Cinsel Eylem Üstüne
Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi. Neden acaba? Yoksa onun sözünü ağzımızda ne kadar az harcarsak, düşüncesini kafamızda o kadar büyütmeye hak mı kazanıyoruz? Kitaplar için de öyle olmuyor mu? Ne kadar yasaklanırlarsa o kadar daha çok satılıyor, o kadar daha çok okunuyorlar.
KİTAP III, BÖLÜM V·Kitabı okudu
Cinsel Eylem Üstüne
Yoksa onun sözünü ağzımızda ne kadar az harcarsak, düşüncesini kafamızda o kadar büyütmeye hak mı kazanıyoruz? Çünkü bilirsiniz en az kullanılan, en az yazılan, en saklı tutulan sözler en iyi bellenen, en çok insanca bilinen sözlerdir. Kitaplar için de öyle olmuyor mu? Ne kadar yasaklanırlarsa o kadar daha çok satılıyor, o kadar daha çok okunuyorlar.
Sayfa 299 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Cinsel Eylem Üstüne
Cinsel eylem insanlara ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi.
Sayfa 299 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Cinsel Eylem Üstüne
Cinsel eylem insanlara ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi. Neden acaba? Yoksa onun sözünü ağzımızda ne kadar az harcarsak, düşüncesini kafamızda o kadar büyütmeye hak mı kazanıyoruz? Çünkü bilirsiniz, en az kullanılan, en az yazılan, en saklı tutulan sözler en iyi bellenen, en çok insanca bilinen sözlerdir. Her yaşta, her baştaki insan onu ekmeği bildiği gibi bilir. Dile, sese, harfe gereği olmadan herkesin içine yazılır. Sükûtun dokunulmazlığı içine kapamışız cinsel eylemi: Çıkarmak bir suçtur oradan onu, suçlamak ve yargılamak için bile olsa. Ancak dolambaçlı sözler ve resimlerle kırbaçlamaya kalkabiliriz onu. Böylesine tiksindirici olmak bir suçlu için ne büyük onur: Adalet dokunmayı, bakmayı suç sayıyor bu suçluya! Cezasının ağırlığı özgürlük, dokunulmazlık kazandırıyor suçluya. Kitaplar için de öyle olmuyor mu? Ne kadar yasaklanırlarsa o kadar daha çok satılıyor, o kadar daha çok okunuyorlar.
önyargılardan bucak bucak kaçış.. adlandırmama.. yargılamamaya çalışma.. ölümün apışarasında can bulmuş, zayıf bir kıl gibi: direnmek; ve sözcüklere çocuksuluğun saf üstünlüğünü yükleyerek, imgelerde şekil almak... en güçsüz noktasında hayatın, portreler yapmaya başlamak, gümüş kadehlerin ateşli camı gerisinde bir leke, bir alacalıkuş, bir yokoluş biçiminde varolabilmenin kavgasını vermek ve bu inancı, asırlarca bir tür ortaçağ sancısıymışçasına yürekte taşıyarak, o uzak-yitik kabilelerin dermeçatma tapınaklarına sürüklemek.. tuğlalardan örülmüş bir bedene yuva açmak, şahsiyetini yumurtlamak sonra içinde yeraldığın zamanın odağına.. onca iğrenmenin heyecansız dinamiğinden çıkıp da yürüdük.. tanrılar yarattık soluk soluğa, soluk boruları ürettik güzellik soluk alabilsin, dirilsin yeniden diye. aptal değildik, artamadık ezilmelerden, ama.. bir sonuç sentezleyemedik dışlanmalardan.. küfür inşa etmek sayılmaz mıydı canlı kalmamız? ya o ihanetlerle mi beslenecekti aç ruhlarımız? çağrılar attık, sesimiz buz tuttu! tenimizde bir budaktı o garip haz.. hep çoğuldu yalnızlıklarımız oysa.. tek "ben"ler, tek "beklentiler"! algı alanında bir hiyerarşi sorununu ortaya atıyor ahlak! tüm ruhlar ve vücutlar özgürlüğe ulaşsın tezini savunuyorduk.. şehri içten ve dıştan kuşatan sadece ilkel tanımıyorduk! karikatürlerimizdi. bu hızı tanıştırılmamıştık atmosferiyle salt ihanetin ve salt tutkunun. salt ihaneti de, salt tutkuyu da tadarak keşfettik! buydu statümüz! siyaha açıklaması da ve beyaza tapınmamızın işte bu yazgıydı! vokalsiz acı çekmek! mutlak ilk ve son olarak yargılanmak.. doğanın ötesine itilmek! hep itildik biz, hep italikti sevgilerimiz! güven de neydi? kuşku: terkedilme, tekmelenme, aşağılanma korkusu, iğreti bir hayat sürdürmeye mahkum edilmek; güncelerin sayfalarını,
Alıntı
Cinsel Eylem Üstüne
Cinsel eylem insanlara ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi. Neden acaba? Yoksa onun sözünü ağzımızda ne kadar az harcarsak düşüncesi kafamızda o kadar büyütmeye hak mı kazanıyoruz? Çünkü, bilirsiniz, en az kullanılan, en az yazılan, en saklı tutulan sözler en iyi bellenen, en çok insanca bilinen sözlerdir. Her yaşta, her baştaki insan onu ekmeği bildiği kadar bilir. Dile, sese, harfe gereği olmadan herkesin içine yazılır. Suskunun dokunulmazlığı içine kapamışız cinsel eylemi: Çıkarmak bir suçtur ordan onu, suçlamak ve yargılamak için bile olsa. Ancak dolambaçlı sözler ve resimlerle kırbaçlamaya kalkabiliriz onu. Böylesine tiksindirici olmak bir suçlu için ne büyük onur: Adalet dokunmayı, bakmayı suç sayıyor bu suçluya! Cezasının ağırlığı özgürlük, dokunulmazlık kazandırıyor suçluya. Kitaplar için de öyle olmuyor mu? Ne kadar yasaklanırlarsa o kadar daha çok satılıyor, o kadar daha çok okunuyorlar.