10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Evet her önemsediğim kitap sonrası belli metinlerini alıntılayacağım ve kelimeleri açıklayacağım bir seri yapacaktım, buyursunlar: Drahoma : Hristiyanlarda ve Musevilerde, bir evlenmede, gelinin güveye verdiği para ya da mal. Türklerde geçerli usul çeyizdir. Avusturya'da yasal zorunluluktur. Anaforcu: Emeksiz, karşılıksız, yolsuz kazancı huy edinmiş olan kimse. Jimnaz: Ortaöğretimin yapıldığı okul. Diyakoz: Hıristiyanlarda, papaz yardımcısı. Ruhban derecesinin ilk basamağı diyakozluktur, papazlık ve piskoposluktan farklı olarak evlenme hakkına sahiptir. Perhizkâr: Nefsini tutan, zararlı şeylerden, günahlardan sakınan kimse. Il faudra les inventer: İcat etmek gerek Zındık: Tanrıya ve ahrete inanmayan, dinsiz, inançsız, tanrısız. Çünkü sosyalizm yalnız işçilerin ya da dördüncü dedikleri zümrenin sorunu değil, daha çok zındıklık, tanrısızlık; yerden göğe yükselmek için değil, göğü yere indirmek kastıyla inşa edilmiş bir Babil Kulesidir. 1 verst 1066 metredir. Benliklerinden azat olmanın, hayatın sonuna kadar öz varlığı içinde kendini bulamayanların kötü sonuna uğramamayı sağlayacağına inanırlar. Kukuleta: Genellikle yağmurluk, kaban, manto gibi bir giyeceğe dikili bulanan, ayrı olarak da kullanılabilen, soğuktan korunmak için başa geçirilen başlık. Redingot: Resmi tören ya da toplantılarda giyilen, etekleri uzun, arkası yırtmaçlı, çift sıra düğmeli erkek ceketi. Vakur: ağırbaşlı, onurlu. Mater Dolorosa: Kederli Ana (İsa'nın gerildiği çarmıhı kucaklayan Meryem Ana için kullanılır.)
İnsan ve Duygular
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Peynir ve Kurtlar: Bir 16. Yüzyıl Değirmencisinin Evreni
8/10
·214 syf.·
2024 4. kitabı
(Spoiler İçerir) İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg, 1939 yılında İtalya’nın Torino şehrinde dünyaya gelmiştir. Doktora eğitimini Pisa’da tamamlamıştır. İtalyan Rönesansı’ndan Erken Dönem Modern Avrupa Tarihi’ne uzanan bir uzmanlık alanına sahiptir ve aynı zamanda mikro tarih alanının öncülerindendir. Tahta Gözler: Mesafe Üzerine Dokuz Düşünce ve Storia Notturna gibi eserleri mevcuttur. Ginzburg’un ve mikro tarih alanının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Peynir ve Kurtlar (Il formaggio ei vermi), Ortaçağ İtalya’sında bir köyde yaşayan ve gerçek ismi Domenico Scandella olan değirmenci Menocchio’nun hikayesine odaklanmaktadır. Menocchio dönemin dini yapısına bir başkaldırı niteliğinde olan ve Hristiyan inancına uygun olmayan, “sapkın” olarak addedilen görüş, söylem ve eylemleri nedeniyle engizisyonda yargılanmış, bir süre hapiste kaldıktan sonra tekrardan dini bütün bir Hristiyan olmaya söz verdiği için birtakım kısıtlamalara tâbi olmak kaydıyla serbest bırakılmıştır. İlerleyen süreçte hakkında yöneltilen yeni suçlamalara istinaden, tekrardan eski “sapkınca” görüşlerine döndüğü ve engizisyon tarafından yüklenen kısıtlamalara uymadığı gerekesiyle yargılanmış ve ölüm cezasına çarptırılmıştır. 1600 yılında bu cezanın tatbiki gerçekleştirilmiştir. Yazar İtalyan Rönesansı döneminde Menocchio özelinde halkın sahip olduğu inanç (Kilise inancındaki katı tutum da dahil), bunun yanı sıra o dönemdeki sembol ve imgeler üzerinden hikayeyi okuyucuya aktarmıştır. Dönemin kültürü, yargılama usulü (engizisyon) ve Hristiyanlık inancına göre sapkınlığın (heredity) yansımalarını işlemiştir. Ayrıca hikayeden yola çıkarak Ortaçağ, Hristiyanlık (özellikle Tanrı ve İsa betimi), Reform, skolastik düşünce, Rönesans, matbaanın icadı ve yazılı kaynakların önemi gibi pek çok konuda
Tarih
Peynir ve KurtlarCarlo Ginzburg · Metis Yayınları · 2021888 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·248 syf.·
2022 25. kitabı
Credo quia absurdum: "İnanıyorum, çünkü mantıksız". Hristiyan teolojisinde kullanılan bu deyimden yola çıkarak bakabiliyorum bütün dinlere. Genellikle kültür olarak seviyorum hepsini. Çok sevdiğim yahudi asıllı Freud’dan Musa’yı ve dinini öğrenmek de kaçınılmazdı benim için bu yolda. Yahudilik, Musevilik, Aton dini arasındaki bağları, Tevrat’ın günümüzde elimize ulaşmış yeterli olmayacak nüshasına dayanarak Musa’nın geçmişini, kimliğini psikoanalitik açıdan da tahlil ederek bizlere sunmuştur. Sigmund Freud Musa ve Tektanrıcılık
1000Kitap
Musa ve TektanrıcılıkSigmund Freud · Say Yayınları · 2019821 okunma
8/10
·160 syf.··
2021 49. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 22:28
Kierkegaard kendiliği hatırlayan ilk filozoftur. Felsefenin görevinin yalnızca tümel olanlarda değil, tikel olanlarda da işlemesi gerektiğini bize hatırlatan ilk isimdir belki de. Aydınlanmanın ilerlettiği rasyonalist anlayışa karşı çıkarak geleneksel din ve ahlak hakikatleriyle birlikte öznel hakikati öne çıkarır. Öznel hakikatleri ile varoluşunu ve varlık değerlerini hatırlayıp felsefeyi kişisele indirger. O bunu uygulayarak kendisi için hayattaki en önemli anını yaratmıştır zira kişinin kendi bilincine vardığı an onun için paha biçilemezdir. Başta tüm rasyonalistler ve aydınlanmacılar olmak üzere tüm insanlığı da bu ana davet eder. Korku ve Titreme yalnızca imana ve geleneksel teolojiye ilişkin bir sorgulama değildir. Kierkegaard Korku ve Titreme'ye neredeyse tüm felsefesini yapılandırır. İnsanın varoluşuna giden yolda etik ve estetik değerlerinin kullanımını, iman kavramı üzerindeki karakterlerin ayrımını ve varoluş kürelerinin nedensel ya da teleolojik yaklaşımlarını içerir. Yaratılış kitabında geçen İbrahim ve İshak hikayesi üzerinden oğlu İshak'ı kurban edişinin İbrahim'i ne ölçüde dindar veya cani yaptığını anlatırken bizi de tüm seçimlerimizi sorgulamaya iter. Onun iman ve akıl arasına koyduğu çizgi imanın nerelere kadar ulaşabileceğini de gösteren keskin bir hattır. Onun bakış açısından rasyonalizm ve nesnellik ideali de birtakım ön kabullere dayanır. Ancak imanın gücü, rasyonalizmin insanın kendi hayatına karşı gözlemci yerinde konumlanmasının üstünde ortaya çıkar. İman, Kierkegaard'a göre insanın yüzünü kendiliğine çevirir. Bir anlamda onun iman görüşü Tertullianus'un ''credo quia absurdum''unu hatırlatır. Fakat Kierkegaard ondan farklı olarak, akıl ile iman arasındaki çizgisini yaratırken imanın paradoksal olduğunu öne sürer. Onun fikri daha çok
Korku ve TitremeSoren Kierkegaard · Pinhan Yayıncılık · 20152,263 okunma
10/10
·312 syf.·
2020 14. kitabı
“Yoklama”, dedi Kaptan. “Burada”, dedi Mühendis. “Burada”, dedi Fizikçi. “Burada”, dedi Kimyager. “Burada”, dedi Sibernetikçi. “Benimle birlikte altı”, dedi Doktor. “Herkes burada. Tebrikler”. Kaptan’ın sesi sakindi. “Ya robotlar?” Yanıt yoktu. Peki siz orda mısınız? Cevap evet ise başlayabilirim o halde. Hayalgücü uçsuz bucaksız bir evren, bilimkurgu denilen yıldızlarla aydınlanan rengarenk ve dopdolu bir boşluksa eğer, Aden bu yıldızların en parlaklarından biri olsa gerek. Stanislaw Lem’in hayat verdiği koskoca bir yıldız. Bilimkurgu yazmak işlerin en zorlarından olsa gerek, peki hiç görmediğiniz, hiç dokunmadığınız, hiç koklamadığınız bir dünyayı anlatabilmek? Hayallerin ötesinde bir flora ve fauna ile kaplanmış ayak basılmamış bir gezegene düşen bir uzay gemisi içindeki altı astronot; isimleri önemli değil bilmiyoruz, ünvanları ile hayat bulan gelecekten altı karakter, altı bilimadamı, altı gelişmiş beyin. Uzay boşluğunda mücevher gibi parlayan bir opal küre; Aden gezegenine sert bir düşüş sonrası gemiyi tamir edip eve dönebilmekle gezegeni fethetmek arasında kalan altı insanın hikayesi. Gemiden çıktıktan sonra yapılan bir keşif gezisinde hiç görmedikleri, hiç bilmedikleri, anlayamadıkları canlıların yanında, çalışan bir fabrikaya rastlıyorlar, o andan itibaren merak ve keşfetmenin açlığıyla hayatta kalma mücadelesi arasında kalıyorlar. Hepsi iyi eğitimli, konularının belki de en iyileri ve en beceriklileri. Düşünceler çatışmaya başlıyor, insanlık sorgulanıyor, inançlar üzerine tartışılıyor ve ufukta gezegen sakinleriyle ilk temas görünüyor. Aden bilimkurgu okuyucusunun kütüphanesinde en güzel yere yerleştirilmesi gereken bir kitap. İnsanoğlunun doğasını, içgüdülerini, bilinmeyenle olan iletişim mücadelesini, teknolojiyi kullanma yetisini, gaddarlığını,
AdenStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020570 okunma
6/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2016 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2016 00:00
Düş Parası, Mussolini’nin 11. Yılına denk gelen,1933 İtalyasında geçen bir roman. Daha doğrusu, 10 liretlik madeni bir para sayesinde Hikaye sınıfından Roman sınıfına geçen bir edebi eser. Yazar Marguerite Yourcenar, aslen Belçikalı bir anne ile Fransız bir babanın kızı. Fransız Akademisine seçilmiş ilk kadın yazar olma unvanına da sahip. Okuduğum kitap, 1933 yılında basılmış orijinal eserin, 25 yıl sonra, 1959 yılında tekrar düzeltmelerden geçirilmiş halinin yeni basımı. Kitabın önsözünde yazar, neden bir yeniden düzeltmeye ihtiyaç duyduğunu ve bu düzeltmelerin neler olduğunu açıklıyor. Kitabın kahramanları son derece orijinal karakterler. Yazar, karakter yaratma konusunda son derece usta. Kurgunun da, son derece güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Romanın ana zaman ekseni bir günün anlatımını kapsıyor. Ama bizler karakterlerle birlikte, uzun bir zaman diliminde yolculuk yapıyoruz. Kitabın ana konusunu, İtalya’da iktidarının 11. Yılını dolduran (toplam 21 yılda iktidarda kalmıştı), Mussolini’ye yapılan bir suikast oluşturuyor. Kitapta Mussolini’nin sadece kocaman bir gölgesini hissediyoruz. Bir roman karakteri olarak kendisi yok. Ama İtalya ve insanlar üzerinde yarattığı etki detayları ile görüyoruz. Özellikle de Doktor Alessandro Sarte üzerinde. Kitapta yaklaşık ona yakın karakter mevcut. Bu karakterlerin kimisi birbiri ile ilintili, kimisinin hiçbir teması yok. Bazı karakterler çok derinden incelenmiş iken, bazı karakterler ise fazlası ile yüzeysel geçilmiş. Suikastçi Marcelle Ardeati dahi yeterince incelenmiş bir karakter değil. Ancak her bir karakter ciddi bir legonun parçası ve herhangi bir karakter eksik olduğunda, lego tabloda ciddi bir eksiklik oluşacağını kitabın sonunda hissediyorsunuz. Romanda aslen her bir karakter kendi hikayesinin merkezine oturuyor.
Düş ParasıMarguerite Yourcenar · Metis Yayıncılık · 2015192 okunma