10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 159. kitabı
𝙺ı𝚣ı𝚕 𝙶𝚎𝚌𝚎 𝚕𝚕 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere severek okuduğum serinin ikinci ve son kitabı ile geldim. Elbette ki vedalar beni üzer. Hele ki sevdiğim seriye vedalar daha da üzer. Ama vedaların yanına mutlu sonlar eklenince bir parça huzurlu bir kapanış yaparım. Bazı kitaplar ve karakterler zaten kitaplar bitmiş olsa da bizimle beraber olur. Kitaplığımda her gün göreceğim, göz önüne katacağım bir seri olacak. Fantastik de böyle dozunda ve karmaşadan uzak ama heyecanını da koruyan hikayelerin yeri bende her zaman ayrı olur. Ve kesinlikle #kızılgece serisi de benim için öyle. Yorum da bir parça spoiler verebilirim. Kendimi tutamayabilirim ama pişman olacak mıyım hayır. Olur öyle spoiler kaçabilir. Ama ben spoiler vermemeye yine de özen gösterceğim. Rozelin ve Biran Nuh Evet en son söylenmesi gerekeni en başta söyleyerek başlamak istiyorum. Evli, mutlu ve çocuklu hatta evrenler arası geçişi bulmuş tatlı bir aile uğurluyor bizi. Ama oraya gelene kadar neler yaşanıyor neler? Zaten az çok mutlu son olacağını biliyoruz hikaye oraya götürüyor ki canımız yazarımız mutlu sonlar seviyor yani bizden Rozelin ile Biran için kolay şeyler yaşanmayacağını zaten ilk kitabın sonundan biliyorduk. Bir vakıf aracılığıyla kanını vermiş ve hiç bilmediği bir evrende hiç bilmediği bir adamın çocuğuna hamile olarak kendini bulmuştu. Bu çocuk bir lider çocuğu olduğu için özeldi ve ona da özel güçler vermişti. Liderler arası güç savaşları ve intikam arasında da ama hayatta kalmıştı. Şimdi çocuk doğmuş hatta adını da o vermişti. 'Alaz... ' Ondan olmayan ama her şeyi ile annesi hissettiği bağlı olduğu o minik can...
Kızıl Gece IIDuruMavii · Vera Kitap · 2026138 okunma
Çocukluğun derin yaraları
Puan vermedi·248 syf.·
2026 32. kitabı
Her çevirdiğim sayfada çocukluğumdan bir duygunun yutkunma sesini boğazımda hissettim. Sahi insanın çocukluğu ana vatanı mıdır? Sonrasında yaşananlar,yaşadıklarımız o yüzden mi bizi memnun edemiyor ya da mutlu edemiyor. O kadar çok soru oluştu ki zihnimde. Uzun bir süre etkisinden çıkamayıp düşüneceğim satırların olduğu kıymetli bir kitap olacak. - Biz insanlar çoğu kez içinde bulunduğumuz zaman diliminde mutsuz,huzursuz hissettiğimiz anlarda zamanı durmuş gibi hissederiz. Ancak belki yaşanan olaylar ve durumların bu şekilde olması bizi daha kötü yasantilardan uzaklastirmak için olamaz mıydı? Sahi biliyor muyuz zamanın yansımalarının hangi şekillerde karşımıza çıktığında hangi tepkileri vereceğimizi ve o tepkilerle gerçekten kendimiz olabileceğimizi?? Kim bilir ki ? - Üzüldüğüm bir başka nokta ise bir çocuğun her yutkunmasinda tatlıların onda bıraktığı etki. Tatlının bir çocuk için bu kadar hüzünlü hale gelmesi ne kadar üzücü. -Babaanne,dede sıcaklığı ile dolu ev ve o sıcaklığa tekrar dönüş. ~Dedim ya çocukluk insanın ana vatanıdır. Bu ana vatana sahip çıkıp korumalıyız ama o anavatanı iyileştirmeyi de unutmamalıyız. Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·198 syf.·
2026 295. kitabı
Livaneli'nin Serenad kitabında yer alan Nadia Yahudiydi. Yine Livaneli'nin Huzursuzluk kitabındaki Meleknaz bir Ezidi kızıydı. Bülbülü öldürmek kitabında yer alan Tom Robinson siyahi bir insandı ve son olarak Çizgili Pijamalı Çocuk kitabında yer alan Shmuel yine bir Yahudi çocuktu. Farklı kitaplarda yer alıp her biri yüreğimize dokunmayı başarabilen bu karakterlerin hepsinin ortak bir özellikleri vardı: ya sevdiklerinden ayrı düştüler, ya da öldüler... Peki bu insanların suçları neydi? Sadece ve sadece onlara zulmedenlerden farklı bir ırka mensup olmalarıydı... Henüz çok uzak değil şunun şurasında 70-80 yıl önce medeni! olarak nitelendirilen Avrupa'nın göbeğinde yer alan Auschwitz toplama kampı bir diğer adıyla ölüm! kampında yaşanılanlarla birlikte yazar bize o döneme ait etkileyici ve hüzünlü bir hikaye sunmuş. Babası Hitler'in Almanya'sında komutan olan Bruno, babasının görevi nedeniyle ailesiyle birlikte Auschwitz'e yerleşiyor. Yalnız kalan ve hiç arkadaşı olmayan 9 yaşındaki Bruno, yeni şeyler keşfetmek ve yalnızlığına bir nebze çözüm bulma umuduyla evinden çıkıyor ve evinin karşısında yer alan tel örgüler doğrultusunda yürümeye başlıyor. Bu yürüyüşün bir noktasında tel örgülerin diğer tarafında kendisi gibi 9 yaşında olan Shmuel ile karşılaşıyor ve arkadaş oluyorlar. İlerleyen günlerde Bruno hergün ailesinden gizli bir şekilde aynı yere arkadaşıyla buluşmaya gidiyor. Birbirlerini çok seven, sürekli sohbet eden ve tel örgülerin ayırdığı bu çocuklar birlikte oyun oynayabilmek ve daha çok birlikte vakit geçirmek istiyorlar. Bir gün Bruno arkadaşının giyindiği çizgili pijamalardan giyinip, arkadaşının da yardımıyla asla girmemesi gereken tel örgülerin çevirdiği alana giriyor... bundan sonrasını kitaptan okumak daha iyi olacaktır. Kitabın o kadar çocuksu nitelikte
İnceleme
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
Mendil Altında
Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap Adı : Mendil Altında Sayfa Sayısı : 245 Yazar: Memduh Şevket Esendal ''İçindekiler'' bölümünden sonra, kitabın ilk iki sayfası İstanbul doğumlu Memduh Şevket Esendal'ın hayatıyla ilgili temel bilgileri içeren biyografisine ayrılmış. Kendi kendine Fransızca, Farsça ve Rusça öğrenmesiyle dikkatimi çeken yazarımız müfettiş, büyükelçi ve milletvekilliği görevlerinin yanı sıra edebiyat alanında üstün başarılar sergilemiş; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nca da okullara tavsiye edilen anı, mektup, hikaye ve roman tarzında birçok esere imza atmıştır. Kitabımızda yer alan hikayeleri henüz okumadan önce M. Sunullah Arısoy'un ''Edebiyatçılarımız Konuşuyor'' başlığıyla 1953 yılında Varlık Yayınları Cep Kitapları 73. sayı sayfa 5 ile 15 arasında Memduh Şevket Esendal'la yaptığı röportaj karşılıyor bizi. Bu röportajla birlikte Memduh Şevketi biraz daha yakından tanıyor bütün sorulara titizlikle verdiği yanıtlara, mütevazi kişiliğine, zarif nüktelerle süslediği keskin zekasına bire bir şahit oluyoruz. ''Nasıl yazarsınız?'' Diye sorunca Sunullah Arısoy ''İşte, oturur yazarım. Gecesi gündüzü belli olmaz. Ne zaman olsa yazarım'' diyerek cevap veriyor. Bir başka soruyla ise bugünkü edebiyat hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istiyor. ''Hiç hüküm veremem'' diyerek söze başlıyor ve devam ediyor. ''Söyleyeceklerim tam olarak doğru olmasa da ben insanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazılardan hoşlanırım. İnsanları yuğunmuş mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmam. Tam bir ferah içinde yaşamıyorken bir de karanlık ve kötü şeylerden bahsederse bize.. Onları okursak... Bu insanları bir havana koyup ezmeye benzer. Halbuki insanların içinde bir umut olmalı, yaşama umudu... Neşe vermeli insanlara okudukları. Ancak dediğim gibi
Edebiyat
Mendil AltındaMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2012847 okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·384 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:20
​Eğer kafanı boşaltmak, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle keyifli vakit geçirmek ve biraz da pembe diziler tadında şehvetli bir fantastik-romans okumak istiyorsan, bu kitap tam bir biçilmiş kaftan! ​P.C. Cast’in bu serideki tarzını sevdim; antik mitolojiyi alıp günümüzün popüler kültürüyle öyle bir çarpıştırıyor ki ortaya inanılmaz eğlenceli diyaloglar çıkıyor. Hele Venüs’ün modern dünyaya, arabalara, kıyafetlere ve tabii ki modern erkeklere verdiği tepkiler gerçekten kahkaha attıracak cinsten. Tanrıça’nın antik tanrılara ettikleri o renkli ve bol "argolu" yeminler kitabı çok canlı kılıyor. ​Beni en çok etkileyen ne oldu dersen: Kitap ilk bakışta sadece çerezlik, seksi bir romantik komedi gibi duruyor ama derinlerinde kadınlara dair çok güzel bir mesaj barındırıyor. Pea karakteri üzerinden bize şunu fısıldıyor: Bir kadının bir erkeği etkilemesi ya da mutlu olması için kusursuz bir bedene ihtiyacı yoktur; asıl büyü, kadının kendi içindeki özgüveni, yani "içindeki tanrıçayı" keşfetmesidir. Sevgi, insanı değiştirmek değil, onun örtülü kalmış güzelliğini ortaya çıkarmaktır. Kendine güvenen bir kadının karşısında hiçbir erkeğin (ve hatta tanrının) duramayacağını çok tatlı bir dille anlatıyor.
Aşk TanrıçasıP. C. Cast · Pegasus Yayınları · 2012582 okunma
İLKK MANGA YORUMUUU!!!
Puan vermedi·162 syf.··
2026 84. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:13
Merabaaa 1k ya hiç manga yorumu atmamışım( okuduğum 5. manga fln). Burayı daha aktif kullanmayı hedefliyorum ama üşeniyorum ya da unutuyorum. Amaa bundan sonra aktif kullanıcam kendime güveniyorumm. Başlayalım yoruma Horimiya, Vol. 1 Horimiya, Vol. 2 bu ciltlerini ele alarak yorumumu yapacağımm. Öncelikle 17 cilt bir hikaye. Konusu Horu adında bir kızımız var kızımız lise öğrencisi, herkes tarafından sevilen, düzenli ve tatlı bir kız. Bir de ana erkek karakterimiz Miyamura var. Miyamura ve Hori tesadüfen karşılaşıyorlar ve aslında aynı sınıfta olduklarınıve ikisininde aslında bilmediği yönlerinin olduğunu anlarlar. Bencee kitap tam bir çıtır çerezz. Romantik okumak istersiniz kısa olan tatlı olsun derseniz öneririm. Ama ben daha çok amine den bahsetmek istiyorum. Bugün 2. sezonu çıktı. Yakın zamanda 1. sezonu izleyip mangasından daha çok beğenmiştim. Anime nedense daha komik ve eğlenceli gelmişti. Genel olarak beğendiğim bir hikayeydi ama beğenmediğim kısımlar da var. Animenin ilk bölümleri gerçekten harikaydı ama sonlara doğru daha az sevmeye başladım. İlk tanıştıkları zamanlar daha samimi gelmişlerdi. Bir diğer sebep de "O benim" " bana ait " tarzı ifadeler vardı. Heme erkeklere hem de kadınlara karşı. Ben bu tarz kullanımları çok sevmiyorum ve beni bir yerde rahtsız etti. Kısaca çıtır çerez, bazı zamanlar komik ve akıcıydı. Yarın mutlaka devam sezonuna da başlarım. Benim hem manga hem de anime olarak önerilerimdedirr.
Horimiya, Vol. 1Hero · Yen Press · 2016927 okunma