Eski Türk Şamanlarına (büyücü-şair) AltayTürklerinde kam, Yakutlarda oyun, Kırgızlarda bakşı, Oğuzlarda ozan deniyor. Çuvaşlar Şamanı yum sözcüğüyle karşılıyor. Türk kavimlerinde Şamana genel olarak kam denir. Mo­ğollar, Buryatlar, Kalmuklar erkek Şamanlar için bö/böge, Yakut ve Altaylılar kadın Şaman için Moğol asıllı udugan (utagan, ubahan, ıduan) kavramını kullanıyor. Şaman tö­renlerinin baş kişisi olan bu büyücü-ozanların genel adı ise Şamandır. Şaman Tunguzca bir sözcük. Kök bakımın­ dan 'coşku, heyecan, sıçramak, oynamak, dövünmek, gibi anlamlara geldiği anlaşılmaktadır.
İnsanın beyni olunca tanımlar ve tasnifler zor değil:)
Türklerle ilgili olarak kabul edilebilecek tek tanım dilbilimsel olandır. Türk, Türkçe konuşandır. Başka bir tanım son derece yeter­siz kalır. Bir ansiklopedide, Türklerin, dar anlamda, Türkiye Cumhu­riyeti'nin yurttaşları olduğunu yazarsak, sözcüğün geniş anlamında, Türkçe konuşan ya da konuşmuş bütün insan topluluklannı dışta tut­muş oluruz. Ôte yandan da Türk hükümetinin yönetiminde oldukları için, Türkiye'deki azınlıkları, özellikle, lranlı olan ve kendilerini Türk saymayan Kürtleri Türk saymış oluruz. Dolayısıyla siyasal ne­denler yüzünden dilin kötüye kullanıldığı açıktır. Buna karşılık, Türkçe konuştuklarını kabul ettiğimiz halde, SSCB'den çıkmış bağım­sız ya da Rus nüfuzunda kalmış cumhuriyetlerin halklarını (Tatarlar, Başkırtlar, Çuvaşlar, Yakutlar vs) Türk niteliğinden mahrum bırak­ mak, onları yalnızca Türkçe konuşan halklar olarak kabul edip, basit­ çe Azeriler, Özbekler, Kazaklar, Türkmenler ve Kırgızlar vs olarak görmek -ki bir düzeyde doğal olarak öyledirler- sözcüklerle oynamaktır.
Tarih
Reklam
Barthold, Çuvaşları Hunlarla ilişkilendirerek Hunları Çuvaşların en eski tarihî ataları olarak tanımlar. Ona göre Çuvaşlar, Orta Asya'dan Avrupa'ya göçen Hunların bir kalıntısıdır.
Sinan Güzel, Çuvaşların Kökeni/ Barthold, V. V. (1926). "Sovremennoe sostoyaniye i blijayşiye zadaçi izuçeniya istorii turetskih narodnostey" (doklad, çitanniy na 2-m zasedanii 1-go Vsesoyuznogo tyurkologiçeskogo s'ezda), 5.·Kitabı okuyor
1000Kitap
Çuvaş etnik adı 16. yüzyıl itibarıyla kaynaklarda kayıt altına alınmaya başlanır. Ancak Oleariy'de de tanıklandığı üzere Çuvaşların, tarihî kaynaklarda bölgedeki diğer halklarla özellikle de Tatarlarla karıştırıldığı görülmektedir. Söz konusu yanlışlık 16, 17 hatta 18. yüzyıla ait Rus belgelerinde tanıklanmaktadır. Benzer bir durumu, Çarlık Rusyası topraklarında araştırma gezilerinde bulunan bilim adamları ve gezginlerin eserleri ile bilimsel notlarında da görmek mümkündür.
Sinan Güzel, Çuvaşların Kökeni·Kitabı okuyor
1000 Kitap
Ogur kavimlerinin yaşadıkları topraklardaki başka Türk toplulukları ile bir araya gelerek 5. yüzyılda Bulgar adı altında birleştikleri, Ogur ve Hun kitlelerinin bir araya gelmesi ile oluşan bu yeni konfederasyonun Bizans kaynaklarında ilk kez Bulgar adı ile 482 yılında anıldığı bilinir.15 Aslında Bulgarlar hakkında en eski kayıt, MS 3. yüzyılda yaşayan Suriyeli Mar-Abas Katinu'ya aittir. Bu da kabaca 11-12. yüzyıl boyunca kaynaklarda anılan bir Bulgar etnonimine işaret eder. İşin ilginç tarafı söz konusu yüzyıllar boyunca Çuvaş adlandırması bir kez bile tarihî kaynaklarda ve kroniklerde kayıt altına alınmaz. Öyle ki 6. yüzyılda Jordanes tarafından Latince kaleme alınan De origine actibusque Getarum'da bugün Çuvaşlarla aynı bölgede iç içe yaşayan Mari ve Mordvinler hakkında bilgi verilmesine karşın Çuvaşlar anılmaz. Aynı şekilde Hazar Kağanı Yusuf, 10. yüzyılda Endülüslü Hasday bin Şaprut'a gönderdiği mektubunda kendisine tâbi halklar arasında Burtas, Bulgar, Suvar, Erza ve Çeremiş (Mari) gibi halkları sayarken Çuvaş adını taşıyan bir halktan söz etmez. Yine İbni Fadlan, Makdisî, İstahrî, Yakut el-Hamevî gibi Ortaçağ tarihçileri de doğrıdan Çuvaş adını anmazlar. Çuvaşlar 15. yüzyıl sonuna kadarki tarihi kaynaklarda çoğunlukla İdil Bulgarları kısmen de Dağ Çeremişleri (Mari) ve Çeremiş Tatarları; 14. yüzyıla kadar ise anıldığı üzere Bulgar ve Suvar (Suvaz) olarak adlandırılırlar.
Sinan Güzel, Çuvaşların Kökeni·Kitabı okuyor
Alıntı
SENTEZ İHANET.
TÜRK İSLAMCI SAVLARI: TARİHTE BAŞKA DİNLERE GİREN TÜRKLER TÜRKLÜKLERİNİ KAYBETMİŞTİR ELEŞTİRİ :) not: Gagavuzlar: "Dilimiz Türkçe, Dinimiz Hristiyan" Çuvaşlar ve Yakutlar (Saha): "Türki" Kimliği Karayca: Doğu Avrupa'da yaşayan Karay aydınları, Hazar Türklerinin torunları olduklarını ve dillerinin (Karayca) saf bir Kıpçak Türkçesi olduğunu akademik düzeyde savunurlar. Sarı Uygurların Budist tapınaklarındaki Türkçe duaları
Reklam
Reklam