Armağan'ın eli Figen'in pürüzsüz karnında dolaşıp venüs tepeciğini aşıyor, baldırlarının gizemli yamaçlarına varıyor. Kalp atışlarını duyuyorlar birbirlerinin. Bacaklarını açıyor Figen. Denizi düşünüyor. Fırtınada kayalara vuran, saldıran, ürkütücü dalgaları. Kabaran ve sonra geri çekilirken köpük köpük dağılarak uysallaşıp tekrar denize dönen dalgaları. Sevgisinden kuşku duymuyor, aşkları doğru, kaygı duymuyorlar. Bindikleri gemi onları dosdoğru gitmeleri gereken yere götürüyor.
İkinci "duymuyor"u kullanmasaydı daha iyiydi sanki!