10/10
·328 syf.··
2021 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 00:00
şimdiye kadar okumadığım bir kitap türüne mensup. birazda romantik bir şeyler okuyayım diyerek gittiğim kitapçıda ki görevli hanımın tavsiyesi ile aldım. çok akıcı ve bir çırpıda okuyacağımı salık verdi sağ olsun. ve nitekim öyle de oldu. kitabın dili çok hafif, bir sohbete dahil olmuşsun da o sohbet de akıp gidiyormuş gibi bir his yaratıyor insanda. hikaye başlangıçta Saraybosna da bir konservatuarda geçiyor gibi görünüyor. aşık olan öğrenciler ve bir takım dönüp duracak klişeler diye düşünülüyor ilk başta ama, kitabın girişindeki ' bu roman hayal ürünü değildir, tamamen gerçeklere dayanmaktadır' ibaresi içini hafif huzursuz ediyor. kitabı okurken asla savaş çıkacağını konduramayan Boşnak halkı gibi bir anda savaşın ortasında buluveriyorsunuz kendinizi. vahşet, katliam, acımasızlık tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriliyor. kitabı okurken çok kez kendimi "ne zaman bitecek bu çile?" diye sorarken buldum. daha fazla detay vermeden kitapla ilgili ne yazabilirim emin değilim. özetle, yaşanmış bir hikaye. savaşın bir toplumda neler değiştireceğini gösteren bir kitap. acı eşiği düşük olan kişiler için ağlama ile sonuçlanacak bir çok bölümü var ancak, empati kurabilmek için bile okunabilecek bir kitap.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
9/10
·584 syf.·
2026 46. kitabı
Kitabın akışı ve hikâyesi için şunu söyleyebilirim:Başta birbirinden bağımsız görünen farklı hikâyeler zamanla birleşerek bir bütün oluşturuyor.Kitabın konusu siyahilerin maruz kaldığı ırkçılığı ve zulmü anlatıyor Ancak psikolojik olarak daha iyi bir dönemde okunması gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında kitapta beni en çok rahatsız eden nokta; sürekli teslimiyetçiliğin, kaderciliğin ve çaresizliğin yüceltilmesi oldu. Bir şeyleri değiştirmeye çalışmak yerine çile çekmenin kutsallaştırılması ve romantize edilmesi beni sıktı. Buna yoğun din vurgusu da eklenince kitabın akıcılığı yer yer sekteye uğruyor.Bence bu unsurlar biraz daha geri planda tutulsaymış, kitap çok daha evrensel bir roman olabilirmiş.
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20212,319 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mecbur Adamın Romanı
9/10
·438 syf.·
2026 7. kitabı
Öyle güzel bir kitap ki bu... Okurken mest oldum durdum. Bir insan dili o kadar mı güzel kullanır? Bir coğrafya ne kadar güzel anlatılabilirse Yaşar Kemal de o kadar güzel anlatmış. Kısaca konusundan bahsedecek olursam beş köye hükmeden Abdi Ağa'mız var. Köylüye etmediğini bırakmayan, herkesi çaresiz bırakan bir ağa. Köylü perişan, karşı çıkmaya cesaret edebilen bir Allah'ın kulu yok. Bir de İnce Memedimiz var tabii. Abdi'nin eziyet edip durduğu, çakırdikenliklerde süründürdüğü çocuk. O dikenlerin ne illet bir şey oldugunu bilen bilir. Bir noktadan sonra Memed'in canına tak ediyor bu eziyet ve bir gün kacip gidiyor Daha ilk sayfalarda, yolda kendi kendine konuşmalarını okurken bile "Ne güzel bir tasvir dili bu" dedim. Bu, mecbur adamın ilk isyanıydı aslında. Çok da detay vermeden söyleyeyim şartlar Memed'i bir şekilde eşkıya olmaya zorluyor ve böylece dağlardaki hayatı başlıyor. Ama garibin çilesi orada da bitmiyor. Açlık, kar kış, anasının özlemi ve Hatçe'nin hasreti peşini bırakmıyor. Başrol Memed bir yana romandaki her karakter ayrı ayrı guzel işlenmis Süleyman agasindan hürü teyzesine kadar. Buram buram bu coğrafya buram buram biz kokuyor kitap. Gerek köylülerin kendi aralarında yaptıkları dedikodualr, gerekse kullandıkları ünlem ifadeleri olsun yalnızca turkceye hakim birinin derinlemesine anlayip icsellestirebilecegi türden bir anlatım olduğunu düşünüyorum kesinlikle Beni en çok etkileyen şeylerden biri de Memed'in doğuştan bir kahraman olmamasıydı. O da korkuyor, çile çekiyor,yoruluyor diğerleri gibi ama yaşadıkları onu mücadele etmeye zorluyor.Bugun bile farklı siluetlerde farklı memedler var benzer cesaret örnekleri gösterebilen kendi çaplarında. Belki de bu yüzden İnce Memed yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen bir roman. Çok sevdiğim bir hocam yıllar önce
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 11:20
Ah Şadan ah... Senin gönlün gerçekten bir yel değirmeniymiş; durmadan sevda öğüttün. Ama sonunda sonunda sen de dersini aldın. Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür, çapkın Şadan Bey etrafında şekillenen eğlenceli bir roman. Ailesi, onun hovardalığını sonlandırmak için kendisini oldukça zeki ve kültürlü bir kadın olan Sabiha Hanım'la evlendiriyor. Ancak Şadan Bey evlendikten sonra da gönül maceralarından vazgeçmiyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar okumayı çok seviyorum. En sevdiğim tarafı da hicivleri. Aradan yüz yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen insan zaafları, evlilik kavgaları, kıskançlıklar, gösteriş merakı ve ikiyüzlülük hâlâ aynı. Hüseyin Rahmi'yi okurken sık sık "Demek ki insanlar hiç değişmiyor." diye düşünüyorum. Şadan'a sinir olmamak elde değil. Bir yandan Sabiha'nın zekâsına ve bilgisine hayranlık duyuyor, bir yandan da bundan rahatsız oluyor. Sürekli korkuyor, yakalanmaktan çekiniyor ama yine de aynı davranışları sürdürmekten vazgeçmiyor. Bu çelişkisi onu hem komik hem de sinir bozucu bir karakter yapıyor. Sabiha Hanım ise güçlü ve zeki bir kadın karakter. Ama zaman zaman insanın sabrını zorlayacak kadar uzun ve öğretici konuşuyor. Bazen çekilecek çile değildi vallahi. Özellikle Şadan'a karşı üstten bakan tavrı ve "Seni cahil olduğun için seçtim." anlamına gelen sözleri pek sempatik gelmedi bana. Okurken sık sık, "Tamam Sabiha Hanım, haklısınız ama biraz da susun." dedim. Ha bu, Şadan'ın yaptıklarını haklı çıkarıyor mu? Haşa! :) Sonuç olarak eğlenceli bir okumaydı. Kitaplığımda yazarın okuyacağım iki kitabı daha var. (Aslında üç galiba çünkü Kesik Baş - Utanmaz Adam bir kitapta.) Bir yanım "Oku, eğlen." diyor; bir yanım da "Kız, çok bunaldığında kurtarıcı olarak sakla." diyor. Ne yapsam ki?
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
“Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış.”
Puan vermedi·512 syf.··
2026 43. kitabı
Eğer kelimelerin yalnızca anlam taşımadığına, aynı zamanda insanın içine açılan gizli kapılar olduğuna inanıyorsan, “Çile” seni bekleyen kitaplardan biridir. “Çile”, insanın kendisiyle, hayatla ve varoluşun büyük sorularıyla yaptığı zorlu ama büyüleyici konuşmaların şiire dönüşmüş hâlidir. Dili güçlü, imgeleri derin ve etkisi uzun sürelidir. Bazı şiirler bir rüzgâr gibi geçip gider; bazıları ise yıllarca zihinde kalır. Bu kitap, ikinci gruba aittir. Kalbinin sessiz köşelerinde yankılanacak dizeler arıyorsan, “Çile”yi yalnızca okumayı değil, yaşamayı da deneyebilirsin. Çünkü bu kitap, sayfaları çevrildikçe değil, insanın içine indikçe açılan bir dünyadır.
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,1bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:13
Siddhartha Tatmin edici bir hakikat arayan ve daima yol değiştiren bir yolcu. En nihayetinde bulduğu şey hiç bir şeyin aramakla bulunamayacağı oldu. Hakikat'in, zaten elimizde olduğunu ve onu da hareket halinde olarak değil, durup izleyerek görebileceğimizi savunuyor. Onca yolu aşıp oturduktan sonra(!) Bana göre yaşamalı her acıyı, utancı, öfkeyi. Olumsuz duyguları yazdım çünkü bunlar olmadan sevinç ve saadet kalıcı bir etki bırakmıyor insan yüreğinde. Ve talip olunmalı daha fazlasına! (Rahatlık içinde yazıyorum çok takılma ey okur) Genel olarak beğendim ama Siddhartha'nın sergüzeşt'in sonunda dediği gibi "bilmediğim bir şey de duymadım" Az daha unutuyordum; Benim çile bülbülüm şarapla abdest nasıl alınır; diye düşündürttü en sonunda. Çilesi sefahat olan o kutsal insan. Bu ne bilgeliktir böyle!
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 201346,9bin okunma