6/10
·100 syf.·
2026 38. kitabı
Herhalde en az alıntı yaptığım eser oldu bu kitap. incelediğimde, toplumcu gerçekçi çizgisine rağmen metnin beni pek sarmadığını ve beklentimi karşılamadığını gördüm. Roman, cezaevi sefaletini ve paranın insanı bozma hikayesini ne yazık ki çok çiğ ve ajitatif bir dille önümüze koymuş. Bence kitabın en zayıf tarafı, karakterlerin derinlikten uzak olması ve sürekli aynı karamsar tabloyu çizmesi. Sonuç olarak benim gözümde edebi derinlikten ziyade sadece sefalet tasvirine odaklanan ve abartıldığı kadar güçlü bulmadım. Tabii bu benim incelemem sizler neler düşünüyorsunuz bilmem. Keyifli okumalar
Alıntı
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
8/10
·125 syf.··
2026 53. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Sokak serserisi, Bitirim Leyla çoğunlukla üçkağıttan voliyi vurur, mahallenin henüz bıyığı terlememiş delikanlılarının peşinde gezerken evde, çocuklarının başındaki eşi Süleyman'ı unuturdu. Nitekim mahallenin çoğunda gözü dışarıda işçi veya serseri kadınlar, gezmek, eğlenmek, genç erkeklere laf atmak, onları kaldırmakla meşguldür. Bitirim Leyla yine taşkınlık yaptıktan sonra bayan komiserin onu cezaevine göndermesi sonucu ailesini başsız bırakmıştır. Yokluğunda kocasının başka kadınlara kaçma ihtimallerinden bunalırken cezaevi başgardiyanı, Bitirim Leyla'nın oğlunu evlerinde ziyaret eder. Bu sırada kapılarını çalan Palabıyık Hasan'ı gören başgardiyanın ayranı kabarır ve oğlandan Palabıyığı kendisine ayartma sözü alır. Bitirim'in yokluğunda komşu Palabıyığın eşi Muhasebeci Hayriye'nin yardımıyla fabrikaya işe giren Süleyman'a patroniçe göz koyar; ancak daha sonra zengin olma hayalleriyle Bitirim'in oğlu, ihtiyar patroniçenin kapatması olmuştur. Hapisten çıkan Bitirim, üçkağıttan yolunu bulup genelevde keyfine göre bir erkekle buluştuktan sonra başka bir gün Muhasebeci Hayriye ile akşamına pavyon planı yaparlar. Bu plana patroniçe de dahil olurken ilerleyen saatlerde tarafların kapatmaları da mekanda buluşmuş olur ve yüzleşme gerçekleşir. Orhan Kemal'in kadın-erkek rollerini tersine çevirerek yazdığı eseri oldukça keyifli. Diğer öykü ve romanlarında kadınların hep düşkün veya edilgen olmalarına eleştiri gelmesinden sebepli mi böyle bir eser kaleme aldığını düşündürdü bana. Toplumsal rollere, zihin resmine şartlı insanlara farklı gelecek bir eser. Herkese iyi okumalar...
Edebiyat
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,107 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hikayesi gibi karanlıkta kalmış bir kitap
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 22:43
Tahar Ben Jelloun'un Işığın Kör Edici Yokluğu romanını yaklaşık iki yıl önce okudum. Aradan geçen zamana rağmen hâlâ aklıma gelen, zihnimde yaşamaya devam eden kitaplardan biri. Bazı kitaplar okunur, kapağı kapatılır ve zamanla unutulur. Bazıları ise insanın içine yerleşir. Bu roman benim için ikinci gruba giriyor. Kitap, Fas'ta 1971 yılında Kral II. Hasan'a yönelik başarısız suikast girişiminin ardından yaşanan gerçek olaylardan esinleniyor. Darbe girişiminden sonra hayatta bırakılan askerler, sorgulanıp Tazmamart zindanlarına gönderiliyor. Ancak buraya "hapishane" demek bile yetersiz kalıyor. Çünkü burası bir cezaevi değil, yaşayan insanların yavaş yavaş ölüme terk edildiği bir mezar. Yirmi yıla yakın bir süre boyunca karanlığın içinde, insanlık dışı koşullarda yaşamaya çalışan mahkûmların hikâyesini okuyoruz. Hücreler o kadar dar ve karanlık ki insan, böyle bir yerde birkaç gün bile dayanmanın mümkün olup olmadığını düşünmeden edemiyor. Buna rağmen bazıları yıllarca hayatta kalmayı başarıyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şeylerden biri umut ve inanç arasındaki fark oldu. Normalde umut insanı ayakta tutan bir şey olarak görülür. Oysa bu romanda umut etmek bazen insanı öldüren bir şeye dönüşüyor. Çünkü sürekli kurtulmayı beklemek, her geçen gün biraz daha hayal kırıklığına uğramak demek. Bu yüzden mahkûmlar umut etmeyi bırakıyorlar. Onları ayakta tutan şey ise inanç oluyor. İnanç sadece dinî anlamda değil; insan kalmaya, aklını korumaya ve kendi iç dünyasını ayakta tutmaya duyulan inanç. Kitap boyunca insanın ne kadar dayanabileceğini görüyoruz. Açlık, hastalık, yalnızlık ve karanlıkla mücadele eden insanlar zamanla fiziksel olarak tükeniyor. Bazıları aklını kaybediyor, bazıları sessizce ölüme yaklaşıyor. Bir zamanlar özgürce dolaşan, kahve içen, yemek
1000Kitap
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020700 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 379. kitabı
Feride Çiçekoğlu’nun aynı adla sinemaya da uyarlanan ve hafızalarda derin bir iz bırakan sarsıcı eseri Uçurtmayı Vurmasınlar, cezaevi duvarlarının gölgesinde büyümek zorunda kalan küçük Barış’ın ve onun dünyasını güzelleştirmeye çalışan siyasi mahkûm İnci’nin dokunaklı hikayesini anlatıyor. Dış dünyayı, gökyüzünü ve özgürlüğü sadece minik bir avludan ibaret sanan Barış'ın o çocuksu masumiyeti ile hapishanenin gri, soğuk ve katı gerçekliği arasındaki tezatlık, yazarın mektup formundaki samimi diliyle yürek burkan bir anlatıya dönüşüyor. Eser; her şeye rağmen umudu diri tutmayı, dostluğu, sevgiyi ve en dar alanlarda bile hayal gücünün sınır tanımayan özgürlüğünü okuyucuya derinden hissettiren, Türk edebiyatının en nadide ve duygusal klasiklerindendir.
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 359. kitabı
Zülfü Livaneli, Bekle Beni adlı bu ufuk açıcı, belgesel niteliğindeki otobiyografik eserinde, kendi yaşam öyküsünün köşe taşlarını, sanatla ve siyasetle harmanlanmış yarım asırlık tanıklıklarını konu alır. Yazar; sürgün yıllarından cezaevi anılarına, dünya çapındaki entelektüellerle, liderlerle ve sanatçılarla kesişen yollarından Türkiye'nin çalkantılı yakın tarihine uzanan bir serüveni anlatırken; müziğin ve edebiyatın birleştirici gücünü, özgürlük mücadelesini, barış idealini, dostluğu ve ülkesine duyduğu sarsılmaz sevgiyi, Livaneli'ye özgü o akıcı, samimi, anıların sıcaklığını yansıtan, felsefi derinliğe sahip ve ilham verici bir dille işler.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 07:58
Kitap, 1950'li yılların Türkiye'sinde, yoksul bir mahallede büyüyen ve hayatın acımasızlığıyla çok küçük yaşta tanışan Şaziye'nin, yani sonradan "Lüks Nermin" olarak tanınacak kadının hikâyesini anlatıyor. Evlilik vaadiyle kandırılan, ailesi tarafından dışlanan ve bir randevu evine satılan Şaziye, zamanla bu düzenin sadece tüketilen bir parçası olmak yerine oyunun kurallarını ögrenerek kendi düzenini kurmaya karar veriyor. Lüks Nermin'in yükselişi sadece bir kadının güç kazanma hikâyesi değil. Aynı zamanda dönemin siyasetine, devlet mekanizmasına ve çıkar ilişkilerine de ayna tutuyor. Bakanlardan milletvekillerine, iş insanlarından bürokratlara kadar birçok ismin yolunun Nermin'in evlerinden geçmesi, dönemin görünen yüzü ile perde arkasındaki gerçekler arasındaki büyük çelişkiyi gözler önüne seriyor. Lüks Nermin'in elindeki kırmızı kaplı defter aslında onun gücünün sembolüydü. Ancak insan, sırrını bildiği kişilere güvenerek sonsuza kadar ayakta kalamıyor. Cezaevi süreciyle birlikte Nermin'in kurduğu düzen sarsılıyor ve geriye sadece hayatta kalma mücadelesi kalıyor. Toplum çoğu zaman kadının bedenini ve hayatını kendi çıkarları dogrultusunda şekillendirmeye çalışıyor. Güç sahipleri değişse de bedel ödeyenler genellikle aynı insanlar oluyor. 1950'li yıllarının siyasi ve toplumsal yapısına farklı bir pencereden bakmak, gerçek olaylardan esinlenen çarpıcı bir yaşam hikâyesi okumak isterseniz bu kitaba bir şans verebilirsiniz.
Resmi Aşk Taciri Lüks NerminŞaziye Karlıklı · Doğan Kitap · 202618 okunma