Puan vermedi·198 syf.·
2026 295. kitabı
Livaneli'nin Serenad kitabında yer alan Nadia Yahudiydi. Yine Livaneli'nin Huzursuzluk kitabındaki Meleknaz bir Ezidi kızıydı. Bülbülü öldürmek kitabında yer alan Tom Robinson siyahi bir insandı ve son olarak Çizgili Pijamalı Çocuk kitabında yer alan Shmuel yine bir Yahudi çocuktu. Farklı kitaplarda yer alıp her biri yüreğimize dokunmayı başarabilen bu karakterlerin hepsinin ortak bir özellikleri vardı: ya sevdiklerinden ayrı düştüler, ya da öldüler... Peki bu insanların suçları neydi? Sadece ve sadece onlara zulmedenlerden farklı bir ırka mensup olmalarıydı... Henüz çok uzak değil şunun şurasında 70-80 yıl önce medeni! olarak nitelendirilen Avrupa'nın göbeğinde yer alan Auschwitz toplama kampı bir diğer adıyla ölüm! kampında yaşanılanlarla birlikte yazar bize o döneme ait etkileyici ve hüzünlü bir hikaye sunmuş. Babası Hitler'in Almanya'sında komutan olan Bruno, babasının görevi nedeniyle ailesiyle birlikte Auschwitz'e yerleşiyor. Yalnız kalan ve hiç arkadaşı olmayan 9 yaşındaki Bruno, yeni şeyler keşfetmek ve yalnızlığına bir nebze çözüm bulma umuduyla evinden çıkıyor ve evinin karşısında yer alan tel örgüler doğrultusunda yürümeye başlıyor. Bu yürüyüşün bir noktasında tel örgülerin diğer tarafında kendisi gibi 9 yaşında olan Shmuel ile karşılaşıyor ve arkadaş oluyorlar. İlerleyen günlerde Bruno hergün ailesinden gizli bir şekilde aynı yere arkadaşıyla buluşmaya gidiyor. Birbirlerini çok seven, sürekli sohbet eden ve tel örgülerin ayırdığı bu çocuklar birlikte oyun oynayabilmek ve daha çok birlikte vakit geçirmek istiyorlar. Bir gün Bruno arkadaşının giyindiği çizgili pijamalardan giyinip, arkadaşının da yardımıyla asla girmemesi gereken tel örgülerin çevirdiği alana giriyor... bundan sonrasını kitaptan okumak daha iyi olacaktır. Kitabın o kadar çocuksu nitelikte
İnceleme
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
KİTAP ÖZETİ VE YORUMUDUR
7/10
·262 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:26
Haziran ayında okuduğum kitaplardan biri, Gamble Kardeşler serisinin ikinci kitabı olan Oyuncu idi. İlk kitapta serinin en küçük erkek kardeşinin hikâyesini okumuştuk. Bu kitapta ise ortanca kardeş olan Chad Gamble'ın hikâyesini okuyoruz. Chad Gamble başarılı bir beyzbol oyuncusu. Bir gün bir barda Bridget ile tanışıyor ve ondan oldukça etkileniyor. Birlikte vakit geçirip geceyi beraber geçirmeye hazırlanırken Chad'in telefonuna bir mesaj geliyor. Bridget bu mesajı görünce kendisini oldukça özgüvensiz hissediyor. Çünkü Chad ünlü bir sporcu ve bugüne kadar hep çok güzel, manken gibi kadınlarla birlikte olmuş. Bu yüzden kendisini ona göre yetersiz görüyor ve Chad'e fark ettirmeden oradan ayrılıyor. Chad ise Bridget'in bir anda ortadan kaybolmasına oldukça şaşırıyor. Daha sonra Bridget'in çalıştığı iş yerinde aslında Chad'in küçük kardeşinin de çalıştığını öğreniyoruz. Yani Bridget, Chad'i daha önceden tanıyor diyebiliriz. Bir süre sonra bir iş yemeğinde yeniden karşılaşıyorlar. Yaklaşık bir ay sonra gerçekleşen bu karşılaşmada Chad, Bridget'e neden o gece ortadan kaybolduğunu soruyor. Bu konuşma sırasında dışarı çıkıyorlar ve tartışırken kendilerini öpüşürken buluyorlar. Tabii ki magazinciler peşlerini bırakmıyor ve fotoğraflarını çekiyorlar. Chad'in kariyerini korumaya çalışan asistanı, çıkan fotoğrafları fırsata çevirmek istiyor. Sürekli farklı kadınlarla anılması kariyerine zarar vereceği için Bridget ile sahte bir ilişki yaşamalarını öneriyor. Bridget ilk başta bunu kabul etmiyor ancak asistanın yaptığı şantaj sonucunda bu plana dahil olmak zorunda kalıyor. Böylece sevgili rolü yapmaya başlıyorlar. Zaman geçtikçe birbirlerinden etkilenmeye başlıyor ve bu ilişkinin gerçekten gerçek olmasını istiyorlar. Noel gecesinde artık duygularına karşı koyamıyorlar ve
OyuncuJennifer L. Armentrout · Dex Plus Yayınları · 2016469 okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 35. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 17:55
Hepimiz yaralarımız kadar değil miyiz bu dünyada, dışımız gülerken bilemeyiz ki içimizde ne fırtınalar kopar. İnsanoğlu hep buruktur, hep bi yaralı tarafı vardır, istediklerimiz ve elde ettiklerimiz kadarız. Belki de şu koca dünyada çoğu insanın en büyük yarası ailedir. Herkes yapamadığı şeylerin acısını diğerinden çıkarır, acımızın yükünü etrafımızdakine yükleriz hep. Susarız bir ömür, ama hırçınlığımız anlatır sustuklarımızı. Biz yaralarımızı sakladıkça iyi bişey yaptık sanarız ama o yaraları sakladıkça daha çok zarar veriririz birbirimize, tamamlanamayan bir boşluk yaratırız. Bu kitapta tam olarak bunu anlatıyor bize. Bir ailenin olamayış hikayesini okuyoruz. Babanın günahını, çocuklarına ödeten bi anne, birbirinden uzak olan çocuklar, kendi iç dünyasında yaşayan gelinler. Birbirlerine söyleyemedikleri yaraları, biz onların iç sesi olarak okuyoruz. Birbirlerine anlatamadıklarını okuyoruz. Karakterlerin iç çatışmalarını, yaralarını, acılarını, içinde tuttuklarını okuyoruz. Benim için çok güzel bir okuma serüveni oldu çokça merak ettiğim bir kitaptı. Ne yalan söyleyeyim altı harfli bir tatlı kadar beğenmedim ama çok güzeldi yinede. Sonunda bi çiftin de mutlu olmasına çok sevindim belki de mutluluğu en çok hakeden onlardı zaten. Aile olmak demek gerektiğinde yaralarıda beraber sarmak demektir. Yaralayan değilde, yaralarınızı saran bir aileniz olması dileği ile...
Edebiyat
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
9/10
·400 syf.··
2026 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:05
Aşk Hipotezi gerçekten beklentimin çok üzerinde bir kitaptı, tek kelimeyle bayıldım! Olive ve Adam’ın birbirine olan esprili, didişmeli yaklaşımları o kadar iyiydi ki... Sahte ilişki oyununu yürütürken aralarındaki çekim o kadar güçlüydü ki, sahteden ziyade ilk andan itibaren gerçek bir ilişki gibi hissettirdi. Özellikle o tatlı piknik sahnesi ve oteldeki meşhur sahneler aklımdan çıkmıyor, favorilerim arasına girdi bile! ​Olive’in geçmişinden gelen "sevdiğim insanları kaybedeceğim" korkusunu ve bağlanma problemini aşmasına, o duvarları yıkmasına çok sevindim. Adam karakteri dışarıdan ne kadar huysuz görünürse görünsün, ben kendisine tam anlamıyla bittim! Megafonla herkese bağırıp herkesi ağlatırken, Olive’in yanında tam bir "güvenli liman" (safe place) olması inanılmaz bir detaydı. Hele o banyo karşılaşmasından beri, yani neredeyse 3 yıldır Olive’e gizliden gizliye duygular beslemesi ve bunu belli etmemesi... Ağğğw, kalbimi bıraktım! Yakında filmi de çıkacak, çok heyecanlıyım! Gerçekten oyuncular cuk olmuş internetteki o görselleri görünce iyice merak ettim. Dört gözle filmi bekliyorum
Aşk HipoteziAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20224,939 okunma
Mendil Altında
Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap Adı : Mendil Altında Sayfa Sayısı : 245 Yazar: Memduh Şevket Esendal ''İçindekiler'' bölümünden sonra, kitabın ilk iki sayfası İstanbul doğumlu Memduh Şevket Esendal'ın hayatıyla ilgili temel bilgileri içeren biyografisine ayrılmış. Kendi kendine Fransızca, Farsça ve Rusça öğrenmesiyle dikkatimi çeken yazarımız müfettiş, büyükelçi ve milletvekilliği görevlerinin yanı sıra edebiyat alanında üstün başarılar sergilemiş; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nca da okullara tavsiye edilen anı, mektup, hikaye ve roman tarzında birçok esere imza atmıştır. Kitabımızda yer alan hikayeleri henüz okumadan önce M. Sunullah Arısoy'un ''Edebiyatçılarımız Konuşuyor'' başlığıyla 1953 yılında Varlık Yayınları Cep Kitapları 73. sayı sayfa 5 ile 15 arasında Memduh Şevket Esendal'la yaptığı röportaj karşılıyor bizi. Bu röportajla birlikte Memduh Şevketi biraz daha yakından tanıyor bütün sorulara titizlikle verdiği yanıtlara, mütevazi kişiliğine, zarif nüktelerle süslediği keskin zekasına bire bir şahit oluyoruz. ''Nasıl yazarsınız?'' Diye sorunca Sunullah Arısoy ''İşte, oturur yazarım. Gecesi gündüzü belli olmaz. Ne zaman olsa yazarım'' diyerek cevap veriyor. Bir başka soruyla ise bugünkü edebiyat hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyor. ''Hiç hüküm veremem'' diyerek söze başlıyor ve devam ediyor. ''Söyleyeceklerim tam olarak doğru olmasa da ben insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanırım. İnsanları yuğunmuş mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmam. Tam bir ferah içinde yaşamıyorken bir de karanlık ve kötü şeylerden bahsederse bize.. Onları okursak... Bu insanları bir havana koyup ezmeye benzer. Halbuki insanların içinde bir umut olmalı, yaşama umudu... Neşe vermeli insanlara okudukları. Ancak dediğim gibi
Edebiyat
Mendil AltındaMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2012847 okunma
Özel Koruma
8/10
·344 syf.··
2026 7. kitabı
Kitap Katherine Center'dan okuduğum ilk kitaptı ve genel olarak yazım dilini, olayların işleyişini ve karakterleri sevdiğimi söyleyebilirim. Tam bir yaz kitabı olduğunu düşünüyorum, ayrıca çok hızlı da okunan bir kitaptı. Karakterlerden bahsedecek olursam Hannah da Jack de sevdiğim karakterler oldular. Hannah oldukça tatlı bir karakterdi, aynı zamanda gerçekten aklını kullanabilmesi de ona artı bir puan kazandırdı benim gözümde çünkü bir sorunu veya herhangi bir olayı çabuk kavrıyordu ve bu hoşuma gitti şahsen. Jack'in bir oyuncu olmasından ziyade iç dünyasını daha fazla okumak bence çok daha keyifliydi. Spoiler olabilir! Açıkçası Jack'in takıntılı fanları üzerinde bu kadar durulması bana saçma geldi. Tehdit, Jack'in evini bulma gibi bir sürü şey yaptı mesela takıntılı bir fanı ve kocaman güvenlik ekibi bunun üstesinden pek de gelemedi, bu can sıkıcıydı bana göre. Ayrıca kitabın sonlarında Jack'ten nefret eden Wilbur'un ortaya çıkışı da pek hoşuma gitmedi ama olayların işleyişi için gerekli sayılabileceğinden hakkında yorum yapamam. Bir olumsuz eleştirim de kitabın en son sayfalarının çok hızlı ilerlemiş olmasıydı. En azından çiftimizin düğününü falan bir bölüm okumayı isterdim. Spoiler sonu! Bence kitap bir romantik komedi kitabından almak isteyeceğiniz her şeyi ölçüsünde size sunma konusunda başarılı. Mesela bazı olayların biraz daha uzatılabileceğini düşünmüştüm okurken ama sonrasında düşündüğümde o olaylar uzamış olsaydı kitabın atmosferi de değişebilirdi, dolayısıyla belirli olayların üzerinde kısaca durulması olayların dozunu ayarlamış gibiydi. Yine de üstünde durulmasını, biraz daha uzun okusak fena olması dediğim kısımlar da az değildi. Her şeye rağmen hızlı okunabilen, sürükleyici, akıcı, yaza uygun bir kitap arıyorsanız Özel Koruma güzel bir öneri
Özel KorumaKatherine Center · Artemis Milenyum · 2023989 okunma
Reklam
Reklam