Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herhangi bir toplumda, olabilecek en aşağılık yaratık, haindir. Bir insanın taraf değiştirmesi, o taraftan kopması, hatta kendi tarafını eleştirmesi, nefretle karşılanır. Düşman zaman zaman saygı uyandırabilir, ama hain daima mahkûm edilir. Hainler öylesine aşağılık sayılırlar ki Dante'nin Cehennem'inde bile en aşağı mevki, yakınlarına ve vatanlarına ihanet edenlere ayrılmıştır. Cinsel suç işleyenler, katiller, zındıklar, sapkınlar, ırz düşmanları, büyücüler, hırsızlar ve riyakârlar Dante'nin Cehenncm'inde hainlerden daha itibarlı bir konumdadırlar. Bir tarafın birisini hain diye suçlaması, genellikle öbür tarafın onu kullanması anlamına gelir. Öbür taraf, onu fütursuzca dünyanın gözü önünde sergiler.
Ulus devlet anlayışının içerdiği en önemli hatalardan birisi, devletin toplumla/bireyle bir görülmesi, yani bireylerin devlet üzerinden kimliklendirilmesi yani tanımlanmasıdır. Bu nedenledir ki devletler arasındaki savaşlarda bir devletin tebâsı olan masum insanlar diğer ülkenin saldırısının hedefi hâline gelmektedir. Oysa, liberteryen bir toplumda bu tür kimliklendirmelerin olmaması, devletler arasındaki savaşların ve bunların sonucu gerçekleşen felâketlerin doğma ihtimâlini büyük ölçüde azaltacaktır.
Devletin bireysel haklara karşı gösterdiği saldırgan tutumu özel kişi veya örgütlerinkinden farklı kılan bir diğer özellik, devletin yapma veya bozgununu önleyecek kontrol mekanizmasının olmamasıdır. Zira, mafya veya bir saldırgan bizim için problem olmaya başladığı anda bunlara karşı kendimizi korumak için devlete veya polis güçlerine bsşvurarak onlardan yardım talep edebiliriz. Oysa, devletin kendisine karşı karşı bizi kimin koruyacağı yani hangi kontrol mekanizmasının devreye gireceği belirli değildir.