Sevdiğim yetmez mi mağrur olduğun
Saadet bizi bekliyor hâlâ
Benim kadar âşık mıydı Mecnun
Senin kadar güzel miydi Leylâ
Sevdiğim yetmez mi mağrur olduğun
Gözümde değil, gözbebeklerimdesin
Bakışlarınla dopdolu ruhum
Ta canevimde yaşıyor sesin
Seni seviyorum, seni istiyorum
Gözümde değil, gözbebeklerimdesin
Yokluğum da sensin, varlığım da sen
Nurusun her gece rüyalarımın
Çılgın bir rüzgârsın başımda esen
Ey yeşil toprağı ilk baharımın
Yokluğum da sensin, varlığım da sen
Bütün bir ömürsün boylu boyunca
Sen ki en güzel bir âna bedelsin
Nasıl güzelse gül dalında gonca
Ey! Yeşil gözlüm o kadar güzelsin
Bütün bir ömürsün boylu boyunca
Seninle ölmek bile tatlıdır
Kirpikte gözyaşı gönülde gurur
Istırap tatlıdır, çile tatlıdır
Sevdiğim şair aşkı böyle olur
Seninle ölmek bile tatlıdır
Yalınlıktan neden bu kadar korkuluyor, açık ve basit olmaktan neden ürkülüyor bu kadar? Eğitmek, oyalamak değil bir çocuğa bütün kişiliğini üzerine kurabileceği ahlaki temelleri vermek demektir. Bana öyle geliyor ki, hiç demeyeyim ama çok az sözü edilen ama en ciddiye alınması gereken konulardan biri, bu dönemde yaşayan çocukların sinir sistemlerinin zayıflığıdır. Çoğunlukla kandırıcı elektronik dadılara emanet edilmiş olan beyinleri sürekli olarak farklı uyaranların dürtüsü altında. İşte bu çılgın dürtüler, daimi olarak zapping yapma alışkanlığı, onla-rın dikkatlerini yoğunlaştırma yeteneklerini un ufak ediyor. Peki ya dikkatini yoğunlaştıramayan bir insan nasıl insandır sizce? Her ne yapmak istersem isteyeyim -marangozluktan astronotluğa, bir aşk mektubu yazmaya-mutlak biçimde dikkate ve yoğunlaşmaya gereksinme duyarım; hareketlerimi birbirine bağlamayı, bu bağlayış olmazsa hiçbir şey elde edemeyeceğimi bilmem gerekir.
bir şeylerin garip bir taslağı olan, yürüdüğünü ve düşündüğünü sanan bir bitkiden farksız görünen sen, yarı bilge, yarı çılgın olarak öğle güneşindeki bir mum kadar gereksiz olan o çalınmış yaşamını devam ettireceksin.
Bana, "Seni seviyorum," demesini isterdim, eğer bu çılgın umut gerçekleşmeyecekse... isteyecek başka neyim var? Ne istediğimi biliyor muyum? Kendimi kaybetmiş gibiyim; tek istediğim sonsuza dek, daima, bütün ömrümce onun yanında olmak, onun ışığıyla, onun halesiyle aydınlanmak. Ondan ötesini bilmiyorum! Ondan kaçabilir miyim hiç?