Ne zaman kendisine bağlanıp tutunacak bir dayanak noktası bulduğumuzu düşünsek, onun da sarsıldığını ve bizden uzaklaştığını görürüz. Onu takip edecek olursak elimizden kayıp gider, sonsuza kadar bizden kaçar. Bizim için sabit kalan hiçbir şey yoktur. Bu, doğal durumumuzdur, ama eğilimlerimize en çok ters düşen durum da budur.
Bütünsel kendi kendini teşhir ve kendi kendine saydamlık, yani arkada herhangi bir gizli içeriğin olmadığının farkında olmak, özneyi daha da bilmecemsi kılar; bazen, bütünüyle
açıksözlü olmak ötekini kandırmanın en etkin ve kurnaz yoludur.