·
Okunma
·
Beğeni
·
1.676
Gösterim
Adı:
Roman Sanatı
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750700941
Orijinal adı:
Lart du roman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Roman Sanatı
Roman Sanatı
Roman Sanatı
Milan Kundera'nın, kendi kurduğu roman evreninin kökenlerine indiği yapıttır Roman Sanatı. Yazarın, yaşadıklarını yaşarken anlattığı, metnin gelişimine okur kadar dahil olduğu bir evrendir onunki. Kundera'nın gözünde roman, 'yazarın bir itirafı değil, bir tuzağa dönüşen dünyada insan hayatının keşfedilişidir.' Roman, Kundera'nın başkaldırısı, herhangi bir politika, din ya da sınıfla özdeşleşmeyi reddedişidir. Cervantes'in mirasından yola çıkarak roman algısını ortaya koyan Kundera, Broch, Musil, Kafka okumaları yaparak, kahramanlar-kurgu-psikoloji-tarih bütünlüğüne yaklaşımını anlatıyor. Kundera, romanın doğuşunu ve özünü ise şöyle özetliyor: 'Harika bir Yahudi atasözü var: İnsan düşünür, Tanrı güler. Ben François Rabelais'nin bu atasözünden esinlenerek bir gün Tanrı'nın gülüşünü duyduğunu ve ilk büyük Avrupa, romanının böyle doğduğunu hayal etmeyi seviyorum.' Yirminci yüzyılın en önemli edebiyat adamlarından olan Milan Kundera'yı ve romancılığını daha iyi anlama ve değerlendirme yolunda vazgeçilmez bir başucu kitabı Roman Sanatı. 
160 syf.
·4 günde·9/10
Kitap Milan Kundera’nın roman üzerine düşüncelerini ve yazarlar ve romanları üzerine incelemelerini içeriyor. Belki böyle yazınca çok sıkıcı görünmüş olabilir ama aksine çok akıcı ve keyifli bir metin olarak okudum ben.

Beni en çok etkileyen cümleleri zaten burada paylaştım ama altını çizdiğim çok fazla tespit oldu.

Hele de Kafka ve romanları üzerine yazdığı inceleme bence tek kelime ile harikaydı.
160 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazma isteği olan herkesin okuması gereken bir kitap. Romanı ele alış biçimi ile okuduğumuz kitaplara daha farklı bir şekilde bakmamızı sağlayacak bilgiler sunmaktadır.
Ayrıca Kafka'dan bol bol bahsettiği için ayrı bir tadı da var bu kitabı okumanın.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Bu adamın 2 kitabını okumuştum(Kayıtsızlık şenliği + Varolmanın dayanılmaz hafifliği) ve o 'hafiflik' duygusunu tatmıştım. Bu deneme+röportaj içerikli kitabında beni doyuran bir akıcılık hissettim. En kısa zamanda sık atıfta bulunduğu kitaplarını Yaşam başka yerde, Gülünesi aşklar ve Ayrılık Valsi nı okumayı düşünüyorum.
Ayrıca bu kitap sayesinde Herman Broch ve Witold Gombrowicz ı tanımak beni çok mutlu etti ki hemen okuma listeme ekledim.
Bir kaç günlük sohbete bedel bu kitabı deneme sevenlere tavsiye ederim.
160 syf.
·16 günde·10/10
Klasikleri okuma gibi bir derde girmiş arkadaşların kesinlikle okumasını tavsiye ederim. Roman'ın ne olduğu üzerine ve4 özellikle Kafka romanı üzerine muhteşem analizler var. Önceki yorumu yazan kişi gerçekten bu kitabı okumuş mu diye düşünmeden edemedim. Roman'a ilave olarak modernizm, batı düşüncesi, kitsch, medya üzerine de çok kaliteli tespitler içerdiğini söylemeliyim. Tavsiye ediyorum.
Kısa bir yazı da yazdım eser hakkında: https://karakugublog.wordpress.com/...anati-milan-kundera/
160 syf.
·Puan vermedi
Gençlik yıllarında en çok Musil ve Broch'tan etkilendiğini söyleyen Kundera bu iki yazar ile birlikte Cervantes ve Kafka gibi beğendiği yazarların eserlerini derinlemesine inceliyor Roman Sanatı ile.Bu büyük yazarları bilmenin modern romanı anlamak açısından çok önemli olduğu mesajını da vermiş oluyor. Özellikle Kafka seven biri olarak Kafka üzerine yaptığı incelemelerde her cümlesine imzamı atarak okudum. Kitapta bahsedilen çoğu yazarın bana tanıdık olması okumamı kolaylaştırdı. Tabi içinden üslubunu hiç bilmediğim yazarlar da vardı. Onları da listeledim hepsi okunmayı bekliyor. Yazar listesi ile birlikte Prag merakı uyandırdı bu kitap bende. Yazarın diğer kitaplarını okumadan önce kesinlikle araştıracaklarım arasında.

Pek çok eseri 7 bölümden oluşan yazarımızın bu kitabı da 7 bölümlük. Deneme tarzı kitapları okumayı ben çok sevdiğim için sıkılmadan okudum herkesin okuyabileceği bir tarz olduğunu düşünmüyorum. Yer yer anlamadığım yerler olmakla birlikte ağır sayılabilecek yazarlar listemde. Kundera, diğer eserlerinden verdiği örneklerle kendini neredeyse Tanrılaştıran bir üsluba sahip olduğunu da gösteriyor. Kitabın çeşitli yerlerinde bizzat araya giriyor, karakterlere neden bu davranış biçimlerini seçtiğini, olayları neden bu şekilde yönlendirdiğinin açıklamalarını yapıyor. Bir yandan diğer eserlerini okumayıp bu eserle başlayanlar için Kundera'nın roman sanatını öğrenmek açısından müthiş bir başlama kitabı olduğunu düşünüyorum diğer yandan eserlerinden sıkça örnek verdiğinden onları okumamış olmak eseri anlamada eksiklikler bıraktı mı diye de soruyorum. Ama kesinlikle okunmalı. Romanı, romanın sanatını, ritmini, modern roman anlayışını anlamak için okunmalı.
160 syf.
·2 günde·10/10
Milan Kundera'nın yaşamı, ödülleri ve kendine has roman sanatını okumaktan keyif aldım. Kuramlara değil, kendi kurallarıyla, romanı bir o kadar romanı sevdiren, eleştirmenlerin başucu kitabı diyebilirim. Keyifle okumanı dileğimle.
160 syf.
·8/10
Elime geçmişken diğer kitabını da okumak istedim üst üste. Sebebi, #varolmanındayanılmazhafifliği 'nde sergilediği ince dil ve kurgu oyununu keşfetmek.Bu kitap cevabını veriyor bu soruların.

Yazılmış ilk roman kabul edilen #donkişot üzerinden #cervantes 'e övgüyle açılıyor kapılar hatta Modern Çağın kurucusunun #descartes değil onun olduğu vurgulanıyor. Daha sonra roman tanımından, biçimine , içeriğinden uygarlığa getirdikleri irdeleniyor.

Modern romanın kutsal üçlüsünün #proust #joyce #kafka olduğu söylenirken yazara göre , tarihte yeni yönelimin yolunu açan sadece Kafka'dır. Sonra #musil ve #hermannbroch 'un kattıklarından bahsediyor edebiyata. Felsefe'de #hegel #heidegger #nietszche 'ye göz kırpıyor tekrar vatandaşı Kafka'ya dönüp anlatıyor uzun uzun, tüm yapıtlarına varana dek, Broch'un eseri Uyurgezerler bazında roman sanatına bakıyor, röportaj bölümünde kendi müzik geçmişinden örneklerle romanlarını nasıl müzik notaları gibi kısa ve uzun bölümlere ayırdığını anlatıyor.

1968 Prag baharı'ndan sonra kitapları yasaklanıp baskı gören, sinema ve müzikle profesyonel derecede ilgilenen ve 1975'te eşiyle birlikte Amerika'ya iltica eden yazarın çoğu eserinde Prag arka fonunda Sovyet komünizmini ve totaliter rejimlerini yermesini görmek mümkün. Belki de bu yüzden büyük Rus romancılarından (#dostoyevski
#tolstoy gibi devlerden) çok az ama hemşehrisi #franzkafka 'dan tüm eserleri ölçeğinde bahsetmiş olması. Ve kitabın sonunda aldığı bir edebiyat ödülü için Avrupa'nın dışarıdaki kalbi olarak nitelediği Kudüs 'te yaptığı konuşmayı eklemlemiş olması da hiç şaşırtmadı doğrusu!
160 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kundera, Roman Sanatı’nda varoluşa, romanın meselelerine ispat ve iddia çabası olmaksızın fikirleriyle ışık tutuyor. Kendi romanlarından ve dünya romanlarından örneklerle düşüncelerini zenginleştiriyor. Hayata ve romanlara sorulacak sorularla zihinlerde temiz sayfalar açıyor. Tüm bunları dikte etmekten uzak, sohbet tadında ve anlaşılır yapıyor. Milan Kundera eserlerini sevenlere Roman Sanatı ile farklı bir perspektif, sahne arkasında olma hissi deneyimlemelerini öneriyorum.
Günlük hayatın sıkıcılığı içinde hayaller ve düşler önem kazanır. Dış dünyanın kaybedilen sonsuzluğunun yerini ruhun sonsuzluğu alır.
“Şairler icat etmez şiirleri
Gerilerde bir yerdedir şiir
Çok, çok uzun zamandır oradadır
Şairin tek yaptığı onu keşfetmektir.”
Jan Skácel
Milan Kundera
Sayfa 99 - Can Yayınları
“Roman, yazarın bir itirafı değil, bir tuzağa dönüşen dünyada insan hayatının keşfedilişidir.”
(Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği)
Milan Kundera
Sayfa 34 - Can Yayınları
“Benim romanlarımda, ‘ben’i yakalamanın anlamı ‘ben’in varoluş sorunsalının özünü yakalamaktır. ‘Varoluş kodu’nu yakalamaktır. ‘Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ni yazarken şu veya bu karakterin kodunun birtakım anahtar sözcüklerden meydana geldiğini fark ettim.
Tereza için: beden, ruh, baş dönmesi, masum aşk, cennet.
Tomas için: hafiflik, ağırlık.
‘Yanlış anlaşılan sözcükler’ başlıklı bölümde pek çok sözcüğü çözümleyerek Franz’ın ve Sabina’nın varoluş kodunu inceliyorum: kadın, sadakat, ihanet, müzik, karanlık, ışık, kortej, güzellik, vatan, mezarlık, güç.”
Milan Kundera
Sayfa 37 - Can Yayınları
Roman: Yazarın deneysel egolar (kişiler) üzerinden varoluşa dair birtakım temaları sonuna kadar incelediği büyük düzyazı biçimi.
Milan Kundera
Sayfa 137 - Can Yayınları
“Bir filozofun düşünme biçimiyle bir romancınınki arasında temel bir farklılık vardır. Sık sık Çehov’un, Kafka’nın, Musil’in vs. felsefelerinden söz edilir. Ama yazdıklarından tutarlı bir felsefe çıkarmaya kalkın da bakın! Düşüncelerini günlüklerinde doğrudan ifade etseler bile, bunlar bir düşüncenin doğrulanmasından çok düşünce alıştırmalarından, paradoks oyunlarından, doğaçlamalardan ibarettir."
Milan Kundera
Sayfa 80 - Can Yayınları
Josef Skvorecky kitaplarından birinde şu
gerçek hikayeyi anlatır:

Praglı bir mühendis Londra'da bilimsel bir kolokyuma davetlidir. Gider, tartışmalara katılır ve Prag' a geri döner. Dönüşünden birkaç saat sonra, bürosunda eline Rude Pravo'yu -partinin resmi gazetesi- alır ve orada şöyle bir haber okur: Londra'da bir kolokyuma katılan
delegelerden bir Çek mühendis, Batılı gazeteciler önünde sosyalist vatanını karalayan bir demeç verdikten sonra
Batı' da kalmaya karar vermiştir.
Böylesine bir demece ek olarak bir de yasadışı yollardan başka bir ülkeye sığınmak istemenin şakaya gelir yanı yoktu. Yirmi yıl hapis demekti bu. Mühendisimiz gözlerine inanamaz. Ama makalede kendisinden söz edilmektedir, buna şüphe yoktur. Büroya giren sekreteri onu görünce dehşetle irkilir: Tanrım, der, dönmüşsünüz! Olacak şey değil bu; hakkınızda yazılanları okudunuz mu?
Mühendis sekreterinin gözlerindeki korkuyu görmüştür. Ne yapacaktır? Soluğu Rude Pravo'nun yazı işlerinde alır. Orada, sorumlu muhabiri bulur. Adam hararetle özür diler, gerçekten de bu olay çok can sıkıcıdır ama muhabirin bu işle hiçbir ilgisi yoktur, o bu makalenin metnini doğrudan doğruya Dışişleri Bakanlığı'ndan almıştır. Mühendis, bunun üzerine bakanlığa gider. Orada kendisine, evet, derler, belli ki bir yanlışlık söz konusudur; ama onların hiçbir suçu yoktur, onlar mühendisle ilgili bu raporu, Londra büyükelçiliğindeki gizli
servisten almışlardır. Mühendis haberin yalanlanmasını ister. Ona hayır, derler, yalanlama olmaz; ama ona başına
hiçbir şey gelmeyeceğine dair güvence verirler, içini rahat tutmalıdır.
Ama mühendisin içi rahat değildir. Tersine, sıkı sıkıya gözetlendiğini, telefonunun dinlendiğini ve sokakta takip edildiğini fark etmekte gecikmez. Artık uyku uyuyamaz olur, kabuslar görür, ta ki bu gerginliğe daha fazla dayanamayarak gerçekten büyük tehlikeleri göze alıp kaçak olarak ülke dışına çıktığı güne kadar. Böylece gerçekten bir sığınmacı olmuştur.

Anlattığım hikaye hiç tereddütsüz Kafkaesk, yani Kafkavari denebilecek hikayelerden.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Roman Sanatı
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750700941
Orijinal adı:
Lart du roman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Roman Sanatı
Roman Sanatı
Roman Sanatı
Milan Kundera'nın, kendi kurduğu roman evreninin kökenlerine indiği yapıttır Roman Sanatı. Yazarın, yaşadıklarını yaşarken anlattığı, metnin gelişimine okur kadar dahil olduğu bir evrendir onunki. Kundera'nın gözünde roman, 'yazarın bir itirafı değil, bir tuzağa dönüşen dünyada insan hayatının keşfedilişidir.' Roman, Kundera'nın başkaldırısı, herhangi bir politika, din ya da sınıfla özdeşleşmeyi reddedişidir. Cervantes'in mirasından yola çıkarak roman algısını ortaya koyan Kundera, Broch, Musil, Kafka okumaları yaparak, kahramanlar-kurgu-psikoloji-tarih bütünlüğüne yaklaşımını anlatıyor. Kundera, romanın doğuşunu ve özünü ise şöyle özetliyor: 'Harika bir Yahudi atasözü var: İnsan düşünür, Tanrı güler. Ben François Rabelais'nin bu atasözünden esinlenerek bir gün Tanrı'nın gülüşünü duyduğunu ve ilk büyük Avrupa, romanının böyle doğduğunu hayal etmeyi seviyorum.' Yirminci yüzyılın en önemli edebiyat adamlarından olan Milan Kundera'yı ve romancılığını daha iyi anlama ve değerlendirme yolunda vazgeçilmez bir başucu kitabı Roman Sanatı. 

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • Kürşat Saygılı
  • mete bleda ünal
  • Şahin Akkuş
  • Werner Ludal
  • Sevda Sezer
  • Duygu Küçük
  • Hot-ice
  • Suna Yenişehirli
  • Barış Küçük
  • Bekir Güngen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (5)
9
%13.3 (4)
8
%20 (6)
7
%10 (3)
6
%3.3 (1)
5
%3.3 (1)
4
%0
3
%3.3 (1)
2
%0
1
%0