8/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 174. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:59
Merhabalar dostlar Geçen yıl okuduğum Bir Mimoza Masalı kitabının devam kitabı ,Kuzey Rüzgarı ile geldim bugün. Ama ya kitap öyle bir yerde bitti ki çatlayacağım meraktan .Bi Kızılcık Şerbo finalinde böyle heyecanlandım bi de bu kitapta .. Ilk kitapta Liza ve Poyrazın aşkıyla tanışmıştık. Onların ki lise yıllarında başlayan bir aşktı. Ama Liza nın ailesinde o zengin görünüşleri altında şeytanın Türkiye şubesi adeta .Liza yı amcasının oğluyla evlenmek üzere Almanya ya gönderiyorlar. Aradan 10 yıl geçiyor ve Liza Turkiye ye geri dönüyor. Yanında kızı Talya ve can dostu Leyla ile birlikte. Rüzgarsa hep onu bekliyor .Mimoza oteli onun mabedi oluyor adeta .. Ve gelelim bu kitaba.Çılgın aşıklar sevdalarına kaldıkları yerden devam ediyor ,Üstelik Talya da onlara katılıyor bu.sefer .Tek istekleri Liza nın ailesinden , geçmişte kalan sırlardan uzak durmak .Ama ne Liza nın annesi ,kibir abidesi Jülide Bozbeyli duruyor, ne de Yağızla Poyraz ın düşmanları. Bir yandan da Leyla ile Yağız yakınlaşması başlıyor. En çok üzüldüklerim Özge ve Dogan oldu .Yağız a ilk kitapta gıcık olmuştum ama bu kitapta sevdim onu da .Talya ile Anıl ve Ezo da kitabın renkleri olmuş . Zaten Liza ve Poyraz maşallah her buldukları yerde yılların acısını çıkardı adeta .. Aile içi şiddet ,taciz ,özellikle sevgi göstermeyen anne -baba insanın hayatını nasıl etkiliyor ?Bu hikaye gözler önüne seriyor bunu .. ilk kitabın sonunda da aynı şeyi yazmışım ama duygum aynı ..Çabuk ol lütfen Almina ... Kitapla kalın dostlar... Bir Mimoza Masalı - Kuzey Rüzgârı Almina
Bir Mimoza Masalı - Kuzey RüzgârıAlmina · Parola Yayınları · 202571 okunma
Puan vermedi·541 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 11:26
Şu an Ferhan Şensoy’un “Kalemimin Sapını Gülle Donattım” kitabının tam ortalarındayım. İçimde garip bir burukluk var; sayfalar azaldıkça kitap neredeyse bitecek diye korkuyorum. Kendi kendime, "Biterse ben ne yaparım, nasıl Ferhan’sız kalırım?" deyip duruyorum. Öyle bir his ki bu, ruhu ruhuma o kadar yakın bir karakterle karşı karşıyayım ki, o kendi anılarını anlatırken ben de gayriihtiyari kendi anılarımın derinliklerine yolculuk yapıyorum. Onun o hayta, hafif serseri, sempatik, haylaz, asi, çılgın ve çapkın hallerini okudukça, kendimle arasındaki benzerlikleri görüp hayretler içerisinde kalıyorum. Olayları görüş biçimi, ince esprileri, hayatın o karmaşası içinde bir şekilde uyumla akıp gidişi ve keskin gözlem yeteneği... Onunla aramızdaki yakınlık o kadar fazla ki, sanki Ferhan Şensoy’un satırlarında kendi gençliğimi okuyorum. Bir yandan bu muazzam yakınlığın keyfini çıkarırken, diğer yandan da içimden bir ses hayıflanıyor: "Bu yaşa kadar neden onunla, bu dille tanışmadım?" Kitabın nedense hiç sıkmayan, o kadar yalın ve su gibi akan güzel bir dili var ki... Sürekli bir hayal alemine dalışı, daldan dala atlayışı var ama o dağınıklık bile öyle bir estetikle sunulmuş ki kaybolmuyorsunuz. Abartısız söylüyorum; her ama her kelimesinde, her cümlesinde kendimden bir parça buldum. Kitap tamamen bittiğinde şüphesiz daha kapsamlı bir inceleme yazacağım. Ancak daha yolun yarısındayken içimden gelen bu sesleri, bu yoğun duyguları hemen kağıda dökmek istedim. Ferhan Şensoy’un kalemiyle gülle donattığı bu yolculukta, ben de kendi ruhumu donatıyorum.
Kalemimin Sapını Gülle DonattımFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 20071,145 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2026 34. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:16
Kahramanımız Su,; hayalperest, uçuk kaçık fikirlere sahip, meraklı bir kız. Sürekli başarı bekleyen anne ve babasının aksine hayatı düşlediği gibi yaşamak istiyor. Babasının bir haftalık işe gideremedi nedeniyle Harun isimli taksi şoförü onu okula götürür. Bu yolculuklar Su için düşlediğinin de ötesinde geçer. Harun Bey’in teknoloji merakı, yaşam öyküsü, hayata bakışı Su’yu ona daha çok bağlar. Kurdukları arkadaşlık sayesinde her ikisinin de hayatı değişir. Meraklı, çılgın, hayalperest çocukların çokça seveceği bir kitap. Sevim Ak’ın kalemiyle çok şirin bir öykü okuyacaksınız.
Sıcak Çikolatalı YolculuklarSevim Ak · Can Çocuk Yayınları · 2010587 okunma
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:40
Helllöööö Sonunda severek okuduğum bir kitabın yorumu ile anında gelebiliyorum. Aslında bu kitabı sevebileceğimi çok düşünmemiştim çünkü ilk 100 sayfa cidden biraz yavaş ilerliyor ama sonrasında öyle bir güzelleşiyor ki.. Hem duygulandım hem de kahkahalar attım Kitabın benim için favori karakteri kesinlikle Büyükanne Mimi:) Kadının kafasına ve yaptıklarına aşık oldum:d İleride böyle çılgın bir büyükannne olmak istiyorum resmen Perci kesinlikle kendi değişimi ile tüm çevresini değiştirdi diyebiliriz. Ama bunun da gizli kahramanı kesinlikle Mathias(arkadaşı). Yani onunla birlikte hazırladığı liste olmasa başlayabilir miydi bilmiyorum. Gerçekten hayatınızda ki insanlar o kadar önemli ki. Sizi geriye çekecek, düşürecek değil de daima yanınızda olup sizi yükseltmeyi bilecek birileri olsun hayatınız da. Pes etmeye çalışsanız bile o sizi kaldırsın. Bu da böyle bir ara dipnottu. Ve Percinin annesini kesinlikle boğmak isteyeceksiniz. En sevmediğim her şeyi kendinin bildiğini sanan ve dediğini yaptırmaya çalışıp sürekli insanların hayatına müdahale eden tipler.. Gerçekten böyle bir anne olmamak için tüm tuşlara basabilirim ya :d Ve kitabın sonlarına doğru öyle bir sahne var ki...Vay canına yürü be kızım demeden edemedim. Eh kitabın kesinlikle diğer favori ikilisi Nate ve Lilah oldu. Aralarında ki baba-kız ilişkisinde kendi oğlumla olabilecek geleceği gördüm resmen:d Ve son olarak Perci, Nate, Lilah, Mathias ve diğerleri ile mutlaka tanışmalısınız:)
1000Kitap
Değişim ZamanıSharon M. Peterson · Yabancı Yayınları · 202553 okunma
Kitap özetidir
5/10
·432 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 17:50
“En Çılgın Takıntı” kitabını bitirdim ve açıkçası kitapla ilgili çok karışık hisler içerisindeyim Konu olarak aslında oldukça ilgi çekiciydi ama bazı şeyler benim kitaptan tamamen kopmama sebep oldu. Bu kitapta ilk kitapta gördüğümüz erkek karakterin üvey annesi Gianna ile dedektif Christian’ın hikâyesini okuyoruz. Gianna çok küçük yaşta, henüz 18 yaşındayken kendinden oldukça büyük bir adamla evleniyor. Bunun sebebi de hem ailesinden kurtulmak istemesi hem de panik atak sorunları yüzünden kendisini güvende hissedeceği bir hayat araması. Aslında karakterin geçmişi ve psikolojik tarafı oldukça ilgi çekiciydi. Fakat beni en çok rahatsız eden şeylerden biri, Gianna’nın geçmişte kocasının oğluyla bir gecelik ilişki yaşamış olmasıydı. Açıkçası bunun hikâyeye neden eklendiğini anlayamadım çünkü bence olmasa kitap çok daha iyi olabilirdi. Gereksiz şekilde rahatsız edici hissettirdi bana. Christian tarafına gelirsek, Gianna’yı ilk kez onun düğününde görüyor ve o andan itibaren ona karşı ciddi bir takıntı geliştirmeye başlıyor. Hatta bu takıntısı yüzünden psikiyatriste gidip tedavi bile görüyor. Ama işte tam burada da benim kopuk hissettiğim nokta başladı. Kitap sürekli “takıntılı aşk” havası vermeye çalışıyor ama ben aralarındaki bağı o kadar güçlü hissedemedim. İki erkek karakterin de Gianna’ya karşı obsesif şekilde bağlı olması gerekirken o duygusal yoğunluk bana geçmedi. Üstelik Gianna ve Christian arasındaki sürekli çatışma, birbirlerine karşı sert davranmaları ve özellikle Christian’ın zaman zaman hakaret eden tavırları benim hiç hoşuma gitmedi. Kitap bunu onun psikolojik sorunlarına bağlamaya çalışıyordu ama yine de okurken rahatsız oldum açıkçası. Ben daha derin bir bağ ve daha güçlü bir romantik his bekliyordum. Kitap boyunca ikisi sürekli birbirlerine
En Çılgın TakıntıDanielle Lori · Martı Yayınları · 20222,280 okunma
Ağdalı bir dil. Aklı karışık karakterler
5/10
·496 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 19:01
Kitabı hızlıca okudum çünkü okuyacak kitabım yoktu ve çok büyük can sıkıntısı yaşıyordum. Yoksa kitap çok akıcı değil. Olayların hemen ortasında yapılan uzun betimlemeler insanı akıştan koparıyor. O kısımları kırpsanız zaten kitap kuş kadar kalır. Ancak yine de bir sinema sahnesindeki her ayrıntının yazıya dökülmüş hali olarak düşünülebilir. Yazarın 1800lerden bir erkek olduğunu ve toplumun o dönemde kadınlara bakış açısını bildiğimden olurken yer yer kızsam da anlamaya çalıştım. Olay akışını önemli karakterler üzerinden yazmak istiyorum. Bathsheba karakteri kitaptaki ana kadın karakter. Bu karakteri çok derin bulamamakla beraber zeka olarak da pek parlak olmadığını düşünüyorum. Tabi yazarın da kadınlara bakış açısından böyle olduğu çok açık. Başlangıçta özgür ruhlu bir kadın olduğunu anlıyoruz. Çiftçi Gabriel Oak'ın evlenme teklifini reddedip bir erkek olmadan gelin olmak mümkün olsa keşke düşüncesiyle aslında ilgi odağı olmayı istediği ancak sorumluluk almak istemediği çok açık. Çiftliğe taşınıp da amcasının işlerini devraldığında bir kimlik çatışması yaşıyor. Bir yandan sorumluluk sahibi bir çiftlik hanımı olmaya çalışıyor bir yandan da ergen liseli kişiliği en ufak şeyde ortaya çıkıyor. Hizmetçisi liddy yan çiftlikteki Mr. Boldwood'a bir sevgililer günü kartı gönderelim şakasına dediğinde hemen kabul edip yolluyor. Bu kart onun ağzına ediyor desek yanılmayız. Çünkü Mr. Boldwood normal bir adam değil ve maalesef bunu ciddiye alıyor. Bu kitapta en sinir bozucu karakter de bu adam. Normalde şaka yaptım ciddiye almayın diyen bir kızı kim takıntı yapar bu durumda? Büyük ihtimalle hayatında eli bir kadının eline değmemiş veya bir kadından asla yüz bulmamış bir erkek diye tahmin edersiniz. Ama yok. Mr Boldwood zaten gözde bir bekar. Kırklı yaşlarında, zengin, kadınların
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20184,385 okunma
Reklam
Reklam