O zaman, içtiği sulara tuz ekmeğe başlardı düşünde, gövdesinin bütün uzunluklarını mersin balıklarına, bütün yuvarlıklarını deniz analarına dönüştürür, yosun ormanlarında dolanır, dalıverirdi palamut corumlarının* içine. (corum: balık sürüsü, balık akımı)
Hem bilmez miyiz? Sevgi adına sevgilinin öldürülebileceğini düşünememesi bir yana, böyle bir şey yapıldığını işitmeyegörsün ilenç* üstüne ilenç yağdıran sayısız kişi vardır. Sonra bir gün gelir, aşk yüzünden cinayet işleyebileceği, gönlünde işlemiş bile buunduğunu iliklerine dek duyar bunlar, kimi zaman işlerler de bu cinayeti. İlenç yağdırmak sırası başkalarındandır artık. (İlenç: lanet)