Dr. Engler, yeni açtığı kliniğinde daha çok kadın danışanlarla çalışacağını düşünürken, karşısına ağırlıklı olarak cinsel sorunlar yaşayan erkekler çıkar. Kitapta David, Alex, Charles, Mark ve diğer danışanların hikâyeleri üzerinden erkeklerin bağlanma korkuları, sadakatsizlikleri, performans kaygıları, porno kullanımları, duygusal yakınlık sorunları, erkeklik algıları, aşk ve cinsellik arasındaki çatışmaları ele alınır. Ancak kitap yalnızca danışanların öykülerinden oluşmaz. Yazar kendi terapist kimliğini, karşıaktarım deneyimlerini ve kendi ilişki yaşamını da anlatıya dahil eder. Temel tezi şudur: Erkeklerin birçok cinsel sorunu aslında cinsellikle ilgili değil; görülme, değerli hissetme, sevilme ve kabul edilme ihtiyaçlarıyla ilgilidir. Kitaptaki danışanlar büyük ölçüde Amerika'nın belirli bir sosyoekonomik kesiminden geliyor. Bu nedenle anlatılan erkeklik deneyimlerinin evrensel kabul edilmesi problemli olabilir. Vaka örnekleri roman okur gibi ilerliyor. Akademik dil yerine anlatı dili kullanıldığı için psikoloji alanından olmayan kişiler de rahatlıkla okuyabilir. Meraklısına...