Credo, quia absurdum (inanıyorum, çünkü saçmadır).
Tertullianus
Kanaatleri için kendilerini feda eden sayısız insan bunu mutlak hakikat için yaptıklarını düşünüyorlardı. Hepsi de haksızdı bu konuda: herhalde henüz hiçbir insan kendini hakikate feda etmiş değildir; en azından inanışın dogmatik anlatımı bilimdışı ya da yarı bilimsel olmuş olmalıdır. Ama aslında, haklı olunması gerektiği düşünüldüğü için haklı olmak istenmiştir. İnancının elinden alınmasına izin vermek belki de bengi mutluluğunu kuşkulu duruma sokmak anlamına geliyordu. Son derece önem taşıyan böyle bir olayda “istem” aklın açıkça işitilebilen bir suflörüydü. Her çizgideki, her inananın varsayımı, çürütülemez oluşuydu; karşı gerekçelerin çok güçlü olduğu ortaya çıktığında geriye bir tek genel olarak aklı suçlamak ve hatta belki aşırı fanatizmin bayrağı olarak “credo quia absurdum est”i( saçma olduğu için inanıyorum) dikmek kalıyordu yapacak.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'Credo quia absurdum.' 'Yani: İnanıyorum, çünkü akla aykırı'
Sayfa 431·Kitabı okudu
Credo quia absurdum [Saçma olduğu için inanıyorum]
Sayfa 128·Kitabı okudu
Aziz Augustinus’da inananla düşünen birdi ve inanmak yeterdi. “Credo ut intelligam” der Aziz Augustinus, anlamak için inandığını söyler. Bilgide kuşkuyu ortadan kaldırır ve Descartes’dan çok önce cogito deneyini ortaya koyarcasına “Si fallor sum” yani aldanıyorsam varım demiştir.
Credo quisa absurdum est (İnanıyorum, çünkü saçma)...