Açan Çiçek | İnceleme
8/10
·416 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 12:59
Beni tüm çıplak gerçekleriyle başbaşa bırakan bu kitap için hem yazılacak çok şey var hem de her şey o kadar ortadaki hiçbir şey yok. DAÇ'ı bitirdikten ve gündemimizi meşgul eden e*st**n dosyalarından sonra Çiçek'in hayata karşı yaşadıklarından ötürü hissizleşmesini ve umut tohumlarını kalbine ekmek istememesini daha iyi anladığım bir yerdeyim. Zaten daha azı anlanamazdı. N.G. Kabal'ı ve kalemini gerçekten çok seviyorum, kitapları basılmaya başlamadan önce Wattpad döneminden beri takip ettiğim bir yazar, orada okuduğum ilk yazarlardan diyebilirim. Gençlik Serüveni'ndeki kitapları, görece genç yaştaki okurlara hayattan olayların alt metnini çıkarmaları için yazdığını düşündüğüm ancak kitapların zamansızlığının yaşla ilgili olmadığını da gördüğümüz bir dizi. Neresinden başlasam bilemiyorum. Çiçek, yıllar sonra bulduğu ikiz kardeşi Dolunay'ın yerine geçerek, onun yapacağı aile planlaması olan evliliği yapıp, mücevher tasarımcısı Ayza ile evleniyor ve her şey burada başlıyor. Yoksul kesimin her gün bir sonraki gün için çalışması elmecbur kızıyla, zengin kesimin her günü aynı bollukta hayatın amacını çok düşünmeden yaşayan oğlanının, hayat felsefeleri buluşuyor. Konusuna baktığınız zaman sıradan gelebilir ama ne derler bilirsiniz, hiçbir sıradanlık sizin tarafınızdan anlatılmamıştır. Kabal da kendi tarafından sıradanlığını anlatmış. Çiçek ilk baştaki her şeye sırtını dönmüş tavrını, arkadaş ilişkilerindeki kopukluklarını, Ayza'nın arkadaşları arasındaki yakınlık ile fark eder. Çabalandığında gerçekten arkadaş olunabileceğinden ama aynı zamanda çabasıyla hüsrana uğrayacağından da emin. Çünkü yaptığı tüm iyiliklerin bedelini zaten ödemiştir. Çiçek, acıları yarıştırmamak gerektiğinin o acılarla ayağa kalkmak ile olacağını da bilir. Uygulamaya gelince ise yine sadece kendi
Duygu ve Düşünce
03:03 Dolunayda Açan ÇiçekN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20205,1bin okunma
Yolcu | İnceleme, spoiler içerir!
9/10
·552 syf.··
2025 26. kitabı
Bu seriye ikinci kez başlamıştım ve başlama sebebim; beni okuyamama durumumdan çıkaracağını düşündüğümdendi. Ne mutlu ki öyle de oldu. Ne zaman bu durum peşimi bırakmazsa bu seriye yeniden başlarım. Bu serinin ilk zamanlarındaki yorumlarını okuduğumda yavaş ilerlediğinden, sıkıcılığından dolayı çok sevilmediğinden bahsedilmişti. Şu an çok öyle değil sanırım, bu beni mutlu etti. Hayır, hiç de sıkıcı değil diyerek içime işleyen bu kitabı şiddetle savunacağım. Bazı kitapların kaderi usulca, sakinlik içerisinde yazılır ve bu ilerleyişe yazar bir noktadan sonra müdahale edemez. Tıpkı insan hayatında kötü gitmeye başlayan bir şey son bulana, yaşam yeni yollar bulup da o yollara asfalt döşeyene kadar dokunamadığımız gibi. Bu kitap, bu durumun çok iyi bir tercümesiydi. Etta, annesinin yarım sıcaklığıyla, kadim; geçmiş köklerinin nereye dayandığını bilmeyerek büyümüş bir kız, 17 yaşında bir keman virtüözü. New York Metropolitan Müzesi'ndeki sergilediği resital sırasında notaları, birtakım olaylara sebep olmuş: 18.yy'a açılan geçite itilerek, Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda yasal olarak görevlendirilmiş bir korsan gemisindeki hengâmenin ortasına düşmüştür. Annesinin kadim geçmişi hakkında öğrendiği ilk şey, onun bir yolcu olduğu ve ondan aldığı genlerle artık kendisinin de bir yolcu olduğudur. Atlantik'teki bu korsan gemisinde başlayan yolculuk, çeşitli yılların çeşitli ülkelerine ve onların zamanlarına kadar çok kültürlü biçimde uzandı. Etta, dört büyük yolcu ailesi arasında nam salmış annesinin geçmişini burada öğrendi ve hala bilmediği o kadar çok şey var ki... Yolcu eğitimi olmamasına rağmen annesinin yapmasını istediği görevi; usturlabı bulmak konusunda ortağı Nicholas ile yaşadığı zaman çatışması sertti. Nicholas, kendi gemisine sahip olabilmek için özgürlük
Duygu ve Düşünce
YolcuAlexandra Bracken · Parodi Yayınları · 2017597 okunma
Reklam