Mazlum İlhan

Mazlum İlhan
@crazymanpower
Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Video içerik üreticisi - Etkinlik Organizatörü - Dijital Pazarlama (SEO, PPC)
İzmir / Balçova - Kuşadası
Hatay / İskenderun, 12 Eylül 1999
229 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
En Büyük Güç, Yere Çakıldığında Köklenmektir
Bazen hayat insanı öyle bir yere savuruyor ki, düştüğün anda “bitti” sanıyorsun. Sanki bütün ışıklar sönmüş, bütün yollar kapanmış gibi. Ama ben kendi hayatımda şunu gördüm yere çakıldığım anlarda aslında toprağa daha çok temas ettim. Yerin dibine vurduğumda, orada köklerimi hissettim. Acının, yalnızlığın, hatta çaresizliğin içinden bile bir güç fışkırıyordu. Meğer en karanlık zamanlar, kök salmanın başlangıcıymış. Yalnızlık da öyle… İnsan hep kalabalıkların içinde kendini var etmeye çalışıyor. Kahkahalar, sohbetler, uğultular arasında kayboluyoruz çoğu zaman. Ama kalabalık içinde bile kendini yalnız hissettiğin anlar var ya, işte orası insanın en çıplak olduğu yer. Ben de çok yaşadım bunu: odada onlarca insan varken bile içimdeki sessizliği duymak… O sessizlik, aslında kendi ruhumun bana fısıltısıymış. Dışarıdan gelen hiçbir ses, kendi içimin yankısını bastıramıyordu. Şimdi geriye dönüp bakınca anlıyorum; insan en çok yalnız kaldığında kendisiyle yüzleşiyor. Ve o yüzleşme kolay değil. Aynaya bakar gibi değil; kalbinin en kuytu yerlerine bakmak gibi. Orada sakladığın korkuları, kırgınlıkları, pişmanlıkları, hatta görmezden geldiğin yanlarını buluyorsun. Ama işte tam da o anda kendini tanımaya başlıyorsun. Çünkü kalabalık sana kim olduğunu söylemez, sessizlik söyler. Ben kendi yolculuğumda her düşüşten sonra biraz daha kendimi tanıdım, her yalnızlıkta biraz daha içime döndüm. Önce acıttı, sonra güçlendirdi. Önce beni küçülttü, sonra derinleştirdi. Ve şimdi biliyorum: düşmek son değil, köklerinle buluşma fırsatı. Yalnızlık da bir ceza değil, kendini bulma daveti. Hayatın bana öğrettiği en gerçek şey şu oldu insan en çok düştüğünde büyüyor, en çok yalnız kaldığında kendini buluyor. Ve belki de asıl özgürlük, kendi köklerini tanıyıp sessizliğin içinde bile kendi sesini
Duygu ve Düşünce
Reklam

Mazlum İlhan

, bir kitap okudu
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 179. kitabı
İlber Ortaylı
8.4/10 · 7,9bin okunma

Mazlum İlhan

, bir kitap okudu
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 178. kitabı
Beyhan Budak
8.7/10 · 6,4bin okunma
Kendi Kendine Kurulan Rekabet Merhametli Bir Kendilik
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 177. kitabı
Yıllardır bastırdığım bir gerçeğin yüzüme çarpması gibi bir hisle karşılaştım. Kitap sadece insanların birbirine karşı duyduğu kıskançlığı ve rekabeti anlatmıyor; aynı zamanda benim kendi içimde, geçmişte ve bugün karşılaştığım duygulara dair bir ayna tutuyor. Her sayfa, kendi hayatımda başkalarıyla kıyaslandığım anları, eksik hissettiğim, kendimi yetersiz gördüğüm zamanları hatırlattı. İçimde biriken sessiz öfke, kırılmalar Navaro’nun kalemiyle görünür hale geldi. Okudukça fark ettim ki, haset yalnızca başkalarının sahip olduklarını istemek değil, çoğu zaman kendi potansiyelini, kendi mutluluğunu gölgeleyen bir gölgeymiş. Kitap, benim kendime karşı kurduğum rekabeti ve kendimi küçümseyişimi de açığa çıkardı. Navaro’nun karakterleriyle özdeşleşirken, içimde bir yandan empati, bir yandan da sorgulama yükseldi Kitapta anlatılan rekabet ve haset öyküleri, bana yalnızca başkalarıyla değil, kendimle olan ilişkime de ışık tuttu. Geçmişimdeki bazı arkadaşlıkları, kaybolmuş güvenleri ve kırgınlıkları hatırladım; bazılarını sessizce kabullenmem gerektiğini fark ettim. Navaro, kelimeleriyle içimde bir uyanış başlattı; her kıyaslama ve çekişmenin, aslında insanın kendi iç dünyasında çözülmemiş bir soruya işaret ettiğini gösterdi. Bir yandan acı çektim, bir yandan da rahatladım; çünkü hissettiğim her rekabet arzusu, yalnızca insana ait, evrensel bir duygu olduğunu anladım. Kitap bana, bu duyguları görmezden gelmek yerine fark edip, onları dönüştürmenin mümkün olduğunu hatırlattı. Kendi hatalarıma, eksiklerime ve kırılganlığıma karşı daha merhametli olabileceğimi fark ettim. Ve belki de en önemlisi, rekabeti ve haseti fark etmek, onları kontrol etmek ve kendi içimde dengeyi bulmak için ilk adımı atmaktı. Navaro’nun dili açık, net ama bir o kadar da derin; her cümle, hem
Duygu ve Düşünce
Haset ve RekabetLeyla Navaro · Remzi Kitabevi · 2011298 okunma
Kendimize Karşı Nazik Olmak Duyguların Derin Yolculuğu
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2025 176. kitabı
Toni Morrison’un Merhamet’ini okurken, sanki bir aynanın karşısına geçmişim gibi hissettim; kitap sadece başkalarının dünyasını anlatmıyor, kendi iç dünyamın kapılarını da aralıyordu. Morrison’un kelimeleri, bir anlık bir dokunuş gibi ruhuma işledi; okudukça geçmişimden, yaşadıklarımdan, hayal kırıklıklarımdan ve beklenmedik sevinçlerden parçalar geldi aklıma. Kitapta merhametin yalnızca başkalarına değil, kendimize de duyulması gerektiğini fark ettim; bu farkındalık, içimde yıllardır sakladığım kırılganlıkları ve pişmanlıkları gün yüzüne çıkardı. Karakterlerin acıları, hataları ve küçük zaferleri bana, kendi hayatımdaki kırılmalarla bağ kurma fırsatı sundu. Kimi zaman kendimden bir parça gördüm o karakterlerde, kimi zaman sevdiklerimde hissettiğim çaresizlikleri ve çaresizliği kabul edişimi hatırladım. Okurken içimde tuhaf bir sıcaklık ve aynı anda keskin bir hüzün dolaştı; çünkü Morrison, insan olmanın hem güzelliğini hem de trajedisini öyle ustalıkla sunuyordu ki, ben sadece gözlemci değil, aynı zamanda bizzat katılımcı oldum. Bu roman bana merhametin küçük, sessiz ama derin etkilerini gösterdi. Sadece başkalarının acısına değil, kendi içimdeki kırgınlıklara da bakmam gerektiğini hatırlattı. Hayatımda bazen göz ardı ettiğim ya da kabul etmekte zorlandığım duygular, Morrison’un anlatımıyla anlam kazandı. Kitap boyunca, kendi geçmişimde unuttuğum, görmezden geldiğim anlar gözlerimin önünden geçiyor; kaybettiğim fırsatlar, geç kalmış özürler ve bazen de sessizce kabul ettiğim kayıplar… Tüm bunlar, merhametin ne kadar güçlü, ama bir o kadar da kırılgan bir duygu olduğunu gösterdi bana. Morrison’un dili, atmosferi ve karakter derinliği, bana hem bir teselli hem de bir sarsıntı verdi. Romanın her cümlesi, ruhumun bir köşesinde yankılandı; okurken fark ettim ki
İnsan ve Duygular
MerhametToni Morrison · Sel Yayıncılık · 2015677 okunma
Reklam